|
Terör, yine geleceğe yönelik umutlarımızın karşısına bir
duvar gibi dikildi.
Saldırılar, hem insanlarımızı hem daha iyi bir ülke kurma
hayallerimizi öldürüyor. Bir türlü yakayı sıyıramadığımız korku ve güvensizlik,
bizi yeniden etkisi altına alıyor.
Alman düşünür Jurgen Habermas, “Tehlikenin belirsizliği,
terörizmin özüdür” diyor. Terörün yarattığı tekinsiz ortam, dehşeti sistematik
hale getirerek, yaşamın her alanını yeniden düzenliyor. Demokratikleşme,
kalkınma çabaları, yerini ışık hızıyla bir ‘muz cumhuriyeti’ görüntüsüne
bırakabiliyor. Seçimlerin ertelenmesi, askeri darbe olasılıkları gündelik sohbet
konularımız.
PKK, Soğuk Savaş’ın bitmesi ve 10 yıl önce Abdullah
Öcalan’ın yakalanmasıyla gücünü büyük ölçüde kaybetti. Askeri yenilginin yanı
sıra, Türkiye’deki demokratik reformlar, PKK’nın varlığını tehdit ediyordu.
Rıdvan Akar, örgütün son dönemdeki mayın taktiğinin aslında bir umutsuzluk
göstergesi olduğunu yazdı.
Terörün en sert vurduğu bölge, Güneydoğu. Zengin kaynakları
ve tarihi mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olan bu bölge, terör
yüzünden gün yüzü görmüyor. Tempo muhabiri Güçlü Özgan, seçim öncesi, “Çözüm
ne?” sorusunun yanıtını Diyarbakır sokaklarında aradı.
İyi haftalar.
|