|
|
Sun Guoxiang
|
|
|
Ekonomisiyle tüm dünyada fırtına
estiren Çin Halk Cumhuriyeti, Ortadoğu’da da ABD’nin kâbusu olacağa benziyor;
bölgedeki politik manevralarının yanı sıra, ekonomik hamlelerle egemenlik
sahasını genişletmeye çalışıyor. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı
gizliden gizliye büyük bir savaş verdiği bilinen Çin, bölge ülkelerinin gönlünü
büyük yatırımlarla kazanmaya çalışıyor. Öyle ki ABD’nin baş düşman olarak
gördüğü İran’a, Çin’in yaptığı baraj ve demiryolu yatırımları 10 milyar doları
geçmiş durumda. Meseleyi, Çin’in Büyükelçisi Sun Guoxiang’a sorduk.
TEMPO: Büyükelçilik görevinizdeki dördüncü
ayınızdasınız. Çin-Türkiye ilişkilerinde önceliğiniz ne
olacak?
Sun Guoxiang: Karşılıklı güvenin güçlendirilmesi
olmalıdır. Bu da yeni düşünce ve işbirliği noktalarını ortaya çıkarabilir.
Kültürel ilişki bunlardan biri; karşılıklı sanatçı ziyaretleri
gerçekleştirilebilir. Aynı zamanda Çin’de Türkçe eğitim, Türkiye’de Çince
eğitiminin pekiştirilmesi gerekiyor.
- İran’a özel bir önem mi veriyorsunuz?
Yatımlarınız, Almanya’yı yakalamış durumda.
Çin’in genel olarak dış ticari işbirliği politikası,
“karşılıklı yarar, eşitlik, karşılıklı hizmet ve kazan-kazan ilkeleridir”. Bir
yandan dış dünyaya yatırım yapıyoruz, diğer yandan da yabancı sermayeyi Çin’de
yatırıma çekiyoruz. Mesela biz Çin yatırımcılarını Türkiye’ye yatırım yapmaya da
teşvik ediyoruz. Yani İran ile ekonomik ilişkilerimizde öyle merak edilecek bir
nokta yoktur! (Gülüyor)
- ABD, nükleer programı nedeniyle İran’ı büyük
bir tehdit olarak görürken, Çin’in bu ülkeye yaptığı yatırımlar dikkat
çekiyor...
Çin ve İran arasında bir devlet ilişkisi mevcuttur.
Ekonomik işbirliği, iki ülkenin temel çıkarlarına uygundur. Çin
hükümetinin, İran’ın nükleer programı
konusundaki politikası ise çok açıktır. Biz her zaman nükleer silahların
yayılmasına karşı çıkmaktayız.
- İran’a ambargoya da karşı
mısınız?
Ben öyle bir şey demedim. (Gülüyor)
- “Evet” veya “hayır” da
demediniz?
Bu sorunun barışçı bir şekilde halledilmesine yönelik
çözüm bulunması lazım, bunu söyledim.
- ABD, Irak’ta başarılı olamadı. Bu konuda Çin
hükümeti ne düşünüyor?
Çin hükümetine göre,
Irak’ın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi
gerekmektedir. İkincisi, Irak halkının kendi iradesi ile geleceğini ve yolunu
seçme hakkına saygı gösterilmelidir. Yani Irak sorununun tamamen çözümlenmesi,
aslında Irak halkının iradesine bağlıdır.
- Irak’ta Kürt devletinin kurulmasına yönelik bir
gelişme Türkiye’yi kaygılandırıyor. Çin, olası bir Kürt devletine olumlu bakar
mı?
Çin Halk Cumhuriyeti, Türkiye’nin kaygılarını iyi
anlamaktadır. Söylediğim gibi, Irak’ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı
gösterilmelidir.
- Amerika, Büyük Ortadoğu Projesi ile Ortadoğu’yu, kendi söylemiyle
“demokratikleştirmek” istiyor. Sizce bu proje başarılı olur
mu?
Bence Ortadoğu ülkelerinin kendi özgün kültürü ve kendi
siyasi sistemi vardır. Bu özgür kültür ve siyasal sistem, Ortadoğu’daki halkın
kendi iradesi ile seçtiği bir yaşam modelidir. Bana göre Ortadoğu’da mevcut olan
geleneksel kültür ve siyasi sistem, dışarıdan kolayca
değiştirilemez.
Türkler,
Konfüçyüs felsefesini de öğrenecek
Siz, Konfüçyüsçülüğü
bilmeyenlerden misiniz?
Çin, ODTÜ’de Konfüçyüs Merkezi kurmaya
hazırlanıyor. Türk halkının Çin ile ilgili pek fazla bilgiye sahip olmadığını
gözlemlediğini söyleyen Çin Büyükelçisi Sun Guoxiang, pek çok Türk arkadaşının
Çince eğitim talebinde bulunduğunu anlattı: “Türkiye ve Çin hükümeti olarak
ODTÜ’de Konfüçyüs Merkezi oluşturulmasını kararlaştırdık. Bu sene içinde
kurulacak. Burada Çince eğitimi verilecek. Daha fazla Türk genci, Çin kültürünü
öğrenecek. Bence Çince eğitimi, Konfüçyüs felsefesinden ayırmak zordur. Çünkü
Çin kültürü ve Çin geleneksel ideolojileri, Konfüçyüs felsefesinden
etkilenmiştir.”
_____________________
Ebru TOKTAR
(1008 – 29 Mart 2007)
|