|
|
|
|
Semra Topal
|
|
|
|
|
Çaydanlıkta Tanık adlı öyküsüyle 1990’da
Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü’nü, 1992’de de ‘Bayan Mira’yla Ufak Bir
Gezinti’ adlı öyküsüyle Varlık dergisinin Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nü
kazanan Semra Topal, bu kez Gece Gülüşü adlı kitabıyla gündemde. Ancak ‘Gece
Gülüşü’nü diğerlerinden ayıran farklı bir unsur var ki, o da erotik bir kitap
olması. Açıkçası bu radikal değişim, bir önceki kitabı ‘Salta Dur’da sanat
dünyasının acımasızlığını akıcı ve akılcı bir dille hicveden sanatçının, yeni
bir hicvi mi sorusunu da akıllara getiriyor. Çünkü ‘Salta Dur’un tanıtım
yazısında, “İnsanın özü zaten buyken –aptallık ve saçmalık, hiç unutmayın bunu–
bir de küçük sanat dünyamızın katılığı içinde var olmak, yüz kızarmadan
yapılabilecek bir şey değil. Salta Dur biraz budur, aptallık ve saçmalığa karşı
koyamama, iyi bilinen ciddiliğin ve kibrin karşısında kendi alaycı kurallarını
geliştirmektir.
Evet, ‘Salta Dur’da koyu yeşil bir
çarpıklığa giriyorsunuz, burada kendinizi kan ter içinde bulacağınız doğa
doğrudan doğal olmayandır. Küçük sanat dünyasının yasaları insanın elini kolunu
bağlayacak kadar didaktikse, buna karşı anti-didaktik olmaktan başka çare yok.
Ey insan ve ey sanat nesin sen? Ulu bir şey misin, kendini ulu bir şey mi
sanıyorsun, yoksa sadece stilize bir şey misin? Öyleysen de değilsen de senin
için ne yapılabilir ey insan ve ey sanat!” diyen Semra Topal, belki de yazın
dünyası içindeki didaktikliğe ‘Gece Gülüşü’ ile yanıt veriyor. Zaten kitabın
satır aralarına gizlenmiş öfke, biraz da bunun belirtisi gibi.
Melek yüzlü
şeytanlar
Erotizmle pornografinin zaman zaman iç içe
geçtiği, “Erotizmde erkek zekası yoktur ya da çok azdır, nedense hep
çekiniktirler” gibi yorumların da zaman zaman kendini hissettirdiği
kitapta, ‘Gecenin Şamarı’ barına ‘takılan’ ve
bir şekilde birbirlerinin hayatlarına tutunan insanların yaşamlarından kesitler
sunuluyor. Yazar tarafından “İtiraf edilemeyecek zevkleri ve sapkınlıklarıyla,
acıyı gülüşün içinde çekecek olan ve en önemlisi de ölüm döşeğinde bile müthiş
bir zevk alarak titrenebileceğini farz eden gecenin melek yüzlü şeytanları”
olarak tanımlanan karakterler, yaşadıkları ve yarattıkları fantezilerle,
okuyucuları farklı bir dünyanın içine sürüklüyor.
-
Arzu ERDOĞAN
|