|
İspanya’da 40’lı yılların ortalarında, faşist Franco diktatörlüğünün
karanlık dünyasıyla, masal dünyasını başarıyla iç içe geçiren, üç Oscar ödüllü,
olağanüstü bir fantastik, dramatik, gerilim. Meksikalı yönetmen Guillermo Del
Toro’nun imzasını taşıyan ‘Pan'ın Labirenti’, beklendiği gibi, Yabancı Dilde
Film Oscar’ını alamadı. Ancak en iyi makyaj, sanat yönetimi ve görüntü
dallarında aldığı üç ödülle, dört Oscarlı Martin Scorsese’nin ‘Köstebek’inden
sonra, en çok Oscar alan ikinci film oldu. Bu da yabancı bir film açısından,
Oscar’larda şu ana kadar görülmemiş bir başarı.
Bayağı sert ve karanlık bir film ‘Pan'ın Labirenti’. Guillermo Del
Toro’nun büyük başarısı, kurduğu fantastik dünyaya bizi inandırması. Bu konuda
İspanyol sinemasının güçlü oyuncuları Maribel Verdu, Ariadna Gil, Sergio Lopez
de Meksikalı yönetmene yardımcı oluyorlar.
1944 yılı. İspanya’nın kuzeyinde, Allah’ın unuttuğu bir ormanın kenarında
bir askeri garnizon. Franco diktatörlüğü, ülkenin üzerine kara bir bulut gibi
çökmüş. Ormandaki komünist partizanlarla, Franco’nun faşist askerleri arasında
sürekli çatışma var.
Garnizonun sadist denecek kadar acımasız, aşırı disiplinli komutanı
Yüzbaşı Vidal (Sergio Lopez), doğuma çok az bir süre kala, hamile karısı Carmen
(Ariadna Gil) ile on yaşlarındaki üvey kızı Ofelia’yı (Ivana Baguero) yanına
aldırır. Yüzbaşı, oğlan olacağına emin olduğu çocuğun yanında doğmasını
istemektedir. Ancak yolculuk Carmen’in ve karnındaki bebeğin hayatını tehlikeye
atar. Ofelia, annesinin yeniden evlenmesinden hiç memnun değildir. Buna bir de
onu kaybetme korkusu eklenince iyice Yüzbaşı’dan nefret eder. Yüzbaşı da elinden
kitap düşmeyen, peri masallarına meraklı küçük kızı düşman görmektedir.
Yüzbaşı ve garnizon yaşamı, Ofelia’nın hayatını karartırken, bir gece
odasına gelen peri, onu evin arka bahçesindeki esrarengiz Pan’ın Labirenti’ne
götürür. Pan adlı yaratık, Ofelia’ya aslında bir prenses olduğunu ancak üç
korkunç işi başararak asaletini kanıtlaması gerektiğini söyler. Aksi halde
gerçek babasını, yani Kral’ı hiç göremeyecektir.
Bu arada faşist askerlerle komünist partizanlar arasında
çarpışmalar hızlanır. Yüzbaşı Vidal, çok yakınında birinin partizanlara yardımcı
olduğunu fark eder. Vidal’ın kuşkulandığı kişiler arasında her işini gören güzel
Mersedes (Maribel Verdu), doktor ve Ofelia da
vardır.
Korkuların
yönetmeni
‘Pan'ın Labirenti’, Franco diktatörlüğü döneminin katı gerçeklerine
dayanmak için yarattığı fantezi dünyasına sığınan küçük bir kızın öyküsü.
Çocukların göğüslemeye hazır olmadıkları ya da hoşlanmadıkları gerçeklerden
nasıl kaçtıklarını sergileyen film, yetişkinlere unuttukları bir dünyayı,
fantezilerin dünyasını anımsatıyor.
Hollywood’un son yıllarda dışarıdan ithal ettiği en önemli
yönetmenlerden, Meksikalı Guillermo del Toro, ‘Hellboy’, ‘Blade 2’ ve ‘Mimic’
gibi gözalıcı aksiyon, korku, gerilim filmlerine imza attıktan sonra ‘Pan'ın
Labirenti’ projesine hayat verdi. Görsel atmosferi övgüler ve ödüller alan film,
İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna denk gelen günlerde geçen bir fantastik
yolculuğun öyküsü. Ne kadar yetişkin olursak olalım, hepimizin fanteziler
dünyasına ihtiyacı var. Oldukça sert yapısıyla çocuklar için değil, yetişkinler
için bir film ‘Pan'ın Labirenti’. Kaçırmayın.
El Laberinto del Fauno
Yön. Guillermo Del
Toro
Oyn. Ivana Baguero,
Ariadna Gil
Dağ. Bir Film
Drama-Fantezi-Gerilim
|