|
|
|
|
|
|
|
Bizim Tiyatro,
yirminci yılında, kendi adına zaten verilmiş hesapların, sorulmuş soruların,
kapanmamış yaraların bir sağlamasını sunuyor. ‘Özkıyım’ kapitalizmle birlikte
bir gösteriye indirgenmiş yaşamı, tarihsel süreci takip eden bir gösteriyle
gündeme getiriyor. Karl Schmitt karakterinin ağzından, orta çağın karanlık
adaletinden Nazi soykırımına, Vietnam savaşından yakın tarihteki ideolojik baskı
ve işkencelere kadar oyundaki ifadeyle ‘insanların bunaltıcı tarihi’ni
izliyoruz. İzlemekle kalmıyor muyuz zaten gerçekte de bunlar olup biterken?
Toplumun payına düşen susma hakkını sonuna kadar kullanmıyor muyuz? Diper, Karl
ile başladığı anlatımında, şef Johann, Çinli kız, annesi, kız kardeşi, gardiyan
vb. gibi hem yaşamayı beceremeyenleri hem de yaşamı becerenleri canlandırıyor.
Canlandırmalarında ne taklit var ne abartılı bir tonlama. Duyguyu aktarması
yetiyor Diper’in, karşımızda kimi zaman nefretin kimi zaman acizliğin vücut
bulması için. Elindeki bir çift çorap bir bakıyorsunuz kan kusan bir makineli
olmuş ya da haykırtan vuruşlara gebe bir cop, gürültüsünü yakından hissettiğiniz
bir askeri helikopter belki. Bir çarşaf olarak algıladığımız ise cansız bir
bedene dönüşebiliyor ya da alev olup Karl’ı içine çekebiliyor. Oyunun başında
sahnede gördüğünüz sade dekorun oyunun sonunda ne kadar zengin olduğuna şahit
oluyorsunuz. Bizim Tiyatro, toplumun uyuklayan vicdanını uyandırmak için
yıllardır çabalayıp duruyor, acaba biz uyuklamayı tercih ederek ‘özkıyım’a yakın
mı duruyoruz?
|
|
Tarihin Katkılarıyla Özkıyım
Oyunlaştıran-Yöneten-Oynayan: Zafer Diper
Film Gösterimi: Aslı Nişancı Taşoğlu
Türü: Gerçeğe dayalı kurgusal anlatı
Bizim Tiyatro
|
|
|
|