Tempo Online

 
SON DAKİKA
Küresel Isınma : Avrupa Uzay Ajansı, buzulların kapladığı alanın uydudan ölçümlerin başladığı 1978'den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa'dan Büyük Okyanus'a kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu   Irak : Irak'taki radikal Şii lideri Mukteda Sadr'a bağlı siyasi hareket, Şii koalisyon hükümetinden çekilme kararı aldı   Turizm : Antalya'ya hava yoluyla gelen turist sayısının 6 milyona yaklaştığı bildirildi   Afganistan : İngiltere, Taliban'ın Afganistan'daki İngiliz askerlerine saldırılarda Çin yapımı silahlar kullandığını bildirerek, Çin'e şikayette bulundu   Secret : Rhonda Byrne'ın yazdığı ve dünyada çok satanlar arasında ilk sıralarda yer alan ''Secret (Sır)'' adlı kitap, Türkiye'de de 4 aydır okurların en çok tercih ettiği eser oldu  
Atatürk'ün Büyük Ortadoğu Projesi

Türkiye, bölgesel büyük güç rolünü gerektiği zaman oynamadı. Şimdiyse ABD, bölgede kendi senaryosunu hayata geçiriyor. Kürtler artık başrolde. Ama Türkiye'ye, hilafet modeliyle ılımlı İslam rolünü biçenler de var.
Göster

Adı İngilizce, kendi Türkçe olan Business News dergisinin son sayısında yayımlanan söyleşisinde Attilâ İlhan, Atatürk’ün bir ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ olduğunu iddia ediyor. Bunu da öncelikle Atatürk’ün daha 1920’de kendisine gelen Araplara, “Hele siz bir özgürlüğünüzü elde edin, sonra belki bir konfederasyon kurarız” sözlerine bağlıyor. Burada sözü edilen Araplar, Suriyelilerdir. Gerçekten de, Maraş’ın ve Antep’in kahramanca direnişini gören Suriyeliler, İngilizlerin Irak’ı da kapsayan Büyük Suriye’yi bölmeleri üzerine Sivas Kongresi sırasında Mustafa Kemal’e başvurmuşlardır.

Attilâ İlhan’a göre Atatürk, ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ni asla terk etmemiş. Ve ona göre, böyle olduğunun kanıtlarından biri de Musul meselesini hiç terk etmemiş olması. Zaten eski Osmanlı toprakları üzerinde hem Balkan Paktı’nı hem de Sadabad Paktı’nı kurmuş Atatürk. Yine İlhan’a göre, Ortadoğu’yu kontrol edemezsek başımızın derde gireceğini Atatürk bilmektedir; çünkü o, çok iyi bir erkan-ı harptir.

Attilâ İlhan’ın Atatürk’e atfettiği bu son cümlesine katılırım. Ortadoğu’yu kontrol edemezsek başımız derde girer. Burası tamam da sıra Atatürk’ün ‘Büyük Ortadoğu Projesi’ne gelince, insanın aklına şu soruyu sormak geliyor: Madem öyleydi, neden hem Balkan hem de Sadabad Paktı’nı kuran Atatürk, bir Ortadoğu Paktı kurmamıştır?

Aslında bu sorunun cevabını vermek çok zor değil. Bugün ABD’nin oynadığı rolü, o zaman İngiltere oynamaktadır. Atatürk, İngiltere’ye karşı Don Kişot rolüne düşmemiştir. Bir düşünceyi kafasından geçirmek başka, onu hayata geçirmek için adımlar atmak başka. Atatürk bu adımları atmamıştır, çünkü sahip olduğu büyük vizyon onun gerçekçi bir lider olmasına mani değildir.

OSMANLI'DAN ÖZAL'A BÜYÜK ORTADOĞU
Kuşkusuz tarihte ‘Büyük Ortadoğu’nun uygulayıcılarından biri de Osmanlı İmparatorluğu’dur. Cumhuriyet tarihimiz içindeyse Turgut Özal önce ‘Barış Suyu Projesi’ ile bu yönde adım atan lider oldu. Nasıl ki günümüzün Avrupa Birliği’nin temelinde savaş sanayiini oluşturan demir çelik endüstrilerini birleştiren Avrupa Demir Çelik Anlaşması vardır, suyun Ortadoğu’da ortak kullanımını düzenleyen bir sistem de bölge barışının ve kalıcı bir işbirliğinin temelini oluşturabilirdi. Ancak en başta Suudi Arapları bu fikre karşı çıktılar.
1. Körfez Savaşı sırasında Ortadoğu’da Türk-Kürt Federasyonu kurma fikrini de yine ‘Büyük Ortadoğu’ çerçevesinde ele alabileceğimiz bir fikir olarak düşünebiliriz.

VE GÜNÜMÜZ AHMAKLIKLARI
Türkiye, Ortadoğu'da lider konumuna oturabileceği tarihi bir fırsatı Irak Savaşı öncesinde meşhur tezkere, Meclis'inde reddedildiği gün kaçırdı. Tezkerenin reddinin sonuçlarına bakalım:
Irak'ın devlet başkanı Talabani'dir...
Irak'ın kuzeyini Barzani yönetmektedir... Kürtler, ABD'nin stratejik ortağıdır... Türklerin ABD ile stratejik ortaklığı sona ermiştir, olsa olsa gereken durumlar için bir stratejik işbirliğinden söz edilebilir... Türklerin Ortadoğu'da esamisi okunmamaktadır.

SAKALI ELE VEREN TÜRKİYE
Tezkerenin reddiyle ortaya çıkan durum, Türkiye'nin sakalı tamamıyla ele verdiğini gösteriyor. Kimse açıkça dile getirmese de biliyoruz ki ABD'nin Türkiye'ye karşı tavrı, "Dediklerimi yap, yoksa Kürtleri üzerine salarım"dır. Kürtler üzerinde de benzer bir baskı var. Amerika, havucu verdiği Kuzey Irak'taki Kürtleri de Türkiye sopasıyla hizaya sokuyor: "Dediklerimi yapmazsanız sizin hakkınızdan Türkler gelir!"

VE İSLAM DEMOKRASİSİ MODELİ
İşte böyle bir ortamda Amerika’nın Türkiye’ye giydirmek istediği bir de elbise var: İslam demokrasisi... Türkiye’deki rejim onların tabiriyle ‘ılımlı İslam’. Ah bir de halifemiz olsaydı... Ortadoğu’ya ve dünyanın geri kalan Müslüman ülkelerine uyan model budur!

İyi de bu ülke ılımlı İslam olmadan da model. Daha 1920’de Atatürk’ün kapısını aşındıranlar kimdi? Afgan Kralı, Atatürk’ü desteklemedi mi? İngilizler, Fransızlar sefarethanelerini Ankara’ya taşımamakta direnirken, Ankara’yı tanıyan ilk ülkeler hangileriydi? Avrasya’nın bütün Türk dilli ülkeleri, bugün gözünü Ankara’ya dikmiş değil mi?

Türkiye, Atatürk’ün liderliğindeyken Büyük Ortadoğu liderliğine soyunmadı. Bugün ise bunu yapmak için artık zaten çok geç. Ha belki bir şans tanır bize Amerika, şu meşhur ılımlı İslami demokrasi modeli elbiseyi sırtımıza geçirmemiz şartıyla...

23.06.05



[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.