|
|
|
|
|
|
|
Münih-İstanbul-Münih hattında güzel müzikler icra eden,
bir nevi Fatih Akıngillerden sayılabilecek Sultan Tunç, yeni albümünün klip
çekimine davet etti geçen hafta. Kuledibi’nde kocaman bir ev... Klip çekilirken
albüm de dinlendi elbet ve gereken puan verildi. Albümün ismi, büyük ihtimalle
‘Gece Tarifesi’. Konuk olduğumuz klibe gelince, küvetin içindeki Pamela’yı, kek
yapan Nil Karaibrahimgil’i ve barok bir odada Gulyabani’siyle takılan Aylin
Aslım’ı görünce, ilk olarak klibinde Britney Spears’ı şişme bebek haline getiren
Eminem aklıma geldi nedense. Keza buradaki hikâye de biraz öyle. Biraz alay,
biraz sitem. Sitem, bu üç sesi albümüne konuk etmek isteyen Sultan Tunç’un
davetinin çeşitli sebeplerle geri çevrilmesine. Kanaatimce yazık etmişler. Çünkü
böyle bir albümde olmak pek keyifli olabilirdi. Gerçi bu seslerin yerini
alabilecek güzel bir ses Özay Fecht var albümde. Kendisi ABD-Almanya-Fransa
üçlemesinde takılan, ödüllü bir oyuncu ve de caz şarkıcısı. Fecht’in son olarak
rol aldığı, Alman yönetmen Harald Holzenleiter’in yönettiği ‘Recm’ filmi, Berlin
Film Festivali’ndeydi. Albümde Nuri Alço ve replikleri de unutulmamış.
Kuledibi’nde çekilen klip, “Çarli’nin Kelekleri”
parçasına ait. Pamela, Nil ve Aylin keleklerinin taklitleriyle hayat bulmuş bu
absürt klip, “Özgür kız bana yanlış yaptın” diyerek, pek yakında gelecek
mail’lerinize. Beklemede kalın...
Thom Yorke’un İngiliz
hükümetine büyük sorusu
Genelde varoluşa dair sorularından tanıdığımız, varlığı
müzik varlığına armağan olsun Thom Yorke (kendisi Radiohead’in güzel solisti
olur) 1 Mayıs’ta Londra’da İngiliz hükümetini sorguya çekecek. ‘The Big Ask’
(Büyük Soru) adlı organizasyonda Thom Yorke’un sorusu iklim ve atmosfer
değişikliklerine dair. Sanki herkesin yaşadığı iklim ve atmosferde yaşarmış
gibi... Diğer şekilde, hepimiz aynı dünyada yaşayıp, aynı tehlikelerle karşı
karşıyayız. Donmamak, erimemek için böyle duyarlı davranışlarda bulunmalı,
bulunana da sonsuz destek vermeliyiz.
Aşk ve
sigara
İstanbul Film Festivali, 1-16 Nisan itibarıyla kapımızda.
Programa baktık da, bir filmden diğerine koşturulası bir liste var elimizde. Bu
listeden müzik insanları için seçmeler yaptık. Pop ‘artiz’lerine fazlaca bağlanıp,
saplantı haline getirenlere, 2001 Selanik Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’
ve ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödüllerine layık görülmüş ‘Perde Arkası’ (Backstage)
filmini tavsiye ederiz. Büyük usta Carlos Saura’nın ‘Iberia’sını da kaçırmak
olmaz. Hele de flamenko meraklısıysanız, hiç olmaz. “Düşmez kalkmaz bir Allah”
misali, İran’da rock starıyken New York’ta kahve satmaya başlayan bir müzisyenin
hikâyesi; ‘Seyyar Satıcı’ da izlenmeye değer filmler arasında. Menajer, DJ ve
yapımcı Don Letts’in belgeseli; ‘Punk Tavrı’ da öyle. 12 yaşında dinlediği heavy
metal müziği 30’larında keşfe çıkan adamın belgesel tadındaki filmi; ‘Bir
Metalcinin Yolculuğu’nu kaçırmak isteyecek bir metalci tanımıyoruz. Ve listedeki
en güzel sürpriz; John Turturro’nun, başrollerinde New York işçi sınıfının
olduğu müzikali; ‘Aşk ve Sigara’.
|