|
Eski bir İngiliz
sömürgesinde olduğumuzu sürekli hatırlatan, soldan akan trafikte ilerlerken,
gökyüzünde yırtıcı kuşlar uçuyor. Onları izlerken, birden, kentin merkezindeki
caddeye bir yaban domuzu atlıyor. Şaşkın bir halde evlerin arasından yitip
gidiyor.
Pakistan’ın başkenti
İslamabad. Son günlerde siyasi iktidar mücadelesinin kıyasıya yaşandığı,
darbelere, idamlara tanık olmuş, tank paletleriyle ezilmiş sokakları
gösterilerle, çığlıklarla yankılanmış İslamabad. Bir yüzü inanılmaz bir
zenginlik, diğer yüzü yokluk, yoksulluk. Küçük tezgâhlar, ucuz kıyafetler ve
bayatlamaya yüz tutmuş yiyecekler bir yanda; İngiltere’nin, Avrupa’nın büyük
markalarına ait mağazalarla, buradan alışveriş yapanlar diğer yanda. Pek çok
çelişkiyi bir arada barındıran Pakistan, sekiz yıldır askeri rejimle idare
yönetiliyor. Ve bugünlerde, ülkede demokrasiye geçiş sancıları yaşanıyor.
Pakistan’ın önemi
Sekiz yıl sonra
Pakistan’da, taşlar yeniden yerlerine oturuyor. Güney Asya’daki Pakistan,
Amerika Birleşik Devletleri’nin iki önemli çatışma cephesinin merkezinde. Hem
Afganistan’la hem de İran’la sınır komşusu. Üstelik Pakistan’ın nükleer
silahları da var. Pakistan, atom bombasına sahip tek Müslüman ülke. Ve daha da
önemlisi, radikal dinci El Kaide’nin çıkış noktası Peşaver, bir Pakistan kenti.
Bütün bunlar, Pakistan’ı dünya dengelerinin önemli bir ağırlık merkezi haline
getiriyor. Pakistan’da iktidarın kimde olduğu, bu nedenle herkesi yakından
ilgilendiriyor.
1999 Ekim ayında yaptığı
darbe ile yönetimi eline alan ve geçen ay üniformasını çıkararak yemin eden
Devlet Başkanı Pervez Müşerref, ülkedeki hukukçuların başlattığı bir harekete
karşı koltuğunu korumaya çalışıyor. Pakistan Yüksek Mahkemesi Başkanı İftikhar
Çaudri’nin, Müşerref’i devlet başkanlığı ve genelkurmay başkanlığı arasında
tercihe zorlayan kararları, ülkede demokrasiye geçişin kıvılcımı oldu. Çaudri,
bugün ev hapsinde, ama Müşerref de genelkurmay başkanlığını bırakmış durumda.
Üstelik Pakistan lideri, iki önemli siyasi rakibi Benazir Butto ve Navaz
Şerif’in ülkeye dönmesine de izin vermek zorunda kaldı. (Müşerref, Ekim 1999
darbesinden sonra dönemin başbakanı Navaz Şerif’i ve bir başka önemli siyasi
lider Benazir Butto’yu sürgüne göndermişti.)
...
Devamı Tempo'da
Bora BAYRAKTAR
Fotoğraf:
Reuters
(1047 – 27 Aralık 2007)
|