Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Orhan Pamuk'un romanı, yayınlandığı İtalya ve ABD'de övgülerle karşılandı
Dışarıdan ve içeriden 'Kar' izleri

İtalyan Panorama dergisi Orhan Pamuk'u Dostoyevski ile kıyaslıyor, New York Times dergisine 'Kar'la ilgili eleştiri yazan Margareth Atwood, 'Kar'ı son zamanların en iyi okuması olarak değerlendiriliyor. 'Kar' yayınlandığı dönemde, Türkiye'de romanla ilgili dişe dokunur eleştiri çıkmamış, ancak Pamuk 'medyatik' olmakla suçlanmıştı.

Orhan Pamuk
Orhan Pamuk Göster

Orhan Pamuk'un 'Kar' romanı, geçtiğimiz ay içinde, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yayımlandı ve roman, iki ülkenin de hatırı sayılır yayın organlarında, hatırı sayılır eleştirmenlerin övgüleriyle karşılandı. Orhan Pamuk'un 428 sayfalık romanı 2002 yılı Ocak ayında İletişim Yayınları'ndan çıkmış ve ilk baskısı 100 bin adet yapılmıştı. 'Kar' 2002'nin en çok satan romanı oldu.

İtalyan Panorama dergisinde Adriano Sofri, "Bana Dostoyevski'yi hatırlatan Pamuk" başlıklı yazısında "460 sayfalık bir roman okudum ve bu başlı başına bir olay" diyor ve romanın ana hatlarını okurlara özetledikten sonra, Pamuk'u Dostoyevski'yle kıyaslıyor: "Ben kuşkusuz bir Dostoyevski sezinliyorum, her ne kadar Pamuk kahramanına birden fazla kez Turgenyev alıntıları yaptırsa da ve her ne kadar konu ona yaklaşsa da -Ka, belediye seçimleri ve intihar eden kadınlarla ilgili yazılar yazmak için Kars'a döndü- Karamazov'ların ya da Şeytanlar'ın Dostoyevski'si değil. Daha çok Budala'nın Dostoyevski'si. Ka yüce bir budala. Dünyanın bir ucundaki, karın yolları kapattığı, intiharlar, cinayetler, teatral ve kanlı ihtilallerle paramparça olan bu şehirde; birden bire, kendi gerçeğini aşkta ve aşkın içinde hapsettiği mutluluk vaadinde kazanmayı umuyor."

Kar romanını kısaca hatırlayalım: Orhan Pamuk, romanında, Kars'ta Türkiye'nin küçük bir modelini oluşturmuştu. Kardan yolları kapatan kentte siyasi İslamı hedef alan yerel bir darbenin öyküsü... On iki yıldır Almanya'da sürgün olan ana karakter Şair Ka, Kars'taki intiharları araştırmak için Kars'a gider ve kendini işsizlerle dolu çayhanelerin, türban direnişinin, darbe yaşmaya girişen gezgin bir tiyatro kumpanyasının, farklı siyasal grupların, dedikoduların ve -yıllarca önce yaşanmış olsa da- külleri soğumamış bir aşk hikayesinin ortasında bulur.

New York Times gazetesinin kitap ekinin 15 Ağustos tarihli nüshasında ise, ünlü yazar Margrareth Atwood'un Orhan Pamuk ve Kar'la ilgili bir yazısı var. "Uğruna Ölünecek Türban" başlıklı yazıda Atwood, Maureen Freely'nin İngilizce'ye çevirdiği Kar için "romanda eğlenceli maskaralıkla korkunç trajedi arasında ince bir çizgi var" diyor. Atwood, yazısına "Orhan Pamuk'un yedinci romanı Kar, sadece anlatıcılığın düşünceye sevk eden adımı olmakla kalmıyor, roman ayrıca zamanımızın okuması" sözleriyle giriyor; yazının ilerleyen bölümlerinde ise, romanın De Quency'den Dostoyeski'ye ve Conrad'a uzanan, Kafka, Borges, Garcia Marquez, DeLillo ve Auster'i de içine alan Hammett ve Chandler'ın ölçülü kara öykülerinin olduğu Eril Labirent Roman tarzında olduğunu belirtiyor.

