Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Kardeş türküler son albümlerinde yine farklı dil, din ve şarkıları bir arada yaşatıyorlar
Bu bahar başka BAHAR

1995'te kurulan Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu'nun müzik biriminde yer alarak, 1997'de ilk albümleri 'Kardeş Türküler' ile bizleri selamlayan Kardeş Türküler, dördüncü stüdyo albümleri 'Bahar' ile Arapçadan Çerkesçeye çeşit çeşit dillerle yine bizimleler. 'Bahar'ı ve sonrasını, bayağı bir kalabalık gruptan Diler Özer ve Feryal Öney ile konuştuk.

Bahar demek, yeniden doğuş demek. Boğaziçi Üniversitesi’nin Kuzey Kampusu’ndaki merdivenlerde, geç gelen bahar güneşi üzerimizde, Kardeş Türküler’in farklı dil, din ve şarkıların bir arada yaşayabileceği umudunu yeşerten ‘Bahar’ albümünü konuşuyoruz. Sohbete, ‘Bahar’daki ‘Medet’ parçasına benzerliğinden ötürü MFÖ’nün geleneksel olduğu belirtilmemiş ‘Mecburen’ parçası ile başlıyoruz. Şarkıların nereden gelip nereye gittiği konusunda pek titiz olan Kardeş Türküler için bu, hiç de hoş bir davranış değil elbet. Meseleyi çok uzatmayıp türkülere geçiyoruz sonra. ‘Bahar’ın diğer Kardeş Türküler albümlerden farkına.

Bu albümde, şimdiye kadar hiç çalıp söylemedikleri Sünni müziğine giriş yapmaya karar vermiş Kardeş Türküler. İşte ‘Medet’ de bu kararla birlikte Türk Tasavvuf Vakfı’nın arşivinden geliyor. “Bu ilahiyi seslendirirken, Sünni müziklerin bir örneğini sunmaya gayret ettik. Onun introsunu yapmak istedik. İran Kürt Kadirileri’nden esinlenerek oluşturduğumuz bir bölüm ekledik. Sonrasında Arapça orijinal sözleriyle söyledik. Bir bölümünde de giydirme denen, oradaki prozodi ve anlama uygun, Yunus Emre divanından sözler ekledik” diyor Diler Özer, ‘Medet’i anlatırken. Sünni müzikten laf açılmışken, “Neden daha çok Alevi türküleri duyuyoruz?” diye soruyoruz. “Onların da kapalı bir yönleri var ama ozanların, müzisyenlerin çalışmalarıyla, 1990’lardan itibaren daha çok Alevi semahları müzik piyasasında belli bir yer kapladı. Türkü trendi başlayınca, türkü barlara ‘Alevi Türkü Barlar’ denildi. Aslında köklerine baktığınızda, 1970’lerde Türkiye’deki muhalif müzik denilen müziğin öncülüğünü yapmış halk ozanları var” diyor Diler.

Ardından sözü Feryal Öney alıyor: “ Alevilerin Cem törenlerindeki gibi, Sünni müziğinin de bir kültürü var; ama Cumhuriyet döneminden beri tarikat müziği gizli gizli yürütüldüğü için, kamusal alana çok açılamamış” diye açıklıyor durumu. Türkü barlar demişken; “Türkü trendi zamanı geçti mi?” diye soruyoruz. “Şu dönem neyin trend olduğu belli değil. Mor ve Ötesi, Manga, Replikas gibi grupların yaptığı rock müziği öne çıktı. Belki onların ön plana çıktığını, bunun devam edeceğini söyleyebiliriz. 1990’ların canlılığından sonra, 2000’li yıllarda türkü anlamında bir durgunluk oluştu ve hâlâ öyle. Bir arayış var şimdi de” diyor Diler. Arayış demişken, Kardeş Türküler’in yeni arayışlarına ve ‘Bahar’ın yeniliklerine geçiyoruz. Sünni müziğine ilk kez giriş yapılmış olması bir yenilik. BGST’deki kadınlar tarafından, kadın ağzı türküler üzerine yapılan bir araştırmanın sonucu olarak çıkan bir kadın ağzı türküsü ‘Gülsüm’ de öyle.

Bir başka yenilikse, ilk kez seslendirilen Çerkes türküsü ‘Seteney’i de unutmayalım. Bahar sonrası gelecek yeniliklere gelince: Kardeş Türküler artık daha fazla kendi eserlerine yer vermek istiyor albümlerinde. Bu yeniliği Feryal’den dinliyoruz: “Kürtçe alanında Vedat söz yazıyordu, müzik yapıyordu. Şimdi kadroda daha çok insan buna cesaret etmeye başladı. Belki gelecek albüm daha çok kendi sözlerimizden oluşacak bir albüm olacaktır.”

Sırada Kardeş Türküler’in Ridley Scott’un filmi ‘Cennetin Krallığı’ için Londra’da yaptıkları iki günlük stüdyo çalışması var. Bu süreci de Diler’den dinliyoruz: “Filmin montajlı halini izledik; belli sahnelere doğaçlamalar yaptık. Gitmeden önce filmi seyretmemiş olmamıza rağmen bir hazırlık yapmıştık. 5-6 sahnede müzik denedik. Hepsi kullanılmadı ama iyi bir tecrübeydi.”

Ve geliyoruz ‘Bahar’ın konukları Aynur Doğan, Neşet Ertaş ve Erkan Oğur’a. Bu konuklar da albümün farklılıklarından. “Bu gibi isimlerle belli bir dayanışma çerçevesinde bir arada bulunmak, yan yana durmak önemli bir noktaydı ama ilk kez bu albümde yapabildik” diyor Diler.

Kardeş Türküler’in ilk İstanbul ‘Bahar’ konseri 26 Haziran’da Açık Hava’da. Hal böyle olunca, geçen seneki konserden bahsediyoruz bir parça. Konser sırasında fazla Kürtçe şarkı olduğu için bir parça eleştirilen Kardeş Türküler’in cevabına gelince, “Eleştiri mail’leri geldi ama biz dengeleri her zaman gözetiriz aslında. Geçen sene ilk defa konserimize Aynur Doğan geldi.

Hakkârili dengbejler vardı. O yüzden öyle oldu. Belki alışmadıkları bir şey” diyor Feryal. Ardından Diler, dengbejlerin neden orada olduklarını anlatıyor: “BGST ile Kalan müzik ortak bir albüm yayımladı. Bu, bir araştırma projesiydi. Hakkâri’ye gidildi, onlar buraya geldi ve bir derleme yapıldı. Bu faaliyetin sonucu olarak da biz konserimizde olmalarını istedik.”

-
Berrin KARAKAŞ

14.07.05

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.