Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Sinema / Goya'nın Hayaletleri
Yeraltından Tablolar

Grotesk saray ahvali, pislik içindeki ucubelerle dolu zindanlar, cehennemi andıran engizisyon işkenceleri, açık saçık çığlıkların atıldığı tavernalar ve bunların arasında sendeleyerek yürüyen hayaletler. 1700'lerin sonunda Goya'nın gözlerinden yansıyan İspanya, bir elem tablosunu andırıyor

İspanya kraliyet ressamı Francisco Goya, 1796 yılında kezzapla bakırı oyarak ‘Los Caprichos’ adını verdiği seksen tane gravür baskı yapmıştı. ‘Kaprisler’ olarak tercüme edilebilen bu baskılarda Goya, yönetici sınıfın cehaleti ve beceriksizlikleriyle alay ediyor ve aklın, batıl inançların karşısında çöküşünü gözler önüne seriyordu. Bu baskılar, Roma’dan Meksika’ya kadar her yerde satışa çıkartılmışlardı. Engizisyon rahipleri, “İşte insanlar bizi böyle görüyorlar!” diye hayıflanadursunlar, Los Caprichos, bir yüzyıl sonra ortaya çıkacak Modernizm akımının öncü eseri olmuştu.

 

Aynı dönemde engizisyon mahkemeleri ve zindanları, cehennemin yeryüzüne kurduğu elçilik binalarını andırıyordu. Kapısından bir girenin bir daha geri dönmediği, yaşamla ölüm arasına gerilmiş ıstırap kaleleriydi. İçerisi acı içinde çığlıklar atan, akıllarını kaybetmiş, yamuk yumuk insanlar ve onların işkencecileriyle doluydu. “O devirde yaşamak istemezdim” diyorsanız bir de bunu filmin yönetmeni Milos Forman’a sorun. O size, karanlık zamanların ve işkencelerin henüz son bulmadığını söyleyecektir. Goya’nın Hayaletleri, günümüzü andırıyor. Engizisyon, sorgulanamaz otoritesini korumak için insanların kalbine korkuyu yerleştiriyor

 

Müstehcen kötülük

 

Film, mum ışığında karanlık bir masanın etrafında toplanmış engizisyon rahipleriyle açılıyor. İspanya’yı demir bir yumrukla yöneten din adamları, birbirlerini onaylayan bakışlar atıyorlar. Evet, kendi bildikleri doğruyu herkese kabul ettirmeleri gerek. Bunun için kullandıkları metotlar ise çok acımasız: Gözlemleme, alıkoyma ve işkence.

 

Kibar bir yapmacıklıkla konuşan rahiplerden Lorenzo, Goya’ya kendi portresini yapması için para veriyor. Bu sırada tabloların arasında gördüğü, melekleri andıran Ines’in güzelliğinden etkileniyor. