|
|
|
|
|
|
|
* Senelerdir biricik
Tarkan’ımızdan İngilizce yeni bir albüm beklerken, kendisi bir single’la çıktı
karşımıza. Singel’ın ismi ‘Bounce’. Bu kelimenin güzel Türkçemizdeki karşılığına
gelince: Sıçramak, sekmek, zıplamak, gürültüyle veya hızla bir yere dalmak;
sıçratmak, zıplatmak, sektirmek. İsim olarak da; sıçrayış, zıplayış, hayatiyet,
canlılık anlamında. Bir de martaval ve övünme anlamına geliyor, lakin bunun
Tarkan’la bir alakası yok. Keza kendisi karma felsefesine inanmış, çekemeyenlere
çiçek gönderecek büyüklüğe sahip bir güzel insan modeli çiziyor. ‘Bounce’,
ABD’de argo olarak işten atılma, kovulma anlamına geliyor bir de. Bunun da
elbette ki albümle bir alakası yok. Sonuç itibarıyla buradaki mesaj; atlayalım,
zıplatalım... Ve Tarkan efendi single’ıyla, kelimenin zıplatma ve sıçratma
kısımlarını, ‘Bounce’un 7 haliyle tastamam yerine getiriyor. Açılış itibarıyla
Orta Anadolu’da geziyor kendisi. İkinci versiyonda darbuka ekleniyor olaya.
Üçüncü versiyonda elektronik bir hava esiyor. Club insanlarını memnun edecek bir
parça. ‘Bounce’un dördüncü hali de club işi. Tarkan efendi burada daha bir dişi
ve romantik. Ve gelelim ‘Bounce’un son hali, beşinci haline, ABD hip-hop,
R&B ve rap dünyasına yaraşır bir parça. Single’daki ikinci parça ‘Shhh’ın
durumu da Prince’ten Rachid Taha’ya uzanan bir hal. Ve kapanış yine ‘Bounce’...
Şimdi merak ettiğimiz, bu single’ın ardından ne geleceği. Tarkan da olsun artık
bir Turkish Robbie Willams. Yakışır...
Büyüksün
Burhan
* Geçen hafta
Babylon’da Burhan Öçal ve DJ Badmarsh’ın bir arada sahneye çıktığı bir konser
vardı ki, yine her yer tıklım tıklımdı. Bu tıklım tıkış insanların çevrelerinde
dans eden ve sigara içen insanlara müdahaleleri beni bitiriyor. Niye gider ki
insan bir konsere. Kıpırdamadan bön bön sahneyi seyredersen, o sahnedeki adam,
“Bu işte bir tuhaflık var. Kardeşim ben Nigel Kennedy miyim?” diye düşünmez mi?
Konser izleyen putlar bunu hiç düşünmez mi? Ben bu ağır ağabeylik ve ablalık durumuna
karşıyım. Neyse, bu DJ Badmarsh ne kadar 10 parmağında 10 marifet bir insanmış.
Takdir ettim. 10 puan kendisine. Hint kökenli deli göz Shri’nin şahane
performansını da unutmayalım. Konsere dair söylenecek bir başka şeyse, Burhan
Öçal’ın sadece konserin başı ve sonunda sahnede görünmesiydi ki, bu duruma çok
şaşırdım. Nedeni Burhan Öçal’ın egosunun büyüklüğü. Demek ki gerektiğinde
küçülmeyi de biliyor. Tebrikler.
Bülent
Ersoy-Asım Can Gündüz karışımı
* Bir acayip grup
keşfettim. Akıllara zarar bir sentez. Grup, Tual. Bu grubun solisti ses ve
görüntü itibarıyla Bülent Ersoy ve Asım Can Gündüz arası bir şey. Şahit olduğum
punk arabesk karışımı şarkının ismiyse; ‘Deliriyorum’. Zaten bu görüntü
karşısında delirmemek imkânsız.
|