Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Uçurum da sana bakıyor

Açık Radyo Yayın Yönetmeni ve Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Ömer Madra, iklim değişikliği konusunda yoğun bir bilgilendirme kampanyası yürütüyor. Madra, son olarak, Üç Ekoloji Dergisi Editörü Ümit Şahin ile bir nehir söyleşi kitabı yayımladı. Madra'nın kitabına göre, 'uçurumun kenarındayız'...

Ömer Madra
Ömer Madra

- Çevre konusunda geri dönülmez noktayı aştık mı?

Kitabın son cümlesini başta söylemek de mümkün. James Hansen’den alıntıyla, “İklim sisteminin eşik noktasında, uçurumun kenarında duruyoruz. Bu eşiğin ötesinde kurtuluş yoktur” diyor. Ben de bir cümle ekliyorum buna: “Bunun seçimi tamamen kendi elimizde.” Kitap da uçuruma bakmakta olduğumuz ve uçurumun da bize bakmakta olduğu gerçeğini anlatıyor.

 

- Ne yapmalı?

Üç boyutta ele alabiliriz. Bireysel boyutta mütevazı bir yaşam sürdürmek. Toplu taşımayı daha çok kullanmak, binaların yalıtımını güçlendirmek, ampulleri değiştirmek, elektrikli aletleri ‘stand by’ konumunda bırakmamak, su tasarrufu yapmak, az uçağa binmek, az tüketmek, organik ürünler tüketmek gibi... Aslında herkesin düşünebileceği şeyleri yapmalıyız. Ama bu yetmez. Bireysel olarak işin altında kalkamayız. İkinci olarak, şirketler ve çeşitli birey gruplarının yapabilecekleri şeyler var. Üçüncü ve esas olarak da hükümetler, hem ulusal hem uluslararası planda işbirliği halinde çalışmalı. Fosil yakıtların sağladığı rahat hayattan vazgeçmeliyiz. Hükümetlerdeki sınırsız büyüme fikriyatı son bulmalı. Bu yüzden hem şirketler hem hükümetler hem de hiçbir şey yapmayan insanlar olarak sorumluyuz. Sorumlu olmayan tek grup, doğmamış kuşaklar ve yoksullar. Büyük ihtimalle işlenen suçun ceremesini de onlar çekecek.

 

- Fakirler dediniz. Peki, zenginler kurtulur mu felaketlerden?

Felaketi geciktirebilecekler sadece. Ama zenginler de okkanın altına gidecek eninde sonunda.

 

- En başta ne yapılmalı?

Öncelik sıralaması yok. Önlemleri aynı anda ve büyük bir hızla almak zorundayız. Bu tüketim seviyeleriyle yaşar ve “Böyle gelmiş böyle gider” senaryosunu devam ettirirsek, on yılımız bile olmayabilir.

 

- Diyelim böyle devam ettik. Ne olur on yıl sonra?

O zaman dünyadan değil, başka bir gezegenden bahsediyor olacağız.

 

- Çevreci ürünler hayli pahalı. Bu, organik ürünlere ilgiyi azaltıyor olabilir mi?

Bu, inkâr mekanizmasının çalıştırılması. Gidin İstanbul Bomonti’deki organik ürünler pazarına. Aman aman pahalı değil. İnsanların bir bölümü bırakın protestoyu, alıştıkları hayat tarzlarından vazgeçmeyi istemiyor. Tüketimi kısmak yerine, kredi kartı borçlarıyla boğuşmayı göze alıyorlar.

 

- Türkiye’de kamuoyu meselenin ciddiyetinin farkında mı?

‘Türkiye, Kyoto'yu İmzala’ kampanyasına 170 bin imza toplandı ve Meclis’e gönderildi. Bu, hoş bir şey. Geleceklerine sahip çıkan insanlar da var. 8 Aralık’ta da dünyanın çeşitli ülkelerinde iklim değişikliğine karşı bir uluslararası yürüyüş olacak. Yeterli mi? Hiç yoktan iyidir.

                                                          _______________________

Enis TAYMAN

 

(1029 – 23 Ağustos 2007)

31.08.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.