Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Perde Arkası / Çiğdem Kömürcüoğlu
Sınırdan kovulurken Hollywood'dan girdiler

Hepimiz Amerika'ya girmeye çalışırken, sınırda sürek avı misali kovalanıp geri döndürülmeye çalışılan Meksikalılarla ilgili en az bir-iki film görmüşsünüzdür bugüne kadar.

Nitekim bu sene 7 dalda Oscar adayı olan, iç içe geçen dört öyküden oluşan Babil’in bir hikâyesi bu konudaydı.


Ama sınırdan kovulan Meksikalılar, Amerika’ya Hollywood’dan girmeyi başardılar ve kaleyi içerden fethe koyuldular.


25 Şubat Pazar günü dağıtılan Oscar ödüllerinin en çarpıcı yanlarından biri, son yıllarda ‘Paramparça Aşklar Köpekler’, ‘21 Gram’ gibi çarpıcı filmlerle dünya sinemasında varlıklarını fena halde hissettiren Meksikalı sinemacıların, 19 adaylıkla 79. Oscar ödüllerine vurdukları damgaydı.

 

‘Babil’in yönetmeni Alejandro Gonzales Inarritu, “Bu yalnızca Meksika sineması için değil, tüm dünya sinemacıları için bir kutlamadır. En iyi film ve yönetmen dalında Oscar’a aday olan ilk Meksikalı yönetmen olmaktan gurur duyuyorum” diyordu.


Guillermo Del Toro’nun yönettiği ‘Pan'ın Labirenti’, sanat yönetimi, görüntü, makyaj dalında aldığı üç ödülle, ‘Köstebek’in ardından en çok Oscar alan ikinci film oldu.Alfonso Cuaron’un ‘Children Of Men/Son Umut’ filmi ise en iyi görüntü, en iyi kurgu ve en iyi uyarlama senaryo dalında adaydı.

 

Oscar adaylıkları ve aldıkları ödüller bir yana, sözü edilen bu üç film; günümüz dünyasında iletişimsizliği konu alan ‘Babil’, 40’lı yıllarda İspanya’daki Franco diktatörlüğünün baskı ve terörünü fantastik bir masala paralel olarak anlatan ‘Pan'ın Labirenti’ ve 2027’de üretim gücü sona ermiş gezegenimizin olağanüstü bir tablosunu çizen ‘Son Umut’, 2006’nın en iyi filmleri arasında çoktan yerlerini aldılar. Dünyada hem sinemaseverler hem eleştirmenlerden övgüler aldılar.

 

İngiliz oyuncuların Akademi üyeleri için hep ayrı bir yeri vardır. Son yıllarda Russell Crowe, Guy Pearce, Nicole Kidman, Cate Blanchett gibi Avustralyalı oyuncular kendilerini Hollywood’da kabul ettirdiler. Ama bu olay, Avustralya sineması çerçevesinde değil, daha ziyade bu yetenekli karizmatik oyuncuların kendilerini kabul ettirmeleri şeklinde ortaya çıktı. Yeni Zelanda’dan çıkıp gelen ‘Yüzüklerin Efendisi’ serisinin yönetmeni Peter Jackson da öyle.

 

Ama bu sene birey birey sinemacılardan değil, bir ülke sinemasından, Meksika sinemasından söz ediyoruz.

 

Bu da tesadüfi değil. Meksika devriminin hızıyla başlangıç tarihi 20. yüzyılın başlarına giden Meksika sineması, 40’larda altın yıllarını yaşıyor. Cantinflas olarak tanınan Mario Moreno’nun “Meksika’nın Charlie Chaplin’i” olarak ünü ülke sınırlarının dışına taşıyor. Dramatik rollerin aranılan oyuncusu Dolores Del Rio da yine dünya çapında üne kavuşuyor.

 

Doksanlardan itibaren de yeni Meksika sineması dünyada kendisine yer açmaya başlıyor. Salma Hayek, Gael Garcia Bernal dünya çapında iş yapan oyuncular. Eşleriyle kol kola poz veren, Guillermo del Toro, Alfonso Cuaron ve Alejandro Gonzales Inarritu’nun yukarıdaki fotoğrafına baktıkça, ne diyeyim, iç geçirip darısı başımıza diyorum sadece.

