Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Müstehcen bölümlerinden utandığı için kitabını Vincent Ewing adıyla yazan Nihal Yeğinobalı, ''İki yüzlü ahlak anlayışından hep nefret ettim'' diyor
Kod Adı: Vincent

Nihal Yeğinobalı çevirmen olarak başladığı yazın dünyasına 19-20 yaşlarında yazdığı ilk kitabı 'Genç Kızlar'la devam etti. Kitap biraz erotik olduğu için Vincent Ewing adıyla yayınlandı. Evlenip Amerika'ya yerleşti, iki çocuğu oldu.

Göster
Adı Nihal Yeğinobalı, 76 yaşında. Yılların yorgunluğu, yüzünün çizgilerinde gizli. Ama gözleri; Hala 16 yaşında bir genç kızın çevikliği ve kurnazlığıyla bakıyor. Yüreği hala 16 yaş heyecanıyla çarpıyor. Yüzüne yerleşen yıllar, yüreğini ele geçiremediği için ilk günlerdeki hevesle yazmaya devam ediyor.
Onun yazıyla tanışması çok eskilere dayanıyor. Annesiyle babası ayrılmaya karar verince, ailenin yükünü üzerine alıp, yayınevlerine kitap çevirileri yapıyor. Tabii bu işi bulana kadar pek çok kadının hala başına gelen şeyleri bir bir yaşıyor. "O dönem çalışan kadın çok azdı. Çalışan kadınların çoğu iş yeri sahiplerinin kızları, akrabaları falandı. O yüzden işimi bulana kadar bazı insanların sözlü tacizlerine maruz kaldım", diyen Yeğinobalı, yaptığı çeviriler beğenilince gözde çevirmenlerden biri olmayı başarmış. Ama çevirdiği kitapların etkisiyle olsa gerek, kendi kitabını da yazmış: 'Genç kızlar'. "O zaman ben de bir genç kızdım. O dönem kadınların hele de genç kızların dünyası erkekler için bir sırdı. Bildiğim bir konuydu ve yazmak istedim." İşte sorun tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Çünkü Nihal Yeğinobalı'nın kitabı, 1940'lı yılların normlarına göre "müstehcen" ifadeler taşıyor. İki cümleyle bile olsa oral seksin adı geçiyor, tutkulu bir aşk sahnesi üzeri kapalı ifadelerle ne kadar iyi anlatılabilirse, o kadar iyi anlatılıyor ve Yeğinobalı, utandığı için kitaba kendi ismini veremiyor. Vincent Ewing diye uydurma bir isim buluyor, Vouge dergisinden de Fransız soylusu Kont de Paris'nin fotoğrafını keserek, "İşte bu Vincent Ewing" diyor.

Yörük Kanı

"Aslında kitabı beğendiklerinde açıklamak niyetindeydim. Fakat kitap hem çok beğenildi, hem de erotik bulundu. O yüzden saklamak istedim. Hatta kitap yüzünden yine sözlü tacizlere maruz kaldım. Birisi bana 'Kırmızı aylı gece gibi bir geceyi yaşamamış olsan bu kadar iyi çeviremezdin' dedi. O zaman çok sinirlenmiştim. Çünkü okulum bitmişti, profesyonel olarak çalışıyordum, kendi hayatımı kurmuştum. Ama insanlar bir kadın olarak seksi yaşamaya hakkım olduğunu düşünmüyordu. Üstelik yaşamışım veya yaşamamışım kime neydi ki bundan? Bu yüzden iki yüzlü ahlak anlayışından hep nefret ettim. Bu benim asi Yörük tarafıma dokundu herhalde." Bu tartışmalar sürerken her şeyden sıkılıyor Ankara'ya gidiyor Nihal Yeğinobalı. Bir süre ablasında kalmaya karar veriyor. "O dönem bütün Amerika Ankara'daydı. Türk kızları da özellikle Amerikalı askerlerle evleniyordu. Morton Schindel de Amerikan Konsolosluğu'nda görevliydi. Birbirimize aşık olduk ve evlenmeye karar verdik. Tabii bunu rahmetli Cemal Süreyya'ya bir türlü anlatamadım. Bana hep 'senin albay' diye tuttururdu. Eski eşimin asker olmadığını bir türlü anlatamamıştım ona." Evliliğin ardından Amerika'ya yerleşiyorlar. Ancak Amerikan kültürüne hiçbir zaman ısınamamış olan Yeğinobalı, buradaki hayata pek alışamamış. İki çocukları olmuş. Ama ne Nihal hanım, ne de Morton Schindel ülkelerinden kopamamış. Böylece ayrılık kaçınılmaz olmuş. "İlk görüşte, tutkulu bir aşktı bizim ki. Ama ikimiz de köklerimizden kopmak istemiyorduk, o yüzden sürmedi. Çok kötü ayrıldık. Uzun yıllar görüşmedik. Ama şimdi dostça görüşüyoruz. Hatta yazılarımı çok beğenirdi, benden şimdi bazılarını istiyor. Ona çevirip gönderiyorum." Belki evliliğin kötü anıları yüzünden belki de tercih etmediğinden bir daha evlenmiyor Nihal Yeğinobalı. Ama aşk, hayatında hep oluyor. "Çocuklarım yüzünden evlenmeyi hiç istemedim. Evlenmeyeceğim diye de hayattan kopmadım. Yeniden aşık oldum, ilişkilerim oldu. Ama kimsenin bana sahip olmasına izin vermedim. Hatta bir sevgilim vardı. Bana ve çocuklarıma kendince 'sahip çıkmak' istedi. Bana öyle bir teklif getirdi ki inanamadım. Özgürlüğüne bu kadar düşkün bir kadına yapılmayacak bir teklifti. Fakat o bunun farkında bile değildi. İlişkimiz hemen bitti, istemedim."

"Erkekleri hep sevdim"

Onun ki belki bir inattı, belki damarlarında dolaşan Yörük kanının zorlamasıyla bir başkaldırı. Özgürlüğe, aşka inanan mücadeleci bir cumhuriyet kadının başkaldırısı... Her şeyi erkeklere hak, kadınlara günah gören iki yüzlü ahlak anlayışına, dönemin koşullarında boşanmış kadın olmanın getirdiği zorluklara, onu sürekli zorlamaktan neredeyse keyif alan hayata karşı... "Bunları söylüyorum, ama feminist değilim. Yani düşünülen anlamda. Tüm bunlarla mücadele etmeme karşı, erkekleri 'tu kaka' görmedim. Onları sevdim. Sadece düşüncelerini sevmedim. Kim bilir belki de bu yüzden bir Amerikalı'yla evlendim." Şimdi hayatı geçmişinden daha sakin sürüyor. Kedileri, çocukları ve kitaplarıyla. Bir de o güzel anılarıyla...

Kimdir? Nihal Yeğinobalı
  • 1927 yılının sonunda Manisa'da dünyaya geldi.
  • Sekiz yaşına kadar Manisa'da yaşadı, daha sonra İstanbul'a taşındılar.
  • Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde okudu.
  • 18 yaşındayken annesi ile babası ayrılınca, annesi ve kardeşlerinin bakımını üstlenerek çeviriler yapmaya başladı.
  • İlk kitabı Gençkızlar' Vincent Ewing adıyla yayınladı. Daha sonra uzun yıllar çeviri yapmaya devam etti. Kendi kitaplarını ise yaklaşık son 10 yıldır yazıyor. Başlıca kitapları Mazi Kalbimde Yaradır, Sitem ve Cumhuriyet Çocuğu.
  • ---------
    Haber: Arzu Erdoğan

    19 8 2003

    [ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
    © Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
    Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.