Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Sinema / Kara Kitap / Çiğdem Kömürcüoğlu
Düşmanla aynı yatakta

Hollanda'nın Nazi zulmü altında inlediği savaşın son günleri. Genç güzel Yahudi şarkıcıya Alman istihbarat subayını baştan çıkarma görevi verilir

İkinci Dünya Savaşı, sadece 20. yüzyıla değil, dünya tarihine damgasını vuran muazzam bir olay. O nedenle, insanoğlunun hem en yüce, en kutsal hem en aşağılık, en karanlık yüzüne ayna tutan bu olaydan, sinemanın vazgeçebilmesi imkânsız. “Tamam, her şey anlatıldı artık” derken, bakıyorsunuz, o dönemle ilgili hiç beklenmedik bir film çıkageliyor. 

 

‘Temel İçgüdü’nün yönetmeni Paul Verhoeven’in imzasını taşıyan ‘Kara Kitap’, Rusların Berlin’e yürüdüğü savaşın son aylarında, hâlâ Nazi zulmü altında inleyen Hollanda’da geçen, destansı, dramatik bir gerilim ve aşk filmi. “Yönetmen Verhoeven’in başyapıtı” diye nitelendirilen film, Hollanda’nın Oscar adayıydı. Yabancı Dilde Film dalında son beş aday arasına girmeyi başardı.

 

15 yaşında Auschwisz’de hayatını yitiren Anne Frank’ın ülkesi Hollanda, aslında müttefik kuvvetlerin, Normandiya Çıkarması öncesinde İngiliz Başbakanı Winston Churchill tarafından oyun alanı haline dönüştürülmüş bir ülke.

 

Churchill, Alman ordusunun esas kuvvetlerini Normandiya’dan uzak tutmak amacıyla, müttefik çıkarmasının Manş Denizi’nin en dar yeri olan, Fransa’nın kuzeyindeki Calais’ye ya da Hollanda’ya yapılacağına, Hitler’i ve Alman komutasını inandırmak için olağanüstü bir dezenformasyon kampanyası yürütüyor. Bu nedenle çok sayıda direnişçinin, hatta Hollanda ve Fransa’nın kuzeyine malzeme taşıyan pilotların Nazilerin eline düşmesine ve direniş hareketine Gestapo’nun sızmasına göz yumuluyor. Hatta Gestapo öylesine her şeyi kontrol eder hale geliyor ki, sonunda Hollanda’da direnişi yeniden örgütlemek için Belçika’dan, Hollanda’ya kimseyle ilişkisi olmayan kişiler gönderiliyor.

 

Gerçek olay ve kişilerden yola çıkan ‘Kara Kitap’, tüm ailesi Naziler tarafından katledildikten sonra direnişçilerle Naziler arasında kıran kırana süren mücadeleye katılan genç, güzel bir şantözün etrafında dönüyor. Film, 1956 yılında İsrail’de, bir Kibutz’da başlıyor. Turist kafilesi içinde bir kadının kendisini Hollanda’dan Ellis olarak hatırlaması üzerine Rachel, anılar denizinde 1944 yılının o karanlık günlerine dönüyor.

 

Rachel, Hollandalı zengin bir Yahudi ailenin kızı. Ailesi, çok sayıda zengin aile gibi mallarını, mücevherlerini, paralarını, güvendikleri bir Hollandalı avukata emanet edip saklanıyor. Kaçış umudu doğunca, 30-40 Yahudi, yanlarına olabildiğince mücevher ve para alıp bir tekneye biniyorlar. Aslında bu kaçış planı, bir tuzak. Naziler tekneyi durdurup herkesi kurşunluyorlar. Sadece, denize atlayan Rachel kaçmayı başarıyor. Tüm ailesinin öldürülmesi üzerine kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan genç kadın, direniş hareketiyle bağ kuruyor.

 

Yüksek rütbeli bir SS istihbarat subayını baştan çıkarmakla görevlendiriliyor. Nazilerle direnişçiler arasında müthiş bir kedi fare oyunu sürerken, direnişçiler arasında bir hain olduğu ortaya çıkıyor.

 

Rachel’i oynayan Carice Van Houten, bir yandan güzelliğiyle göz alırken, bir yandan da Hollanda’da ödülleri topluyor. Alman istihbarat subayını oynayan Sebastian Koch, bu sene Yabancı Dilde Film Oscar’ını alan ‘Başkalarının Hayatı’nda Doğu Alman yazar rolüyle dikkatleri çekti. Özellikle bu tür filmleri seviyorsanız, kaçırmayın. Gerçek olaylardan esinlenildiğini de unutmayın.

                  Black Book

 

Yön. Paul Verhoeven

Oyn. Carice van Houten, Sebastian Koch, Thom Hoffman

Dağ. Özen Film

 

                  Drama-Savaş

18.04.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.