|
|
Yeşim Salkım
|
|
|
TEMPO: Proje size nasıl
geldi?
YEŞİM SALKIM:
Aslında önümüzdeki sezon için bir çalışma yapmak istiyorduk.
Ancak İpek Altıner arayıp ‘Casablanca’yı teklif ettiğinde hiç düşünmedim bile.
Belki konservatuvar yıllarından beri böyle bir düşüncem olduğundan, hemen kabul
ettim. “Keşke iyi bir müzikalde oynayabilsem” derdim hep. Benim de tam dingin
olduğum bir döneme denk geldi. Ekstralarımı kaçırırım, sahnemi etkiler gibi
dertlerimin olmadığı, müzikale konsantre olabileceğim bir dönem. Çok da güzel
oldu.
- Daha önce böyle bir sahne
deneyiminiz oldu mu?
Y.S.: Bu anlamda bir sahne deneyimim
yok. Ama Şakir Gürzumar yönetiminde Okan Bayülgen’le ‘Atları da Vururlar’ adlı
oyun için dört ay ön çalışma yapmıştım.
- Sahnede patron sizsiniz,
oysa tiyatroda bir yönetmeniniz var. Çabuk adapte oldunuz
mu?
Y.S.: Siz burada hiç kimseye
patronluk yapamazsınız. Buraya geldiğinizde, bu işin bilinciyle geliyorsunuz.
Karşınızdaki insanın konumunu biliyorsunuz, ters davranışta bulunmak biraz
cahillik olur; aksi takdirde çekip gideceksiniz, şarkı söylemeye devam
edeceksiniz. Ben hiç rahatsızlık duymadım. Tiyatro konusunda çok amatörüm. Önce
yönetmenimin, sonra ekipteki arkadaşlarımın yardımını alıyorum. Çoğu, sahne
üzerinde oyunculuk ve müzikal deneyimi olan insanlar. Oldukça şanslı olduğumu
düşünüyorum. İlk filmim ‘Eşkıya’da Türkiye’nin en iyi yönetmeniyle ve önemli iki
oyuncusuyla oynadım. ‘Şarkıcı’ filminde de iyi oyuncularla çalıştım. Hep bilen
insanların yanında oldum.
...
Devamı Bu Hafta
Tempo'da
Ragıp ERTUĞRUL
(1003 – 22 Şubat 2007)
|