|
Borsacı Yener Kaya’nın sır ölümü, Nesim Malki’ye ait olduğu
iddia edilen paraların akıbeti, Abdi İpekçi cinayetindeki esrar perdesi ve son
30 yılda yaşanan olayların perde arkası… Gazeteci Faruk Mercan, kitabın
önsözünde medya tarih ilişkisini şöyle anlatıyor: “Gazetecilerin, tarihin
taslağını yazar kişiler olduğu söylenir. Şüphesiz bu tarih taslağının en önemli
parçalarından biri, başroldeki bu aktörleri konuşturmaktır. İşte bu
kitap, son yılların çok önemli 100 cıvarında
aktörüyle yapılan konuşmalardan ve bu konuşmaların etrafında yapılan
araştırmalardan oluşuyor.”
Kitabın “Çevik Bir’in deviremediği başkan” başlıklı ilk
bölümünde Büyük Kulüp’ün Başkanı Duran Akbulut’un öyküsü var. 2002 yılındaki
seçimlerde, Akbulut’un karşısında yer alan listede 28 Şubat’ın mimarlarından
emekli Orgeneral Çevik Bir de vardı. O seçimlerde, kulislerde, devletin Türkbank
ihalesi sanık olarak yargılanan Duran Akbulut’u devirmek istediği
fısıldanıyordu.
2002 yılındaki seçimlerde ise aynı Çevik Bir, Duran
Akbulut’un yanında yer aldı. Mercan, Türkiye’nin çok önemli kişilerinin üye
olduğu bu kulübün tarihini anlatırken, 2010’a kadar kulübün başkanlığında
kalacak olan Akbulut’la yaptığı ilginç söyleşiyi de aktarıyor.
“Onlar Başroldeydi” sıradan bir
söyleşi kitabının çok ötesine geçiyor. Mercan, söyleşi yaptığı kişileri yıllar
içinde izliyor, onlarla ilgili bilgileri toparladıktan sonra ortaya sadece
kişinin değil, dahil olduğu olayların da portresini çıkarıyor.
Faruk Mercan’ın söyleşi yaptığı kişiler arasında, “konuşma
burada bitmiştir” diyerek teybi kapattıran tek bir kişi var: 1990’lı yılların
Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcısı Nusret Demiral. Demiral’ı kızdıran
soru ise, 1988-1994 yıllarında işlenen yabancı diplomatlara yönelik suikastlarla
ilgili. Kitapta, bu suikastların perde arkası anlatılıyor.
Susurluk Prensleri; Apolet, Kılıç ve İktidar; Niso; Boğazın
Şövalyesi kitaplarının yazarı Faruk Mercan’ın
son kitabı önemli olaylar ve o olayların aktörleri üzerine derin, incelikli
araştırmalardan oluşuyor.
Felsefeye Giriş
Kısa ve sade bir dille önemli filozoflar ve karşılaştırmalı
olarak felsefe… Yazar felsefeyi anlatmak için üç dönem belirliyor: Antik Çağ,
Klasik Çağ, Çağdaş Dönem. Ancak yazar François Dagognet, bu üç dönem hakkında
okuru uyarıyor: “Bunlar birbirinden o denli ayrı, hatta nedenlerini daha sonra
göreceğimiz gibi birbirine o denli karşıt ki, hepsine birden felsefe denmemeli.”
Felsefeyi bir savaş alanı olarak nitelendiren yazar, Platon’dan Jean Paul
Sartre’a kadar uzanan incelemesinin ardından, kendisini “yüzeysel” olmakla
suçlayacak olanlara karyı da hazırlıklı.
Kitabın sonuç bölümünde şöyle bir karşı saldırı var:
“Soruları ve eleştirileri yanıtlamadan önce fazla oyalanmadan hemen suçlayıcı
bir konuma geçiyorum ve şunu söylemeye dek vardırıyorum işi: Kendini bir
bilgiçliğe kaptıran felsefe tarihçisi, ne tarihçi olarak ne de filozof olarak
tanınmayı hak etmez.”
Büyük Filozoflar ve Felsefeleri
|