Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Emma Shaplin
Hava, su, toprak ve ateş...

Emma Shaplin ile 2 Temmuz'da Çeşme'de, 3 Temmuz'da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda ve 5 Temmuz'da Bursa'da vereceği konserler öncesi konuştuk

Rüya kadın Emma Shaplin, 'Etterna' ve 'Carmine Meo' albümlerinden, ortaya karışık şeklinde takılacağı Harbiye konseri için "Kesinlikle çok eğlenceli olacak" diyor. Hayli hissiyatlı geçeceği kanaatinde olduğumuz konseri ve Shaplin'in özel hayatında neler yapıp ettiğini öğrenmek isterseniz, kendisi sizlerle.

- Bu, İstanbul'a dördüncü gelişiniz. Bayağı bir seveniniz olmalı buralarda.
Öyle olmalı, evet. Ben de oraları seviyorum, ama maalesef her gelişimde otelde ve uçakta geçti zamanım. Gezip dolaşmaya, insanlarla tanışmaya fırsat bulamadım. Bir dahaki sefere umarım şansım olur. İki gün bile kalsam yeter.
- Çeşme'de de konser vereceksiniz. Daha önce gitmiş miydiniz?
Hayır, gitmedim ama seveceğimden eminim. Deniz, güneş, dalgalar... Bir iki gün kalabilirim, eğer ayarlayabilirsem.
- Neler söyleyeceksiniz konserde?
'Etterna' ve 'Carmine Meo'dan karışık söyleyeceğim. Fransa'dan rock grubumla birlikte geliyorum bu kez. İki tane de dansçı var. Görmek lazım bu konseri.
- Siz dans etmeyecek misiniz?
Hayır, bu kez etmeyeceğim.
- Sever misiniz dans etmeyi?
Çok sık dans etmiyorum, ama dans ederken çok eğleniyorum.
- Kulüplere gider misiniz?
İstanbul'da Laila'ya gitmiştim iki sene önce, çok güzeldi. Ama kulüplere çok fazla gitmem.
- Neler yaparsınız peki?
Çoğunlukla koşturuyorum. Son günlerde zamanımın çoğunu stüdyoda albüm hazırlamakla geçirdim. Ofis ve stüdyo arasında gidip geldim. Tüm bunlardan bana zaman kaldığında, okumayı ve ormanda yürüyüş yapmayı seviyorum.
- Neler okumayı seversiniz?
Tarih kitapları ve biyografi okumayı çok seviyorum. Bir de şiir tabii ki. Şiir benim her şeyim. Genelde şiir okuyorum aslında.
- Kendi şarkılarınızı da yazmaya başladınız.
Evet, 'Etterna' albümünde müziklerin yarısını ben yaptım. Şarkı sözleri de bana aitti.
- İtalyanca yazıyorsunuz, zor olmuyor mu?
Çok fazla İtalyanca şiir okudum. Bunlar da yardım ediyor. İtalyancayı operada öğrendim. Çok şiirsel bir dil, benim için dünyanın nasıl yaratıldığını anlatıyor sanki İtalyanca. Bütün güzelliklerin en önemli kanıtı gibi. Çok büyük bir güç ve tutku var İtalyancada. Rüya gibi bir şey.
- Siz tutkulu bir insan mısınızdır?
Evet, kesinlikle tutkulu olduğumu söyleyebilirim.
- Bu şarkıları söylemek için de tutku lazım zaten değil mi?
Özgür olmak ve yaşadığımı hissetmek çok önemli. Bu ikisini hissedemezsem böylesi tutkulu söyleyemezdim. Özellikle operada bütün bedenimle bunu hissetmeliyim. Operada sadece ses hiçbir şey ifade etmez. Önemli olan bütün bedendir. Sözlere bakarsan trajedi ve drama çok fazladır.
- Kariyerinizin ilk zamanlarında bir heavy metal grubunda şarkı söylemişsiniz.
Klasik müzikle başladım ve oradan heavy metal'e geçtim. Orada bir nevi öfke vardı. Bedenimle, sesimle ne yapacağımı bilmiyordum. Yaşadığımı hissetmem gerekiyordu ve bunu dışarı çıkaracak bir yol arıyordum. Kesinlikle öfkeliydim o zamanlar. Anlamaktan çok çığlık atıyordum. Daha yüksek söylemek istiyordum. Bu da sesimin diğer özelliklerini keşfetmeme yaradı aslında. Cover parçalar söylüyorduk daha çok. Bu şarkılar da sesimin ve benim gelişimimde büyük rol oynadı. Sonra da opera geldi. Ne zaman, ne hissettiğinle alakalıdır müzik.
- O zamanlar sesiniz kalınlaşsın diye çok sigara içermişsiniz. Özellikle operada sesinizi korumak zorundasınız değil mi? Devam mı sigaraya?
Maalesef artık sigara içmiyorum.
- Opera söylemiyor musunuz?
Hayır, daha çok, yaptığım müziğe pop diyebiliriz aslında. Çünkü çok açık her şeye. Özellikle konserlerde bunu görüyorsunuz. Hem çok güçlü hem de çok özgür.
- 'Etterna' albümünüz hava ve suydu. 'Carmine Meo' için ne diyelim?
Toprak ve ateş diyebiliriz. Daha çok ateş.
- Tehlikeliymiş?
Evet, tehlikeli. Albümlerimi yaparken, önceden oturup parçaları seçmem. Bu, işe yaramıyor. Bu, bir gelişim. Bir fikirden diğerine atlamak... Bu, kesinlikle daha zengin. Albümlerimdeki bütün elementler hayatımın periyotlarını gösteriyor. Dokunduğum duyguları... İçimden geçenlerin hiçbirini görmezlikten gelemem. Albümlerime içimden ne geliyorsa yansır. Şarkılar nasıl geldiyse öyle yapılırlar. Yapıları değişmez.
- Emma Shaplin için ne diyelim peki; ateş, su, hava, toprak?
Hepsi. Hava, ateş, su, toprak.
- Fazlaca duygusal bir kişi olmalısınız.
Kesinlikle öyle, fazlasıyla duygusal. Çoğu zaman bu yüzden sessiz ve sakin yerlerde olmak istiyorum.
- Bu kadar duygusal olmak ağır gelmiyor mu? Dünya biraz acımasız gibi sanki...
Evet, o yüzden araya mesafe koymak istiyorum. Bu yüzden ormanlarda geziyorum işte. Ofisim Paris'teydi mesela daha önce. Şimdi Southern Blue'ya taşıdım. Güzel bir orman var yakınlarda. Gerçekten buna ihtiyacım vardı. Turneler, stüdyo vs. şeklinde geçen bir hayat, insanı çok yoruyor. Doğaya yakın olmak her zaman daha iyi.
- Sizin parçalarınızı remix'leyen DJ'ler var. Dinlediğinizde seviyor musunuz?
Evet, çok fazla DJ ve besteci remix yaptı parçalarıma. Bana çok ilginç geliyor bu. Şarkıları tamamen değiştirip bozmadıkları sürece sorun yok.
- Elektronik müzik dinler misiniz?
Dinlemem ama bir yerlerde çalıyorsa zevk alırım. Bazı remix'ler çok zekice ve farklı oluyor.
-
Berrin KARAKAŞ

06.07.05

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.