  Dikkat! 

 

Duvak’ı atlamayın

Bugünlerde sinemalarda boş yok. ‘İskoçya'nın Son Kralı’, ‘Skandal’, ‘Kraliçe’, ‘Umudunu Kaybetme’, ‘Iwo Jima'dan Mektuplar’, ‘Kanlı Elmas’ gibi Oscar ödüllü ya da adayı filmler bir yandan. ‘Polis’, ‘Beynelmilel’, ‘Adem'in Trenleri’ gibi ilginç Türk filmleri bir yandan. Her zevke uygun film var sinemalarımızda.

 

Ama bu arada gözlerden kaçmasını hiç istemediğim ‘Duvak/Peinted Veil’ filmine dikkatinizi çekmek istiyorum. Naomi Watts ve Edward Norton’un hem yapımcılığını üstlenip hem de harika performanslar sergilediği ‘Duvak’, Somerset Maugham’ın romanından 3. kez sinemaya uyarlandı. 1920’lerde İngiltere’de başlayıp Çin’e uzanan olağanüstü bir aşk ve insan öyküsü anlatıyor. Atlamayın.

 Setlerden  Setlerden    Setlerden

 

Hannibal olacak

xXx/Hızlı ve Öfkeli filminde, kasları kuvvetli, dünyayı kurtarmaya soyunan bir ajan olarak izlediğimiz Vin Diesel, şimdi de ünlü Kartaca Komutanı Hannibal olarak Roma’ya saldırmaya hazırlanıyor. ‘Hannibal, The Conqueror’ projesini hayata geçirmek için uzun süredir epey çaba harcayan Diesel, Hannibal rolünü oynamasının yanı sıra filmi de yönetecek. 2008’de gösterime girmesi planlanan filmi İspanya’da çekmeye hazırlanan Vin Diesel, İ.Ö. 3. yüzyılda fillerin sırtında Alpleri geçmeye çalışan Hannibal’ı canlandırabilmek için file binmeyi bile öğreniyor.



Kayıp nişanlı

Shirley MacLaine, 74 yaşına rağmen setlerden kopmayan, izlemekten hâlâ keyif aldığımız bir oyuncu. Oyunculuğu kadar kendi iç dünyasına yaptığı yolculuklar ve yazdığı kitaplar da ünlü. “Yaş almanın en iyi yanı, eskiden üç gün üzüldüğüm şeye artık yalnızca 15 dakika üzülmem” gibi ilginç hayat felsefeleri olan MacLaine epeydir sinemalardan uzaktı. Onu 2007’de ‘Closing The Ring’ adlı romantik dramada izleyeceğiz. İkinci Dünya Savaşı yılları. İrlanda’da uçağı düşen bir Amerikalı savaş pilotu, ölmek üzereyken parmağındaki yüzüğü kendisini kurtarmaya gelenlerden birine verir. Amerika’daki sevgilisine geri vermesini ister. Yıllar sonra genç bir adam, yüzüğün sahibini aramak için Amerika’ya gelir.



Haberler….Haberler.....Haberler

 

* Nürnberg’de düzenlenen 12. Türkiye Almanya Film Festivali’nde Almanya ve Türkiye’den 12 film yarışıyor. Türkiye’den ‘Takva’, ‘Kader’, ‘Beyza'nın Kadınları’, ‘İklimler’, ‘Beş Vakit’ gibi filmlerin yarıştığı, 18 Mart’ta sona erecek festivalde ‘Eve Dönüş’ ve ‘Çinliler Geliyor’ filmlerinin de uluslararası prömiyerleri yapılacak.

 

* Gerard Depardieu ile Daniel Auteuil’in Parisli yoz polisleri oynadığı ‘36 Numara’ adlı polisiye filmin Amerikan versiyonunun çekimlerine bu yıl sonuna doğru New York’ta başlanacak. Filmde iki dedektifi George Clooney ile Robert De Niro canlandıracak.

 

* İFSAK 28. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda en iyi kurmaca film ödülünü ‘Ukde’ adlı filmiyle İlker Özdemir aldı. En iyi belgesel video ödülü ‘Yollar Çimen Bağladı’ filmiyle Arzu Köksal’a gitti.

14.03.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.