Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Tiyatro / Ragıp Ertuğrul
Bu düğünün tasarımcısı Brecht

Çoğunluğunu, ilk profesyonel sahne deneyimlerini yaşayan genç oyuncuların oluşturduğu ekip, Brecht'in ölümünün 50. yılı anısına, yazarın 'Küçük Burjuva Düğünü' adlı oyununu sahneliyor

Oyun, adından da anlaşılacağı üzere günümüzde ‘sonradangörme’ olarak tanımladığımız küçük burjuva insanlarının birkaç saatini konu alıyor. Bir düğün sofrası toplanan gelin-damat-aile ve yakın dostlarının içi boş; ama yaşama bakışları ve yükledikleri anlamlar üzerine bize oldukça fazla ipucu veren sohbetlerine tanık oluyoruz.

Bizler de bir nevi o düğünün misafirleriyiz aslında. Kendinizi de o sofranın bir yerine oturtabilirsiniz. Brecht’in oyunları, toplumun birebir yansımasıdır aslında, tabii fark edene. Oyuncuların her biri sahne sıcaklığına sahip. Ancak eserin kolay bir oyun olmadığını belirtmek gerek. Ve bu zorluğun altından kalkabilmek için bütün karakterlere eşit performans sergilemek düşüyor.

 

Deniz Celiloğlu ve Berk Yaygın’ın oyunculukları ekip içinde olumlu yönde fark ediliyor. Rollerini yaparken esnek ve bununla birlikte kontrollü bir tavır içindeler. Sahnelemeye gelince... Karakter tahlillerinin yeterince yapıldığını göremiyoruz. Oyun kişilerini karikatürize etmek, usta ellerin elinde içeriği zenginleştirdiği gibi, yeterince deneyimi olmayan yönetmenler için de bir tuzak oluşturur. Metnin arkasındaki derinlik, kahkahalar arasında kaybolup gidiverir.

Oysa Brecht usta gerçekleri sadece müstehzi bir gülüşün arkasına saklayıvermiştir. Reji alanında uzmanlaşacak altyapıya sahip olmayan oyuncu arkadaşların yönetmenlik denemeleri ancak ‘mezuniyet oyunu’ klasmanında değerlendirilebilir.

 

Dekor uygulamasını başarılı bulurken, kostüm tasarımında ‘yap yakıştır, tak takıştır’ yaklaşımı gördüm. Çiğdem Erken’in müziklerinin oyunun temposuna yeteri katkıyı sağladığını ve iyi icra edildiğini belirtmek gerek.

 

Artık afiş ve broşürlerde çevirenin adı olmadığı zaman ‘Çevirmenin Adı Yok’ kampanyamız çerçevesinde deşifre edeceğim. Keza bu oyunun broşüründe de yönetmen, koreografi namına pek de bir aksiyon olmamasına rağmen dans koreografiye kendi adını ikinci kez yazmış. Oysa çevirenin adından eser yok. Oyunun farklı bir dildeki yaratıcısı olan çevirmenleri unutturmayacağız.

Magnum Fotoğrafları ile Türkiye

Dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarından Magnum Photos’un Türkiye ile ilgili fotoğrafları ilk kez İstanbul Modern’de açılan sergide bir araya getiriliyor. Sergide, Magnum Photos’un dünya çapında tanınmış 16 usta fotoğrafçısının ülkemize çeşitli açılardan bakan çalışmalarının yanı sıra 60. yılını kutlayan Magnum Photos’un koleksiyonundan geniş bir seçki ve yayınlar da yer alıyor. Serginin eş küratörlüğünü Engin Özendes ve Diane Dufour üstleniyor.

 

Özendes sergide, Türkiye gerçeklerine farklı yorumlar getiren eserlerin yanı sıra bir şerit halinde akıp giden tarih içinde, dünya fotoğrafının kilometre taşı olmuş eserlerin de yer aldığına dikkat çekiyor. Sergide, Robert Capa, Erich Lessing, Costa Manos, Ara Güler, Gilles Peress, Leonard Freed, Abbas, Alex Webb, Nikos Economopoulos, Gueorgui Pinkhassov, Bruno Barbey, Jim Goldberg, Antoine d’Agata, Paolo Pellegrin, Martin Parr ve Harry Gruyaert’ın toplam 205 fotoğrafı yer alıyor. Sergi 20 Mayıs 2007’ye kadar açık kalacak.




'Yarın Oynadı Bile'

Performans sanatı etrafında toplanabilecek her türlü sanat aktivitesini bünyesinde barındıran bir sanatçı girişimi Galata Perform, 'Performans Zamanı 07' isimli bir etkinlik düzenliyor. Etkinliiğin amacı, 'performans' kavramını irdelemek ve kavrama farklı yaklaşımları ortaya çıkarmak. 7 Mart'a kadar sürecek etkinlikte İspanya, Sırbistan, Avusturya, İsrail ve elbette memleketimizden yaratıcı kişilikler yapıtlarını sunacaklar. İlk performans 26 Şubat saat 19:00'da Mustafa Kaplan'ın dans performans konusu çerçevesinde hazırladığı, 'Mavi' adlı kısa dans filmi ve Sevi Algan'ın yorumladığı solo dans performans 'Yarın Oynadı Bile'

Bu umarsızlık nereye kadar?

Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkımı yine gündemde. AKM konusu, gerek Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın oturup ciddi bir basın toplantısı ile planını, programını açıklamaması, gerekse sivil toplum kuruluşlarının protesto bildirileriyle tam bir yılan hikâyesine döndü. AKM’nin yıkılıp, yerine içinde opera, tiyatro ve sergi salonları olan bir kültür kompleksi mi yapılacağı, yoksa işyerleri, sinemalar ve mağazaların olduğu, araya bir de konser salonunun sıkıştırıldığı bir ticaret merkezi mi oluşturulacağı bakanlık tarafından en kısa zamanda açıklanmalı. Sanatçıları ve aydınları bu kadar umursamamak olmaz.

 

12 ödülden sonra ilk kişisel sergisi

Genç ressamlardan Mustafa Orkun Müftüoğlu ilk kişisel sergisiyle Kanat Beyazıt Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Müftüoğlu’nun eserlerinde ayrıntılı bir betimleme, hikâyesel bir anlatım, hareket anının öncesine ve sonrasına bir yolculuğa davet eden figürler ağırlıklı. Yarışmalar için hazırladığı eserlerle şimdiye kadar 12 ödül kazanan ressamın sergisi 19 Mart’a kadar Nişantaşı’ndaki galeride izlenebilir.

27.02.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.