|
|
Saygı Öztürk
|
|
|
Abdullah Öcalan ve PKK'dan hareketle canlı bombaların eğitimleri ve aileleri, İmralı'ya giden şehit anneleri, İtirafçılık Yasası'ndan yararlanarak adını ve yüzünü değiştirenler, Korkut Eken, Abdullah Çatlı, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ve bugüne kadar ortaya çıkmamış pek çok olay, gün ışığı görmemiş belgeleriyle birlikte 'Kırmızı Klasör'de yer alıyor. Gazeteci Saygı Öztürk'ün beşinci kitabı 'Kırmızı Klasör'ün kapağının altında, olayların yanı sıra, Abdullah Öcalan'ın sağlık raporu, İmralı'daki 24 saati, canlı bomba eğitimi gibi merak edilen pek çok konu bulunuyor. Piyasaya çıkmasının onuncu gününde 3. baskısını yapan 'Kırmızı Klasör'ü, yazarı Saygı Öztürk anlattı.
- 'Kırmızı Klasör'de hangi konuları ele alıyorsunuz?
Kitapta ağırlıklı olarak PKK konusunu ele alıyorum. Abdullah Öcalan'ın Şam'dan çıkarılışından yargılanmasının sonuna kadar her şeyi anlattım. PKK olayının değişik yönlerini ele alıyorum. Örneğin canlı bombaların öykülerini, nasıl yetiştirildiğini, eylemci olarak nasıl seçildiklerini kitapta belgelerle açıklıyorum.
- İmralı'da davanın tamamını izlemiştiniz...
Kitapta Abdullah Öcalan ile ilgili İmralı'da yargılanmaya başlamadan önceki olaylara da giriyorum. Öcalan ile avukatları arasındaki gidip gelmeler sırasında yaşanan ilginçlikleri de kitaba yazdım.
- Abdullah Öcalan ile ilgili ne gibi ayrıntılar bulunuyor?
Mesela İmralı'daki yaşantısı var. 24 saatini anlattım. Sağlık durumunu gösteren belgeler de bu kitabımda yer alıyor.
- PKK ve ülke bağlantıları da kitapta yer alıyor. Nasıl öğrendiniz?
Özel olarak jandarma istihbarat subaylarına verdiği ifadelere dayanıyor.
- İmralı'ya gitmeden önce şehit aileleri ile de görüştünüz...
Ailelerin insanı gerçekten çok etkileyen öyküleri var.
- Canlı bomba öykülerinden biraz bahseder misiniz?
Örneğin Türkiye'nin ilk canlı bombası olan, Tunceli'de eylem gerçekleştiren kadın, dokuz kardeşten biri. Annesi ev hanımı, babası yatalak hasta. Geçim sıkıntısı içinde olan bir aile. Sorunlu bir genç kız. Örneğin bir başka genç kız da, canlı bomba olmayı kabul etmeyen arkadaşının öldürülmesine tanıklık ediyor. Sonra da ölüm korkusu ile canlı bomba oluyor. Her birinin öyküsü ayrı acıklı. Canlı bombalar da, PKK'nın dediği gibi gönüllü canlı bomba olmuyor.
- İtirafçılarla ilgili nasıl bilgiler veriyorsunuz?
PKK itirafçıları ile Diyarbakır Cezaevi'nde görüştüm. İtirafçılardan biri canlı bomba olarak Türkiye'ye gönderiliyor. Diyarbakır'da bir kafeye eylem yapmak için hazırlanıyor. Üzerinde bombalar olduğu halde kafeye yaklaştığı sırada, eski bir arkadaşını görüyor. O anda güvenlik güçlerine teslim olmak istiyor. Bu arada, Türkiye'de adı ve yüzü değiştirilen 54 itirafçı bulunduğu da ilk kez bu kitapta açıklanıyor.
- Kitap, Susurluk'la ilgili bile bilgi içeriyor...
Bu kitabın içinde Susurluk bağlantılı bazı olaylar yer alıyor. Haluk Kırcı ile cezaevinden sonra yaptığımız görüşmelerde, Susurluk'un asıl bombasının kayıp defterde olduğunu söyledi. Korkut Eken'in, Sedat Bucak ile ilgili olarak bu kitap için yaptığı özel açıklamalar bulunuyor. Kitapta çok gizli, 1992 kayıtlı bir Kuzey Irak raporunu açıklıyorum.
-
Aysun DOĞAN
|