|
Başarılı olduk, yırttık, içtik, uçtuk, az daha ölüyorduk
DEEP PURPLE
Deep Purple, Bananas Dünya Turnesi kapsamında 23 Temmuz'da İstanbul Parkorman'daydı. 7 yıl aradan sonra ikinci kez Türkiye'ye gelen efsane grupla, yazılı basına özel tek röportajı Tempo yaptı
On beş yıldan beri, başta İstanbul Festivali olmak üzere, 1970’lerde şeyhlik makamına çıkmış rock müzikçileri izliyoruz. Gelişleri sadece müzik dinleyenler için değil, çoğu basın mensubu için de olay olur. Deep Purple’ın da gelişinde de aynen böyle oldu. Basın toplantısı başlamadan önce yanımdaki fotoğraf ustası arkadaşım Ali'ye (Aksın) "Bakalım, öldüren ve güldüren soru sorulacak mı?" dedim. Ali, "O ne?" dedi. Ben kısaca özetledim: Bazı medya mensupları böyle rock efsanelerine basın toplantılarında muhatabın 'ya sabır' çekeceği sorular sorar. Bizim siyasilerin, Brüksel gibi Avrupa şehirlerindeki basın toplantılarına sızan militan protestocular gibi, o anı beklerler. Yaklaşık kırk yıllık bir geçmişi olan müesseseleşmiş Deep Purple'a sorulan soru gibi: Ama ona gelene kadar düzülen methiyeyi de aktaralım.
"Biz ... FM olarak sizin parçalarınızı, gelen istekler doğrultusunda her gün sıkça çalıyoruz. Dinleyicilerimizin merak ettiği bir soru var: Müziği ne zaman bırakacaksınız?
Grubun yanıtı, gürültülü bir kahkahadan ibaretti. Arada solist Ian Gillan'ın, "Senin için mahsuru yoksa biz ve bizi dinleyenler mutluyuz" lafını duydum. İşine saygılı her insan gibi, ciddi bir de yanıt verdiler: "Şu turne bitsin, yeni albüm için stüdyoya gireceğiz. Şarkıların çoğunu yazdık. Önümüzdeki iki yıl da konserler dahil programlandı."
37 yıllık grup
Deep Purple, 1968 yılında kuruldu. Rock gitarın özellikle teknik ve melodik anlamda en önemli isimlerinden Ritchie Blackmore, doğal olarak öne çıktı. Yetmişlerin ortalarında ‘Smoke on the Water’, ‘Child in Time’ gibi ana tema şarkıları ve ardından David Coverdale (vokal) ve Glen Hughes (bas) kadrosu ile ‘Burn’ ve ‘Stormbringer’ albümlerini yapıp gruba veda etti. Grubun Ian Gillan (vokal), Ian Paice (davul), Roger Glover (bas), John Lord (klavye) ve Ritchie’li kadrosu seksenlerin ortasında geri döndü. Bu arada hord rock’ın önemli gruplarını yarattılar: Rainbow ve Whitesnake. Hem de o dönem ortalığı yıkıp giden İngiliz Heavy Metal ve Amerikan Hair (Kız güzeli perma saçlı oğlanların yaptığı müzik) rock akımına cevap niteliğinde...
Ritchie, 1994’te yine ayrıldı. Hem de bir konser turnesinin ortasında. Grubun eriştiği mertebede bir virtüöz Joe Satriani (gitar) destek verdi ve turne tamamlandı. Kalıcı gitar olarak Steve Morse katıldı. Morse ile grup daha bir Amerikan teknik rock grubu oldu. Rock müzikte klavyesi ile özel bir konum sahibi olan John Lord yakın zamanda sağlık nedenleri ile emekli olunca, yerine bu âlemlerin joker adamı Don Airey katıldı.
Bugün Deep Purple enstrümanlarına hâkim eski toprak rocker’lar olarak konserlere devam ediyorlar. Belki 10 kez gittikleri şehirlerde belki de onları sahnede hiç izlememiş gariban ülkelerde... Alan razı veren razı... İzleyenlerin mutluluktan gözü dolu...
---
Bora ÇİFTÇİ
FotoğraF: Ali AKSIN
|
09.08.05
|
|
|