Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Ankaralı Rock Grubu DEJA-VU'dan gençlere tavsiye
Vazgeçmek Yok

1999'da kurulan Deja-vu'dan, ilk kez 9. Roxy Müzik Günleri'nde birinci olduklarında haberdar olduk. Ve ilk albümleri 'Kendin Çoş' ile bayağı bir çoştuk.

- Tipik 80'ler sonrası alameti olsa gerek, şarkı sözlerinizde belirgin bir bireysel hal var. 'Kendin Coş'ta; "Herkes vefasız, herkes çıkarcı" diyorsunuz. Kendimize ilaç sadece kendimiz miyiz?
Cenk, Kendin Coş'un sözlerini bahsedilen konulardan çok bunaldığı bir anda yazdı. Demek istenilen şey, yanlış insanlara, alışkanlıklara, davranışlara kapılma, kendi içindeki pozitif enerjiyi kullanarak olumsuzluklara karşı koy, kendin kudur, kendin coş, kendi dünyanı kendin yarat.
- Büyük abla ve abiler düşüneceklerdir ki; "Siz daha çok gençsiniz ne gördünüz de bu kadar kırılıp üzüldünüz?"
3'ümüz 20 yaşındayız, ama Cenk 29 yaşında ve bu albümdeki sözler de ona ait zaten, o bize göre daha görmüş geçirmiş denilebilir. Bunun yanısıra, birinci elden yaşamış olmasak da çevremizde ve dünyada olup biten yanlışlıklara da kırılıp üzülüyoruz.
- Rock denince akla özellikle de son durum itibariyle hep Ankara geliyor. Ankara ve İstanbul arasında müzikal anlamda sizce nasıl farklar var?
İstanbul'da her konuda olduğu gibi rock piyasası da dolup taşıyor. Birçok rock bar, bu barlarda çalan birçok grup, bunlar dışında birçok rock konseri. Bu açıdan imkanlar Ankara'ya göre çok daha fazla. Fakat bunun seyirci üzerinde yarattığı bazı etkiler var. Bu kadar çok seçeneğin olması, aynı hedef kitlenin çok fazla bölünmesine neden oluyor. Bunun yanısıra seyircide artık doymuş bir hal var. Ankara ise bunun tam tersi. Birkaç tane önemli rock bar ve birkaç tane ismini duyurabilen yerel grup var. Bunun sonucu olarak Ankara seyircisi de rock müziğe daha aç. Diğer taraftan belki de İstanbul'un kaosu ve yapacak çok fazla şeyin olması insanları müzikten biraz uzaklaştırıyor ve Ankara'nın düzgün, düzenli, sakin hali sıkıcı geliyor ve gençleri müziğe yakınlaştırıyor.
- 'O Ha!' şarkınızda, ''Gözümde sis perdesi geleceği göremiyorum'' diyorsunuz. Bu memleketteki bir sürü insanın hali bu. Bu durum içinde gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Aslında sorunun cevabı aynı şarkının sözlerinin devamında yatıyor. "Vazgeçmek yok, sömüren çok, tükenmek yok bu diyarda!". Hiçbir zaman pes etmek yok. İnsan yolunda gitmeyen şeyleri düzeltmeye kendinden başlamalı.
- Grubun ismi neden Dejavu diye de sorayım bari. Olur mu size bu dejavu? İnanır mısınız? Yoksa bir alt metin mi vardır?
Hepimiz zaman zaman deja-vu yaşıyoruz. Grubun ismi ise Matrix filminden geliyor. Gruba isim konacağı zaman Matrix gündemdeydi ve filmde deja-vu geçiyordu. O zamanlar her tarafta (berber, kebap salonu, cafe, bar, disco) karşınıza çıkan bir isim değildi Deja-vu. O zamandan sonra da isim değiştirmedik ve memnunuz. Şu anda da grubun yaptığı müzikle örtüşüyor. İnsanlar zaten tanıdıkları bağlama sound'u ve doğu etkilerini bambaşka bir müzikte yeniden görünce bir anlamda deja-vu yaşıyorlar.
- Müziğinizdeki bağlama ve darbukanın diğer enstrümanların arasındaki yeri nedir?
Aslında müziğimizde tek başına öne çıkan, solo enstrümanı olan, diğer bir deyişle ayrıcalıklı bir enstrüman yok. Her enstrümanın yeri ayrı, hepsi dengede duruyor ve kendi cümlelerini kuruyor. Ama etnik enstrümanlar Deja-vu'nun tarzında önemli bir yere sahip.
-
Berrin KARAKAŞ

30.08.05

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.