Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
COOL KULİS
Kapılar açılır, Evanescence saçılır

Özellikle genç kızların hayranlığını kazanmış Evanescence, 24 Haziran'da Kuruçeşme Arena'da. ''Gözlere siyah kalemler çekilsin, yollara düşülsün'' hareketi öncesi, bu 'karanlık' grubu biraz aydınlatalım dedik

Evanescence, son durum itibariyle Terry Balsamo, Troy McLawhorn, Will Hunt, Amy Lee ve Tim McCord’dan oluşsa da, pek çokları için Evanescence demek, gruba sesi ve piyanosuyla katkıda bulunan solist Amy Lee demektir. Ve de Amy Lee, kadın gotik vokalli rock grupları denince akla gelen biricik isimlerdendir.

 

İlk Evanescence albümünün çıkışı 2000 yılına denk gelse de, kendilerinin dünya çapında çok çok sevilmeleri, ‘Fallen’ albümündeki ‘Bring Me To Life’ın, ‘Korkusuz’ (Daredevil) filminin soundtrack’ine girmesi ile vuku bulmuştur. Bu arada ‘Fallen’ın Evanescence’in kısa tarihindeki en şanslı albüm olduğunu belirtelim. Billboard listelerinde tam 43 hafta ilk 10’da kalarak altı platin plak ödülünün sahibi olan albüm sonrası grup, 2003 Fusion Tour’da headliner’dı. Bütün Kuzey Amerika’yı dolandıkları tur sonrası Amy Lee, Amerikalı genç hanımların gönlüne bir nevi stil ikonu olarak yerleşti. Bu arada, kıyafetlerinin çoğunu kendisinin tasarladığını da belirtelim burada.

 

Şiddetle beklenen Evanescence’in yolunun İstanbul’a düşmesinin sebebi, son albümleri ‘The Open Door’ sonrasında çıktıkları turne. 2006 tarihli albüm, sadece ABD’de bir haftada 500 bin satarak grubu şereflendirdi. Albümün bir özelliği de, grubun eski gitaristi Ben Moody’nin olmayışı. Kendisi, bir başka asi genç hanım Avril Lavigne’in yanına transfer oldu. Bu değişiklik de, son albümde etkisini gösteriyormuş, fanların söylediğine göre. Fan demişken, eminiz ki konserde bol bol anneleri, babaları yanında küçük hanımlar ve de beyler olacak. Bu sebeple ebeveynlere de konser öncesi bu yazıyı okumaları tavsiye edilir. Hani çocuklarla en azından bir ‘The Door Open’ muhabbeti yapılsın diye.

24 Haziran Pazar
Saat: 21.00
Biletler: 90 - 175 YTL.

Yunan barlarında 24:00’ten sonra

 

Fabrica’nın ‘Açık Gözler’ sergisi sebebiyle davet edildiğimiz Milano’da, bir küçük UNİCEF şeklinde küçük bir İtalyan restoranında, pek çok memleketten gazeteci, takılmaktayız. Hiçbir mekânda sigara içilmiyor bu memlekette. Esasen iyi bir şey. Neyse, sigara içen gazeteciler olarak bahçede toplanmış tütmekte iken, ‘Cive Cive Pakistan’ misali herkes memleketini anlatıyor. Biz çılgın Türkler, maalesef Avrupalı arkadaşlar arasında Kürtlere, Ermenilere ve de Rumlara çok fena davranan barbarlarız hâlâ. Bir tek Sırplar ve Hırvatlar anladı bizi topluluk içinde. Etnik çeşitlilik kaosunu yakinen bildiklerinden elbet. Bu arada çok akıllı insanlarmış. Pek sevdik kendilerini.

 

Birtakım gençler, bahçedeki biz Türklere yüklenirken yine; ‘raki-kebap-şiş’ üçlemesi kurtardı memleketi. Brüksel’den bir arkadaş, anlat anlat bitiremedi Yakup’un mezelerini. Zaten İtalya’da içimiz dışımız karbonhidrata boğuldu. Pasta (İtalyanca makarna demek) da pasta şeklinde bir mönü ve bende İtalyanca, “Basta da basta” (Yeter de yeter) şeklinde bir tepki. Neyse, bütün ‘faşistliğimiz’den yemeklerimizin güzelliğiyle bir mertebe yükselmişken, şen şakrak bir genç hanım girdi bahçeye. “Türkler kim burada?” diye sordu. “Aman” dedim, “Ne olacak, tokat mı atacak?” Meğerse kendisi Yunanistan’dan bir arkadaşımız imiş.

 

İki hafta önce İstanbul’a gelip hayran kalmış da, bizleri görmek, sevmek istemiş. Müzikten demlendiğim köşeciğimde bunları anlattım, ama finali müzikle yapacağım. Yunanistan’da barlar, gece yarısından sonra paso Türkçe çalıyorlarmış. Kısaca, Yunanistan’da 24:00 sonrası, Türk popundan seslere geçer imiş. Daha fazla popçu yatırımı yapılsın oralara diye yazdım.

 

Hava alalım biraz

 

Sevdiğim gruplardan Air de İstanbul ziyareti için hazırlanmakta. Elektronik müziğin Fransız halli ikilisi Air, 24 Temmuz'da Turkcell Kuruçeşme Arena'da. Bu arkadaşların müziğinde yüce karizma Serge Gainsbourg’ün de etkisi büyüktür. Ruhu şad olsun, pek çok insanı etkilemiş Gainsbourg’ün üzerine Air havası da pek güzel bir etkileşim. Bu arada, geçen sene yayımlanan Serge babanın kızı Charlotte Gainsbourg’ün albümü ‘5:55’in de prodüktörlüğünü yaptı kendileri. Sevindirdi ziyaret haberleri bizi.

20.06.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.