|
Yaklaşık 4 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. 160 bin
kilometrekare toprağı kirletti... Bununla da yetinmedi; aradan 21 yıl geçmesine
karşın hâlâ hasta etmeye, sakat bırakmaya, öldürmeye devam ediyor... Çernobil
faciasından söz ediyoruz; 26 Nisan 1986’da, saat 01:24’te, eski SSCB’deki
(Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) Çernobil Nükleer Santralı’nın 4 No’lu
reaktöründe meydana gelen kazadan.
‘Yüzyılın Felaketi’ tanımı yapılan Çernobil’in; İkinci Dünya Savaşı’nda,
Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından 200 kat daha yıkıcı olduğu
ileri sürülüyor.
21 yıl sonra, insanoğlu, radyoaktif kirliliğin yol açtığı hastalıklarla
karşı karşıya. Tahminlere göre, 8
milyon insan radyoaktif kirliliğin neden olduğu kanser gibi hastalıklarla
mücadele etmek durumunda. Ayrıca çeşitli böbrek hastalıkları, solunum, sindirim
sistemi sorunları insanların yaşamlarını tehlikeye sokmaya devam ediyor.
Çernobil’in etkileri, Türkiye için de geçerli. İstatistiklere resmi
olarak yansımasa da, özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşılaşılan kanser
vakalarındaki artışın nedeni olarak, Çernobil gösteriliyor. Bu nedenlerle
uzmanlar, olayın neden ve sonuçlarının araştırılmasının, tartışılmaların
sürmesinin önemine dikkat çekiyor.
Bu
amaçla, merkezi Almanya’da bulunan, İstanbul’da da 1994’ten bu yana faaliyet
gösteren Heinrich Böll Stiftung Derneği, ‘bir günlük’ etkinlik dizisi
düzenliyor. ‘Çernobil Sonuçları’ başlıklı etkinlik dizisi, 21 Nisan’da
Karaköy’deki Tütün Deposu’nda gerçekleştirilecek. Etkinlik çerçevesinde; Maryan
de Leo’nun, sağlık sorunlarını işleyen ‘Chernobyl Hearth’ adlı, belgesel
nitelikli filminin gösterimi yapılacak. Ayrıca,
Christophe Bisson ve Çek fotoğrafçı Vaclav Vasku’nun fotoğraflarından
oluşan bir de sergi açılacak. Dernek, bunlarla da kalmayıp birçok yerli ve
yabancı bilim adamını yuvarlak masa etrafında topluyor. Toplantıda, Türkiye ve
AB’deki enerji politikaları tartışılacak.
_______________________
Güçlü ÖZGAN
(1011 – 19 Nisan 2007)
|