|
Zamanında
Tayyip Erdoğan Bey’in seçim kampanyasında büyük yardımı dokunmuş Banu Kalender,
“Bebek” adlı albümü için pek yaratıcı bir fikre imza atarak, her türlü fanteziye
cevap verir “Noel Anne Banu”, ‘Marilyn Monroe Banu” şekli bir takvim
hazırlatmış. İşin yaratıcılık kısmı Banu Hanım’ın soy isminde saklı. Bildiğiniz
gibi takvim kelimesinin İngilizcesi Calendar. Banu Hanım’ın soy ismiyse
Kalender. Bu çalışmanın belirli bir farkındalıkla yapılıp yapılmadığınıysa
bilmiyoruz. Basın bültenine bakılırsa, yok öyle bir şey. İşte bülten;
“Duayenlere cevap olsun… Bir bebek doğdu!!! Sabırla, özenle, azimle, hırsla…
Yeni doğan güne hazırlanıldı, gözlerden uzak bir yerlerde. Yürekler konuştu
önce, eller kenetlendi sonra… Güçlü sesi, vakur duruşu, sımsıcak yüreği, ve tüm
seksapelliği ile, huzurlarınızda Banu
Kalender…”
Hilton Convention’da
limonata-pasta servisi de
yapıla!!!
Geçen hafta
rock’n roll’un krallarından Jerry Lee Lewis, Hilton Conventinal Center’da bir konser verdi. Grup elemanlarının
gitarı boyunlarına asmaları bile
yaklaşık beş dakika sürdü. Haliyle biraz bayıldık tabii. Bu ağır aksak görüntüyü
görünce, Johnny Cash’in hayatını konu alan “Walk The Line” filmindeki o genç ve
asi Lewis’i düşünmeye başladım. Kızlar, amfetamin vs şeklinde pek çılgın bir
insan olan Lewis’i konser salonundaki haliyle karşılaştırdım ve bu “Hızlı Yaşa
Genç Öl” hikayesinin de yalan olduğuna karar verdim. İnsan hızlı yaşayıp 70’ine
kadar da takılabiliyormuş. Konserdeki kişilerin çoğu 40’ın
üzerindeydi elbet. Lakin sahne kenarında twist yapan 18’lik gençler de
çoğunluktaydı ki, bu da sevindirici. Bu arada Hilton Convention Center’da
oturarak konser izlemek çok komik. O sandalyeler nedir öyle... Düğün salonu tadında resmen. Limonata
pasta servisi de olsa, cuk yakışacak yani.
Frankeştayn karizmasında
Clique, Cin Seddi ve diğerleri…
Beyoğlu underground
aleminin biricik mekanı Peyote’de geçen hafta Dinar Bandosu ve Clique konseri
vardı. Dinar Bandosu’nu biliyoruz. Replikasvari müzikler yapıyorlar. Basçıları
güzel bir hanım vs, lakin Clique ile yeni tanıştık. Kendileri genelde The Cure,
Martin L. Gore, Depeche Mode vs çalıyorlar. Rezarvuar Köpekleri formunda, takım
elbiselerle sahneye çıkan üç gençten kurulu Clique’i sahnede mutlaka görmeli.
Klavyeden gitara, gitardan solistliğe geçen bir solist, “punk olsam mı olmasam
mı?” arasında bir basçı ve tastamam Frankeştayn karizmasında bir başka gitar
kişisi. İndie alem demişken, Ankara’dan, isimlerini çok yaratıcı bulduğum Cin
Seddi ve Bodrum’dan çıkma Tamburada’dan türemiş DandadaDan’da önem verilmesi
gerekir gruplar arasında.
|