|
Gidenlerin ardından
|
|
|
|
|
|
|
23 yıldır
sürüyormuş terör. Oysa tarih kadar eskidir insanın insanı öldürmesi. Yine de
direniyor, kanıksayamıyor 'insan' bazı şeyleri. Mesela, ölen oğlunu,
''Ne zahmetlerle büyütüyoruz... Ne çilelerle... Nazlı, nazlı...'' diye
hatırlayan anneyi... Hamallık yaparak, annesine, iki yetim kardeşine bakan
22 yaşındaki Çoşkun'u... ''Bu son görevim. Bayramdan sonra sizinleyim''
diyen Kasım'ı... Şehit annesine, oğlunun öldüğünü bildirmekle
görevlendirilen ama yapamayan, '' O yaralandı'' diyen vicdanlı askeri...
Bayram için annesinden baklava ve börek isteyen Caner'i... Gazetecilere,
''Ben kalp hastasıyım, bana bir şey sormayın'' diyen şehit amcasını...
''Şırnak dağları batsın, yerle bir olsun. Başka kuzular ölmesin, başka
analar ağlamasın'' diye ağıt yakan anayı... Ve Bayram'ın, ''Hep gariban
çocukları ölüyor!'' diyen dedesini... Her ölüm, geride kalan bizleri de
hayattan bir adım uzaklaştırıyor. Böyle bir dünyada, böyle bir çağda yaşamaktan
utandırıyor. Hâlâ karanlık çağlarda... Hani 'herkes yaşama hakkına
sahipti!''
|
11.10.07
|
|
|