Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
OCEANS'S 13
Bir yaz akşamı kokteyli

'OCEAN' serisinin yaz akşamları içilen mükemmel bir aperatife benzetilebilecek bir şıklığı ve seksapeli var. Üçüncü filmde, Las Vegas'a dönen hırsız takımı, ağzınızda, meyve aromasından vanilyaya kadar harika tatlar bırakacak

Buzlarınızı bardağa doldurun. Bütün iyi yeraltı hikâyeleri gibi, bu da içkilerle alakalı bir film. James Bond, Smirnoff içerdi; Danny Ocean (George Clooney) ise martini tutkunu. Kırılmış buz üstünde servis edilen sade bir içkiden köpüklü meyve suyu karışımına kadar o, iyi bir aperatifin simgelediği her şeyi içinde barındırıyor. Bu karışıma bir de zarlar, Zippolar ve konfeti gibi saçılan para şıngırtıları eklendi mi, bu filmin bir günaha davet olduğunu söylemeden geçmek olmaz.

 

Serinin üçüncü filmiyle beyazperdenin en havalı çetesi, hırsızlar şehrine geri dönüyor. Ancak bu kez karşılarında Al Pacino’nun canlandırdığı, en az onlar kadar havalı bir hırsız Willie Banks ve onun tiril tiril kumarhanesi ‘Banka’ var. Ocean ve takımı, herkesten çalınabileceğine inanıyor olabilir ama artık kendilerinden de çalınabileceğini öğrenmek üzereler.

 

Günah kasada kalır

 

Danny Ocean’ın eski dostu Ruben Tischkoff (Eliot Gould) büyük bir hata sonucu Las Vegas’ın en kurnaz işadamı Willie Banks’le beraber bir otel projesine ortak olmuştur. Kimse Banks’e güvenmese de Ruben’in nedenleri vardır; çünkü ne de olsa Sinatra’nın elini sıkacak kadar yaşlı, son ikisi kalmıştır. Ne yazık ki, Sinatra’yla el sıkışılacağını, ancak şeytanla iş yapılmayacağını çok yakında öğrenecek ve Las Vegas’ın ortasında bir günah tapınağı gibi yükselen Bank (Banka) adlı otel bittikten sonra kazançtan pay almak şöyle dursun, tekmeyi yediği gibi kapının önüne konulacaktır. Üstüne üstlük Bank, altı ay içinde Las Vegas’ın en çok para basan oteli olur ve kasası tüm hırsızların gözlerinde küçük elmaslar gibi parıldamaya başlar. 

 

Zarlar atılır, bir makasın iki kolu kadar ayrılmaz olan Ocean ve Rusty Ryan (Brad Pitt) çeteyi toplar. Bu kez yaşlı ustalarının intikamını almak için hırsızlık yapacaklardır. Hırsızlar lordu Willy Banks ve onun müstehcen denecek kadar bol para basan otelinden en çok yaka silkenlerden biri de Ocean’ın ezeli düşmanı Terry Benedict’tir (Andy Garcia). Düşmanımın düşmanı dostumdur hesabı, Ocean ve Benedict bu kez güçlerini birleştirirler. Hedefleri, Banks’i en acıyan yerinden vurmak ve hem paralarını çalıp hem gururuyla neşesini yerle bir etmektir.

 

Ama bir caz kedisi kadar hayatından memnun yaşayan Ocean ve çetesinin, patilerini koydukları yere dikkat etmeleri gerek. Çünkü karşılarındaki, bir zamanlar, “Ben her zaman doğruyu söylerim, yalan söylediğimde bile” repliğini etmiş ve gelmiş geçmiş en büyük mafya patronlarını canlandırmış bir Al Pacino ve onun tehlikeli kaplanı Ellen Barkin.

 

Sodenberg, bu filminde, çalmak konusunda biraz abartmış ve ‘Baba’ filminden de bir iki sahne araklamış. Bilindiği gibi Andy Garcia ve Al Pacino, daha önce ‘Godfather 3’ filminde beraber rol almışlardı. Bu, sadece başlangıç. Ocean’ın çetesinden tanıdığımız Virgil ve Turk Malloy kardeşlerin ismini unutmayın. İlk Godfather filminde Al Pacino’nun bir restoranda öldürdüğü gangsterin adı da Virgil ‘the Turk’ Solazzo. Turk’ü canlandıran Scott Caan ise ‘Baba’ filminde Sonny Corleone’yi canlandıran James Caan’ın oğlu.



             OCEAN'S THIRTEEN

Yönetmen Steven Soderbergh
Oyuncular George Clooney, Brad Pitt, Al Pacino, Andy Garcia

            Dağıtımcı Warner Bros.

13.06.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.