|
Özcan Köknel'den yeni bir kitap
Şimdiki çocuklar kimliksiz büyüyor
Psikiyatr Özcan Köknel, kitabında 21. yüzyıldaki değişimleri sorguluyor ve doğru bilinenle, yaşanan değerler sistemi arasında kalmışlığı gözler önüne seriyor.
|
|
|
|
Prof. Dr. Özcan Köknel
|
|
|
|
|
Psikiyatr Prof. Dr. Özcan Köknel’in son kitabı, ‘2000'li Yılları Algılamak’ Altın Kitaplar’dan çıktı. Şimdiye kadar yazdığı birçok kitapta, belirli toplumsal ve psikiyatrik sorunları, onların nedenlerini ve çözümlerini irdeleyen Prof. Köknel, son kitabında biraz farklı bir yol izlemiş ve insanlığın, içinde bulunduğumuz yüzyılda yaşadığı sıkıntıları, belirsizlikleri, bunların insan üzerindeki etkilerini araştırmış.
Prof. Köknel ayrıca, geçmişte kabul edilen değerler sistemi ile şu anda yaşanılanların karşıtlığında, doğrunun ne olduğunu araştırıyor ve insanın ruh sağlığına doğru bir yolculuğa çıkarıyor okurlarını...
Gelinen noktada, var olan değerlerle çelişen yaşam biçimlerinin üzerinde duran Prof. Dr. Özcan Köknel, bu kitabı yazmaya karar vermesinin öyküsünü anlatıyor. Öykü gerçekten de ilginç...
Köknel şunları anlatıyor:
"Kitap için yola çıkışım; son yıllarda bana gelen hasta profilinin yansıttığı sorunlara biraz yabancı olmamdan kaynaklandı. Örneğin, birkaç yıl önce gelen bir vaka vardı. Kadın, eşinin internet üzerinde sanal seks yaptığını ve artık kendisiyle hiç ilgilenmediğini anlatıyordu. Eşinin yazışmalarını ele geçirmişti ve ayrılmak istiyordu, adam ise bu yazışmaların ele geçirilişini, kendi kişiliğine saygısızlık ve hakaret olarak algılıyordu. Ve ben, nasıl çözerim diye düşünmeye başladım. Bizim yaşımızdaki insanların bu konuda doğru dürüst bilgisi yok çünkü. Diğer yandan, bugüne kadarki, bilgi birikimimizin etkisi altındayım doğal olarak.
O zaman karar verdim ve bunu daha bilimsel, çağdaş bilgiye dayanan şekilde 21. yüzyılın getirdiklerini anlamaya çalışarak çözmeliyim diye düşündüm. Karşıma çıkan kavramlar vardı, değişimler önemliydi. Ve bugüne kadar bir insan davranışıyla ilgili olarak söylenilegelmiş olanlar neydi? Hâlâ, klasik olarak ruh sağlığı tanımları neleri içeriyor onları yeniden gözden geçirdim. Çünkü hâlâ 1900'lerin tanımları ile birçok değerlendirme yapılıyor. Eğer bunlar doğruysa, 2000'li yıllardaki yaşama bakıldığında birçok şey yanlış olmalıydı."
Çalışma alanı ruh sağlığı olduğundan Köknel, içinde bulunduğumuz yüzyılda ruh sağlığı alanındaki değişimleri ele alarak başlamış çalışmaya.
Özcan Köknel, "Ruh sağlığı, bir insanın kendisiyle barışık olması anlamına geliyor. Şöyle ki; insanın bir amacının, beklentisinin olması, çaba göstermesi, günlük yaşantıda engeller olacağını bilip, bunları çözecek birikiminin olması ve tüm bunların üstesinden gelecek motivasyonun olması lazım." diyor.
Toplumsal öğretiler temel gereksinimleri tanımlıyor
Prof. Dr. Köknel'in kitabı, 12 bölümden oluşuyor ve bu bölümlerden en önemlisi, toplumsal öğretilerin temel gereksinimlerimiz üzerine etkilerini anlatıyor. Örneğin, beslenme, uyku, kendimizi koruma ve cinsellik bunların arasında yer alıyor. Köknel bu konuda şunları anlatıyor:
"21. yüzyılın yaşantısını, birey, toplum ve ülkeler olarak irdelemeye çalıştım. Bunları başlıklara ayırdım. Mesela günümüz insanı nasıl besleniyordu? Çünkü öncelikle kötü beslenme yüzünden ölümle burun buruna yaşayan milyonlarca insan var dünyada ama bir taraftan aşırı beslenme yüzünden nasıl zayıflayacağım diye dövünen, milyarlar dökenler var. 21. yüzyılda ayrıca, beslenme, insanların çok büyük ekonomik sıkıntı alanı; çünkü post-modernizm popüler kültür haline geldi. Bir de uyku sorunu var ki, aslında bununla ilgili iyi araştırmalar mevcut. Vücut, hangi saatlerde ne gibi riskler altında kalıyor, bunlara bakılıyor. Bunun yanı sıra korunma çok önemli ve bu, aynı zamanda bağışıklık sistemi demek. Hava kirliliği bağışıklık sistemini dolaylı olarak etkiliyor; beslenme, bozuk ilaçlar, katkı maddeleri, kafeinli yiyecekler sistemimizi çökertiyor. Tabii temel gereksinimlerden cinsellik çok önemli bir sorun, çünkü aslında neslin devamı için bir dürtüyken, şimdi eşcinsel evlilikler, biseksüel evlilikler gündemde. Çocukların kimlik kazanması içince sağlıklı evlilikler lazım. Ama artık buna imkân yok. Çocuklar kimliksiz büyüyor. Bu yüzyılda çok erken yaşta cinsel ilişki dolayısıyla, babası belli olmayan çocuklar doğuyor. Tüm bunları irdeliyorum ve sonuca varıyorum.
Şimdi bunları mı değiştireceğiz, yoksa bunlar dibe vuracak ve tekrar eskiye mi dönülecek? En korkunç olanı ise, yanlış, hatalı, eksik olan şeyler çoğunluk tarafından yapılmaya başladıkça, doğal kabul edilmeye başlanıyor.
İnsanlara verilen roller değişiyor ve o rollerin, o insanlar arasında nasıl bir ilişki ortaya çıkaracağı, çıkardığı doğal olarak görülüyor. Dünyanın düzeninde bir şeyler hızla değişiyor. Roller sıkı bir şekilde değişiyor. Ben insan hakları konusuna da bu kitapta yer verdim, çünkü insan haklarını belirleyen kurallar hâlâ geçerli ama gelişmiş ülkelerin uygulamaları bunu yansıtmıyor. Elinde silahı olan güçlü gibi bir görüntü var."
-
Füsun SAKA
|
22.06.05
|