Vogue dergisinde yayımlanan tanıtım yazısında ise siyasi entrikalar, felsefe, romantizm ve kara roman örneğinin iyi bir karışımı olan Kar'ın beklentilerin ötesinde olduğu ifade ediliyor. Kar'la ilgili, İngiltere'de yayınlandığı dönemde de Pamuk'un romancılığı ile ilgili bunlara benzer, övgü dolu eleştiriler yayınlanmıştı.

Şimdi birkaç yıl geriye gidelim ve Orhan Pamuk'un Kar romanıyla ilgili, o dönemde Türkiye'de neler yazıldığına bir bakalım. Doğrusu, o dönemde çıkan eleştiriler arasında, romanla, Orhan Pamuk'un romancılığıyla ilgili olanlar çok az. O çok azların arasında, Milliyet gazetesinde yayınlanan Nemciye Alpay imzalı bir yazı dikkati çekiyor. Alpay, "özellikle bir noktadan sonra irkilmeden okumak olanaksız" dediği Kar'ı 'kışkırtıcılık ölçüsünde cüretli, neşter gibi' diye tanımlıyor. Alpay'ın tespitine göre "Kar'da görüntü net, olay örgüsü meydanda. Bu açıdan Orhan Pamuk'un çizgisinde 'Benim Adım Kırmızı'nın hazırladığı kırılmayı keskinleştiriyor."

Kitabın piyasaya çıkmasından sonraki diğer eleştirilerin çoğu ise romanla, romanın edebi değeriyle ilgili olmaktan çok uzaktı. Kar'ın ele aldığı konu, işlenişi bir kenara bırakılmış ve 2002 yılının kış aylarına Orhan Pamuk'un medya röportajları (tartışılan Pamuk'un sözleri değildi. Yazar, gazete ve televizyon kanallarında gezip kitabını tanıtmakla suçlanıyordu), bill boardlar ve Orhan Pamuk okurlarının ne kadarın nitelikli olduğuyla ilgiliydi.

Yazar Hilmi Yavuz, Zaman gazetesindeki köşesinde, Türkiye'deki nitelikli okurun 5 bini geçmediğini belirtiyor ve yazara Meksikalı yazar Octavio Paz'ın sözlerini hatırlatıyordu: "En iyi satan eser, ister bir roman, ister güncel konularda yazılmış bir kitap olsun, sahnede bir göktaşı gibi görünür: Herkes satın almak için peşinden koşar, o ise kısa sürede sonsuza dek kaybolur. (...) En iyi satanlar edebi eserler değil, ticari eşyalardır." Hilmi Yavuz ayrıca Orhan Pamuk'u oryantalist olmakla itham etmiş, Emin Çölaşan, Ahmet Altan'la ilgili yazısına Orhan Pamuk'u da ilave ederek "bu kadar çok satmalarının imkansız" olduğunu ifade etmişti. Bu suçlamalardan ötürüdür ki, Ahmet Altan bir milyona ulaşan son anlatı kitabı 'İçimizde Bir Yer' ile ilgili tek bir demeç vermedi, tek bir görüşme yapmadı.

Yazıya, Ümit Kıvanç'ın iki çok satan yazarla ilgili "Ahmet'e ve Orhan'a niye saldırıyorlar" başlıklı yazısından bir alıntıyla nokta koyalım ve yorumu okura bırakalım: 'Ahmet ile Orhan'ın ortak yönleri arasında, Türkiye'de hemen hiç kimsenin başkasında bulunmasına tahammül edemediği bir özellik var: İkisi de başarılı. Biz zaten aramızdan kimsenin başarılı olmasını hazmedemeyiz. (Tek istisna, sporcularımıza bu hakkı tanıyoruz.)"

09.09.04

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.