|
Geçen gün
Beyoğlu Tünel taraflarında, son zamanlarda herkesin pek güzel kafa dinlediği
Café Illy’ye gittim. Gidilesi bir yer, tavsiye ederiz. En önemlisi şahane füme
Çin çayı Lapsang Souchong bulunuyor çay listesinde. Çayını biraz az koysalar da
idare eder. Sigara dumanına katkı ekstra duman şeklinde Lapsang çayımı içerken,
bir baktım, Bayhan da orada. Bu post-modern ötesi mimari içinde, yine bütün
haşmeti ve raconuyla oturmuş, kurum kurum kuruluyor.
İşte bu
görüntünün hastasıyım. Çevrede kendisini çağdaş sanata adamış avantgarde genç
hanımlar, genç beyler ve Bayhan... Orada Bayhan, sanatın kendisiydi esasen.
Neyse, uzatmayalım. Bayhan’ı görünce, dedim: “Bayhan nasılsın...” Kafasını
gururla yukarı kaldırıp “İyiyim. Yeni bir proje geliyor” dedi. “Bu da mı DMC’den
çıkacak?” diye sordum ki, değilmiş. Bunu Bayhan kendisi yapacakmış. Sonra
düşündüm, o kadar yaygara, gürültü, “Aman Bayhan’ımız, canım Bayhan’ımız, Türk
halkının biricik temsilcisi, Ezilenlerin sesi Bayhan’ımız” vs. şekli köşe
yazılarıyla sevindirdiğimiz Bayhan’ımızı neden yalnız bırakmıştık? Sizi bilmem
ama ben Bayhan’ın kendi kendine yapacağı albümünü heyecanla bekleyeceğim. Sırf o
siyahlar içinde, mağrur ve gururlu sanat eseri görüntüsü için belki de...
İskoçlara kaldırtmayalım
etekleri
Ozan Orhon’un
karısı, eski manken ve sunucu Yıldız Erçetin de “Benim de bir albümüm olsun”
kervanına ‘Aşk İçin’ isimli nadide albümüyle katılmış bulunmakta. Albümün çıkış
parçası ‘Etek’. Söz ve müzikleri, ilham sırasında Shakespeare’in ruhunun Doğuş
ruhunu ziyaret ettiğine inanan Doğuş’a ait parçaya lafımız yok.
Sonuç
itibarıyla bu tür absürt sözlere alışkınız Türk pop camiamızda. Yeşim Hanım’ın
albümünün parça isimlerine bakmak bile yeterli. Mesela ‘Boy Farkı’, ‘Anasını
Satarım’, ‘Sürüne Sürüne’, ‘İmalat Hatası’... Neyse. Burada sorun olan, ‘Etek’
isimli parçaya büyük bir cinlik yapılarak İskoçların biricik müzik aleti gayda
ile başlanılması. Yaklaşık bir dakika gayda çalınıyor parça başlamadan önce.
Yeşim kardeşimize, ‘Cesur Yürek’i birkaç kez seyretmesini tavsiye ediyor
(özellikle de Mel Gibson’ın İngiliz lordlarına karşı arkasını dönüp eteğini
kaldırması sahnesi) ve İskoç erkeklerinin en has maço Türk delikanlısına eş
karakterlere sahip olduklarını hatırlatmak isteriz. Sağlam içer, çabuk
sinirlenirler. Özetle, bu şarkıyı dinlemesinler kazara.
Yeraltından
geliyoruz
2005’in
sonlarında “Yeraltından geliyoruz” sloganı ile bir hiphop dergisi çıkmıştı
hatırlarsanız. İşte bu ‘HipHopTR’ dergisi şubat ayı itibarıyla üçüncü sayısını
da Türkiye ve KKTC’ye gönderdi. Üç ay gibi kısa bir surede Türkiye'nin çok satan
dergileri arasında yerini alan HipHopTR’yi kutluyoruz. Derginin bu sayısında
yine rap müzik, graffiti ve break dance hususunda çeşitli güzellikler var.
Edinelim bir tane.
|