Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Mahir Günşiray
''Lorca için sıra gecesi yapacağız''

Tiyatro Oyunevi, kuruluşunun onuncu yılında, 10 Mayıs-5 Haziran 2006 tarihleri arasında düzenlenecek 15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali ve Tiyatro Olimpiyatları’na bir dizi Lorca projesiyle katılacak. Elliye yakın sanatçıyı aynı sahnede Lorca ile buluşturacak sanat yönetmeni Mahir Günşiray ile projeleri konuştuk.

                                                                                                            

- Tiyatro Oyunevi, 15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’ne bir dizi Lorca projesi ile katılıyor. Niçin Lorca?

Federico Garcia Lorca, şair ve oyun yazarı olarak benim özel bir yere koyduğum; diliyle, anlatım tarzıyla farklılığı olan bir sanatçı. 1930’lu yıllarda, “Ne ben ne de oyunlarım politik; ama devrimciyim” diyebilen bir adam. Oyunlarında doğrudan politik tiyatroyu bulmak imkânsız; ama örneğin “Bernarda Alba’nın Evi”nde oradaki kadınların durumu, aslında İspanya toplumunu yansıtıyor. O dönemler, milliyetçiliğin yükselişini, faşizmin Almanya’dan İtalya’ya, oradan İspanya’ya doğru dalga dalga yayılışını, insanların üzerinde hem milliyetçi hem de dini baskıların yoğunlaşmasını, kara bulutların toplumun üzerine çökmesini çok şairane bir dille anlatıyor. Geçmişte olduğu gibi, bugün de dünyamızı anlamak için yanımıza almamız gereken çok değerli bir arkadaş Lorca.

 

- Proje fikri nasıl doğdu?

İlginçtir ki, geçen yıl Tiyatro Oyunevi olarak bir ‘Lorcahane’ projesi yapmayı planlamıştık. Bu projeyle amacımız, Lorca oyunlarından sahneleri farklı müziklerle birleştirmekti. Yıllardır Lorca üzerine çok çalışmış ve Lorca’nın bilinmeyen dünyasını keşfetmiştik. ‘Lorca Kabare’ gibi bir şey olacaktı bu. Fakat Kültür Bakanlığı’ndan destek alamadık. 2005 sonbaharında yeniden projeyi yaşama geçirmeye karar verdik. Şimdiye kadar çevrilmemiş, oynanmamış bir oyun olsun istedik. Bugün yazılmış kadar yeni ve eşsiz olan ‘Beş Yıl Geçince’ oyununu yapmaya karar verdik.

 

- ‘Lorca Divanı’ adını verdiğiniz, oyundan bağımsız proje de oldukça ilgi görecek sanırım. Bülent Ortaçgil, Cahit Berkay, Ferhan Şensoy, Muammer Ketencioğlu, Uğur Yücel, Zuhal Olcay, Teoman ve daha nice sanatçı... Bunca ismi bir araya getirmeniz nasıl oldu?

Oyuna başladığımızda, “Lorcahane’de kullanmak istediğimiz müzikler ne olacak?” diye düşündük. Bu şairi, bütün şiirleri, oyunları ve yaşamıyla, Türkiyeli sanatçılarla, Anadolu’yla, farklı müziklerle yeniden yaratarak, kültürlerarası bir köprü kuralım; bir şairin sadece bir ülkeye ait olmadığını, bir Edip Cansever’in, bir Murathan Mungan’ın da dünya şairi olduğunu bu köprüyle anlatalım istedik. İş çok çılgındı. Ama hem projeyi iyi anlattık hem de Lorca’yı seven insanlar çok aslında. Sanırım, tiyatro olarak da zaman içinde saygınlığımız oluşmuş ki, en azından belli bir seviyenin üstünde bir iş çıkacağını biliyor insanlar. Bu yüzden teklif götürdüğümüz sanatçı arkadaşlarımızın çoğu hemen ‘tamam’ dedi. ‘Lorca Divanı’ dediğimiz, parantez içinde ‘Sıra Gecesi’ olarak adlandırdığımız bir çalışma bu. O gece AKM’nin o büyük ve soğuk duvarlarının çevrelediği ciddi mekânda; daha sıcak, canlı, neşeli ama belki de zaman zaman hüzünlü bir gece yaşayacağımızı düşünüyoruz. Gecede yine çok merak ettiğim bir performans da Nesrin Topkapı ile Türkiye’de yaşayan bir flamenko dansçısının gösterisi. Bir başka kulvarda Zeynep Tanbay, Tilbe Saran ile bir dans performansı gerçekleştirecek. Ayşegül Koli ve Sonay Şahin, Lorca’nın bir şiirini Karadeniz’e özgü atışma şeklinde ele alacak. Cengiz Özkan’da Âşık Veysel ezgisini, Aynur’da daha bir Güneydoğu’nun sesini, Jak-Janet Esim’de Yahudi-İspanyol geleneğinden gelen bir müziği, Kardeş Türküler’de Gürcüce veya Lazca bir söyleyişi duyacağız. Lorca’ya herkes kendi müzik veya dans dünyasından bakacak. Hem oyunda hem Lorca Divanı’nda müzik direktörlüğünü Turgay Erdener yürütüyor.

 

- Yapacağınız ‘Radyo Tiyatrosu’ da festivalde ilklerden biri.

‘Eskicinin Tazesi’ oyunu radyolardan sanatseverlerin evine, arabasına konuk olacak. Festival boyunca arkası yarın gibi yayımlanacak. Radyo kanalı henüz kesinleşmedi. Bu projede Rüştü Asyalı, Tijen Par, Tilbe Saran gibi radyoda özlediğimiz seslerle buluşacağız. Efektleri de Korkmaz Çakar yapacak.

 

- Projeniz kapsamında başka neler var?

Ayrıca Lorca’nın yüzlerce çok iyi resmi ve deseni var. Tabii ki orijinallerini getiremiyoruz ama bunların tıpkıbasımlarından oluşan bir sergimiz ve bir de tartışma ortamı yaratacağımız bir sempozyum olacak.

 

- Festival izleyicilerine neyi vaat ediyorsunuz?

Tanımayanlar için Lorca’ya bu oyundan başlamak ilginç olacak. Aşkı ertelemenin doğaya karşı işlenmiş bir suç olduğunu, aşkı yitirmiş ama aramaya devam eden insanların kendiyle yüzleşmesini de anlatıyor. İçerisinde hem aşk arayışı hem bunun ironisi, komedisi, palyaçolarıyla da zaman zaman sirk havasına dönüşen bir yapısı var. Rüya içerisinde genç bir insanın düşlerinin patlayışının ve bir nevi gerçek aşkı bulmanın oyunu. Sözün özü, izleyenler geçmişte bugünü bulacaklar.

                                                                ___________________________

Söyleşi: Berrin KARAKAŞ

Fotoğraf: Serkan ŞENTÜRK

 

(967 – 6 Nisan 2006)

12.04.06

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.