|
|
|
|
Ömer Yenici
|
|
|
|
|
-Ucuz kitap uygulamasını önce Alkım yaptı, şimdi de siz. Bu yeni bir strateji mi?
Bu uyguluma bir ilkmiş gibi algılanıyor. Aslında ilk örneği 1993 senesinde AD Yayıncılık tarafından Duygu Asena'nın "Değişen Bir Şey Yok" kitabına ve Demirtaş Ceyhun'un "Asılacak Adam" kitabına yapıldı. Hatta bu kitapların dağıtım organizasyonunu da bizzat ben yapmıştım. O tarihlerde bu kitaplar ortalama 100’er bin sattı.
-Neden devam edilmedi?
AD Yayıncılık o dönemde bir Doğan Grubu kuruluşu olduğu için, Doğan Grubu, kendi medya gücünü kitapların tanıtımında kullandı. Bu da çok doğaldı. O dönemlerde bir yayıncı, reklam giderlerine ödeyecek parayı kazanamıyordu. Birçok yayıncı bu nedenle harekete geçmeye cesaret edemedi. Zaten şartlar da o kadar oluşmamıştı. Şimdi ise birbiri ardına kitabevleri açıldı, kitap üretimi arttı, yayınlar çeşitlendi. Yavaş yavaş piyasa oluşmaya başladı. Yeni nesil yayıncılar da farklı arayışlara girdiler.
-Siz neden yaptınız?
Bunun Ahmet Altan ile bir alakası yok. Çünkü İclal Aydın, Ahmet Altan'ın ne rakibi, ne alternatifi, ne de muadili. İkisi de çok farklı kulvarlarda yazarlar. İclal Aydın, kitabı zaten 100 bin satmış bir yazar. Bu nedenle bizim İclal Aydın'a böyle bir proje yapmamız olağandır. Burada bir şeyin altını özellikle çizmek istiyorum; bu her yazar için yapılamaz!
- Neden?
Tiraj çok önemli bir faktör. 100 bin adet ve üzerindeki rakamlarda maliyet fiyatlarında büyük düşüşler oluyor. Ama tabii tek başına bu yetmez. 1000 kitap satarsanız, yüzde 100 satsanız bile para kazanmazsınız. Ancak 100 bin tiraj ve üzerine çıktığınızda, bu 100 bin parçayı bir araya getirdiğinizde kar edersiniz. 2000 basılan bir kitabın bu fiyata üretilmesi, dağıtılması, pazarlanması mümkün değil.
-Yani ucuz kitap 100 bin satış garantisi olan yazarlar için mi düşünülebilir?
Kesinlikle. Çünkü tanınmamış, genç bir yazarın kitabını, insanlar sırf ucuz diye almazlar. Fiyat çok önemli bir faktör; ama, kitabı ucuza satılan yazarın da önemli bir isim olması şart. İclal Aydın da bu anlamda hayranları ve geniş bir okur kitlesi olan bir yazar.
-Sizin çok satan başka yazarlarınız da var. Mesela Ayşe Arman, Gülse Birsel... Onlar için de böyle bir proje düşünür müsünüz?
Neden olmasın? Çünkü bu tip tirajları yapabilecek yazarların büyük çoğunluğu, bizim yayınevimizin yazarları. Kendileri de buna rıza gösterdikleri takdirde, yapılmaması için bir sebep yok.
-Sizce Türkiye'de kimler 100 bin satar?
Bunu yapacak birçok yazar var. Birkaç isim sayacağım, ama unuttuğum yazarlardan da özür diliyorum: Mesela, Ayşe Kulin, Buket Uzuner, Ayşe Arman, Gülse Birsel, Orhan Pamuk, İnci Aral, Hıfzı Topuz, Oya Baydar, Tuna Kiremitçi, Kürşat Başar, Pakize Suda, İpek Ongun... Yayın haklarını aldığımız Orhan Kemal için olabilir.
-Bu ucuz kitap meselesine karşı çıkanlar da var...
İclal Aydın'ın kitabının ucuz olması, yalnızca İclal Aydın'ın satışı değildir. O kitabı almak için kitabevine giren okuyucu, yanında ikinci bir kitap alırsa, bu, aynı zamanda 20 bin farklı ürünün de satılması demektir. Birtakım müzmin kötümserlerin ya da kalemşörlerin ufku bu işe yetmez. Onların yüzünden yayıncılık işi Türkiye'de 70 yılda 70 santim ilerlemedi. Bu işi sanayiye taşımak gerekiyor. Ayrıca, popüler yazarların olması bu ülkeye hiçbir şey kaybettirmez, aksine kazandırır. Çünkü, bu yazarlar sayesinde kazanılan para, sanat, edebiyat ve bilim kitapları gibi ağır endüstriyel maliyeti olan kitapların üretilmesine yatırılabilir.
-
Arzu ERDOĞAN
|