|
Ferhat Göçer'le Ömer Faruk Tekbilek'in buluşması güzeldi. "Beş senedir iyi işler yapıyor, yaptıkları hoşuma gidiyor" diyor Tekbilek, Göçer için. Bir de ikisinin de Batı ile Doğu'yu birleştirmek gibi bir amaçları var ki, bu da iki müzisyeni bir araya getiren sebeplerden. Ömer Faruk ile ABD'ye gitmeden önce, kaldığı oteldeyiz.
- 16 yaşında Adana'dan İstanbul'a geldiğinizde Mevlevilerle takılmışsınız.
Evet, Aka Gündüz ile tanıştım ve en büyük ilhamımı ondan aldım. Biz tekkeye gitmeden, kendi içimizde o tekkeyi yarattık. Tekke gönlümüz aslında, gönlümüz tekke.
- Bir tekke gönülle bu dünyada yaşamak da zor olsa gerek?
Artık oraya giden insana bağlı. Samimiyseniz, bütün zorluklar aşılıyor. Ben her şeyi, bütün dinleri özünden öğrendim. Evliyaların kitaplarını okudum.
- Evliyalar dediğiniz kimler?
Mesela benim hayatımda peygamberler önemli; Ali, Ömer, Osman peygamberler... Nuri İlahi, ilk beni hayata açan, bütün dinlerin beraberliğinden bahseden insandır. "Allah'ın dini tektir oğlum, gayrısı insanlarındır" der. Ben buradan giderken Yunus'u, Mevlânâ'yı hep biliyordum zaten. Mesnevi'yle gittim New York'a. Fabrikada çalışırken onu okuyarak rahatlıyordum.
- Ne fabrikasında çalışıyordunuz?
17 yıl elbise fabrikasında çalıştım. Orayı Bektaşi'nin tekkesi olarak kabul ettim, kendimi Yunus gibi gördüm. Kabul ettikten sonra makineler başladı konuşmaya. Her makineden saksofon gibi, trombon gibi sesler geliyordu. Kavalı da getirdim baktım; "Do, fa, la, si bemol..." Başladım çalmaya. Bektaşi'nin tekkesini ben orada çok iyi yaşadım.
- Karşılığını da aldınız sanırım artık bu çabanın.
İşçi olarak başladım fabrikada, iyi çalıştığım için yükselttiler. En sonunda parmağı kestim. Bir gün eve geldim, mektup; bir plak şirketinden beş yıllık kontrat teklifi. 19 bin dolar alıyordum fabrikada senede. Bunlar 35 bin dolar teklif ediyorlar.
Müzisyen aile
- Çocuklarınız var değil mi?
28 yaşında, çok iyi darbuka çalan, ney üfleyen bir oğlum, 25 ve 24 yaşlarında iki de kızım var. Kızlar da piyano çalıyorlar, bir de benim albümlerimde korodalar ara sıra. Eşim ise güzel şarkı söyler, çok iyi dans eder.
- Türkiye'ye çok sık gelmediğiniz için kızıyor sevenleriniz. Neden öyle?
Beş senedir daha çok açılmaya başladım dünyaya. Otuz senedir ABD'deyim.
- Birçok ünlüyle ortak çalışmalar yaptınız. Sizin için en değerlisi hangisi?
Ginger Baker'la olan albüm. O albümde ney ve zurna çaldım.
- Mesnevi'ye pek meraklı Amerikalılar.
Yirmi senedir Rumi çok meşhur. Çünkü hümanist. İnsanlar gösterilen yerlere değil, kimin gösterdiğine bakıyorlar genelde. Rumi'nin tutulması da bundan. Çünkü o, "Kim olursan ol, gel" diyor. "Çekil aradan, gelsin yaradan." Ama biz hep aracı arıyoruz.
-
Berrin KARAKAŞ
Fotoğraf: Mehmet ÖMÜR
|