|
İspanya kraliyet ressamı Francisco Goya, 1796 yılında
kezzapla bakırı oyarak ‘Los
Caprichos’ adını verdiği seksen tane gravür baskı yapmıştı. ‘Kaprisler’ olarak tercüme edilebilen bu
baskılarda Goya, yönetici sınıfın cehaleti ve beceriksizlikleriyle alay ediyor
ve aklın, batıl inançların karşısında çöküşünü gözler önüne seriyordu. Bu
baskılar, Roma’dan Meksika’ya kadar her yerde satışa çıkartılmışlardı.
Engizisyon rahipleri, “İşte insanlar bizi böyle görüyorlar!” diye
hayıflanadursunlar, Los Caprichos,
bir yüzyıl sonra ortaya çıkacak Modernizm akımının öncü eseri olmuştu.
Aynı dönemde engizisyon mahkemeleri ve zindanları,
cehennemin yeryüzüne kurduğu elçilik binalarını andırıyordu. Kapısından bir
girenin bir daha geri dönmediği, yaşamla ölüm arasına gerilmiş ıstırap
kaleleriydi. İçerisi acı içinde çığlıklar atan, akıllarını kaybetmiş, yamuk
yumuk insanlar ve onların işkencecileriyle doluydu. “O devirde yaşamak
istemezdim” diyorsanız bir de bunu filmin yönetmeni Milos Forman’a sorun. O
size, karanlık zamanların ve işkencelerin henüz son bulmadığını söyleyecektir.
Goya’nın Hayaletleri, günümüzü andırıyor. Engizisyon, sorgulanamaz otoritesini
korumak için insanların kalbine korkuyu yerleştiriyor
Müstehcen kötülük
Film, mum ışığında karanlık bir masanın etrafında toplanmış
engizisyon rahipleriyle açılıyor. İspanya’yı demir bir yumrukla yöneten din
adamları, birbirlerini onaylayan bakışlar atıyorlar. Evet, kendi bildikleri
doğruyu herkese kabul ettirmeleri gerek. Bunun için kullandıkları metotlar ise
çok acımasız: Gözlemleme, alıkoyma ve işkence.
Kibar bir yapmacıklıkla konuşan rahiplerden Lorenzo,
Goya’ya kendi portresini yapması için para veriyor. Bu sırada tabloların
arasında gördüğü, melekleri andıran Ines’in güzelliğinden etkileniyor. Kızın
tavernada yavru bir domuzu yemeyi reddetmesiyle Yahudi olduğunu öne sürerek, onu
engizisyon binasına çağırıyor. Soruşturmaya alınan ve işkenceye maruz kalan
Ines, acıyı durdurmak için ‘günahını’ itiraf ediyor. Sonunda güzel kadın Madrid
zindanlarına atılıyor.
Bu sırada Napolyon, işgal ettiği İspanya’da engizisyona
darbe indiriyor ve soylular yerlerinden oluyor. Film, Goya’nın Los
Caprichos’larından karelerle devam ediyor. Bir yanda zindanlarda çürüyen
melekler kadar güzel bir kız, öte yanda Forman’ın sözleriyle, “Demokrasi
tohumlarını yanlış toprağa eken” Napolyon.
Ines’i kurtarmak için artık çok geç. Akıllardaysa tek bir
soru asılı kalıyor: Sanat geri kalanları kurtarabilir mi?
GOYA’NIN HAYALETLERİ
Goya’s Ghosts
Yönetmen: Milos Forman
Oyuncular: Natalie Portman, Javier Bardem, Stellan
Skarsgard
|