|
|
Sertab Erener
|
|
|
- Eskiden 100. yıllar
kutlanıyordu. Şimdi ise 10. , 15. yıllar. Bunun sebebi nedir?
Bilmem.
Kutlamak istedim. Yaptırımlar dünyasında yaşamıyoruz. Tamamen kendi içimden
gelen bir karar.
- Neyi
kutluyoruz?
Burada
15 diye bir rakam var ama ben bugüne kadar yaptıklarımı sahne üzerinde bir
öyküyle anlatmak istedim. Hayattan ne anlıyorum, yaşam felsefem nedir? Bütün
bunları şarkılarla kurgulayarak güzel bir şov hazırladık. Daha sonra da bir DVD
olarak canlı performans şeklinde sunmak istiyorum.
-Bir insanın sizi en
kederlendiren huyu suyu nedir acaba?
Kendini bilmemesi, kendinden
uzak olması, başka biriymiş gibi davranması. Kendine acı
çektirmesi
-Peki bunun tam tersi?
Bilgeliğini görmek çok heyecanlandırıyor beni. O insandan alacağım bir
şey var mı diye çok heyecan duyuyorum.
- Bilgelik ne
demek?
Bilgelik
insanlığın biraz üzerine çıkmak demek. Aydınlanmak demek. Kendine ve olaylara
dışarıdan objektif şekilde bakmak demek. Kendini kendinden ayırmak demek. Bu çok
derin bir konu tabii… Ama olabildiğince açıklamaya
çalışıyorum.
- Siz genel olarak
hayatı bu sakinlik içinde yaşayabiliyor
musunuz?
Evet.
Aynen öyle. Sakin, mutlu ve huzurluyum. Hiçbir şeye kızgın değilim ve hiç bir
şeyden pişmanlık duymuyorum.
- Nasıl oluyor
bu?
Oluyor
işte. Çalışınca oluyor.
- Neden pişmanlık
duymamak üzerinde çalıştınız?
Pişmanlık duymak mutluluk getirmiyor çünkü. Ben hayatımı
mutlu bir şekilde geçirmeye çalışıyorum. Mutluluğa giden yollar vardır ve pişman
olacağın şeyleri yapmamak da bunlardan biridir. Pişman olacağın şeyleri
yapmamayı baştan çözersen pişman olmazsın. Ya da bunu bir sınav veya ders olarak
tanımlayabilirsin. Ben yanılsamalarımı pişmanlık olarak değerlendirmiyorum.
iHiç bHiçb
- Kariyeriniz veya
hayatınızla ilgili herhangi bir şeyi değiştirmek istemezdiniz o
zaman…
Aynen
öyle. Kendimle ilgili çok şeyi değiştirdim ama bu bir süreç. Ve şu an üzerinde
çalıştığım şeyler var. “Erdim ben” diyemem elbette. Değişim sonsuz.
- Bundan sonrası?
Ben her
günü yeni bir gün kabul edip, taptaze yaşamaya çalışıyorum. Risk almayı
seviyorum. Güven ortamlarından haz almam. Çünkü güven ortamı insanın
yaratıcılığını öldürür. Güvenler bulma ihtiyacı korku kaynaklıdır. Korkarak
mutlu olunamıyor. Bunların hepsini kendi var oluşunla ilgili birer sıçrama
olarak görebilirsin. Kendini geliştirmekle ilgili. Müziği de bunun bir aracı
olarak görüyorum.
- Müziğe gelmişken…
Sesinizin hiç ihtiyacı olmadığı halde şarkı söylerken ‘bağırıyor’ olmanız şarkı
söylemenize dair en sık duyduğum eleştiri…
Valla
eleştiri eleştiridir, ama bu benim değiştirmeye çalışacağım bir konu değil. Ben
zaten şarkı söylemek ile bağırmak kelimesinin yan yana gelebileceğine de
inanmıyorum. Bunun eğitimini aldım… Ben bu bağırmak denen şey için altı yedi yıl
eğitim aldım ki –onlara göre- ‘bağırabileyim’ Ama eleştiriler beni pek
ilgilendirmez, çünkü bu bir bakış
açısı. Dinlemesinler beni o zaman.
- En sık kullandığınız
kelime veya cümle nedir?
“Her şey
olur.” Ne düşünüyorsam onu yaşadığımı düşünüyorum. Bütün yaşantım hayallerimin
kurguları. Bunu deneyimlemek çok enteresan bir güç sağlıyor. O yüzden niyetimin
tam olduğu her şeyin zaten olduğunu düşünüyorum. “Güç bende” diye
düşünüyorum.
_______________________
Seda ARICIOĞLU
(1028 – 16 Ağustos 2007)
|