|
|
Iwo Jima'dan Mektuplar
|
|
|
79. Oscar ödülleri, 25 Şubat gecesi açıklanıyor. Geçen sene ‘Çarpışma’nın
sürpriz yapabileceğini yazan, yanılmıyorsam iki yayın organından biriydi Tempo.
Ama bu sene Oscar ödüllerinin sonuçları tam bir muamma.
En iyi kadın oyuncu ödülünün favorisi Helen Mirren dışında hiçbir dalda
kesin bir şey söylemek mümkün görünmüyor. Adayların hepsi ödüle eşit mesafede
gibi duruyor.
Sanırım Kraliçe 2. Elizabeth rolüyle ödül Mirren’in olacak; ama ben son
günlerde bundan bile kuşkulanır oldum.
“Judi Dench neden olmasın?” diyorum mesela. O da 1999’dan beri adaylıkla
yetinmek zorunda kaldı. Oysa bayağı etkileyici performanslar sergiliyordu,
2002’de ‘Iris’ ve 2006’da ‘Mrs. Henderson Sunar’ filmlerinde. 2001’den beri dört
adaylığı var. Şimdi de ‘Notes on a Scandal’da canlandırdığı, emekli olmak üzere
olan mütehakkim kız kurusu öğretmen rolüyle güçlü bir aday.
En iyi film dalında, güncel politik konularıyla ‘Babil’ ve ‘Iwo Jima'dan
Mektuplar’ öne çıkıyor, yarış onların arasında olacak gibi geliyor bana. Öte
yandan bir ailenin kızlarını güzellik kraliçesi yarışmasına sokmak için
Amerikan’ın bir ucundan diğerine otobüsle yaptıkları seyahati konu alan
komedi/drama ‘Little Miss Sunshine’ öteden beri şans verilen bir aday. Martin
Scorsese’nin imzasını taşıyan ‘Köstebek’ de öyle.
Bu beş film arasında şansını en az gördüğüm ‘The Queen’di. Ancak Miramax
şirketi, ‘Queen’ için devreye girip para dökmeye başlamış. 1999’da devreye girip
hiç favori görülmeyen ‘Âşık Shakespeare’in en iyi film dâhil 7 ödül almasını
sağlamışlardı.
Miramax’tan korkulur.
Ama bence yine de çekişme ‘Babil’le ‘Iwo Jima'dan Mektuplar’ arasında
olacak. Yönetmen ödülü de Martin Scorsese’ye gidecek gibi geliyor. Ama bu bir
tahmin mi? Yoksa gönlüm mü öyle istiyor, pek ayıramıyorum.
Yönetmen dalında adaylar Scorsese dışında ‘Babil’le Alejandro
Gonzales Inarritu; ‘Kraliçe’yle Stephen Frears; ‘United 93’le Paul Greengrass;
‘Iwo Jima'dan Mektuplar’la Clint Eastwood... Frears dışında ödüle hepsini eşit
mesafede görüyordum. Ama Miramax faktörünü dikkate alırsak ‘Frears’a da eşit
şans tanımak lazım.
Leonardo Di Caprio, Ryan Gosling, Peter O’Toole, Will Smith ve Forest
Whitaker arasında, bana ödül Uganda diktatörü Idi Amin’i oynayan Whitaker’a
gidecek gibi geliyor. Ama ‘Venus’ filminde, kendisinden elli yaş genç bir
kadının evine yerleşmesiyle, tüm hayatı değişen, ölümden korkan yaşlı aktör
rolüyle Peter O’Toole’un şansı da yüksek. 1962’de Arabistanlı Lawrence’tan
başlayarak bu sekizinci adaylığı. Bir Onur Ödülü var. 25 yıldan beri ilk kez
aday oluyor. Oscar ona giderse şaşırmam.
Bağımsız ‘Half Nelson’da, kendisini yakalayan öğrencisiyle özel bir
ilişki geliştiren uyuşturucu bağımlısı lise öğretmeni rolüyle Ryan Gosling de
sürpriz yapabilir.
‘İsimsiz Kahramanlar’, ‘Başkalarının Hayatı’, ‘Pan'ın Labirenti’,
‘Water’, ‘After The Wedding’in aday olduğu yabancı dilde film dalında bana
çekişme ‘Başkalarının Hayatı’yla ‘Pan'ın Labirenti’ arasında olacak gibi
geliyor. Ama diğer üç filmin şansı da yüksek. ‘İsimsiz Kahramanların’ alması da
beni hiç şaşırtmaz.
Gördüğünüz gibi sonuçlar tam bir muamma. Bulmaca, ödüllerin dağıtılacağı
Los Angeles’la aramızdaki saat farkı nedeniyle bizim için 26 Şubat Pazartesi
sabaha karşı çözülecek.
|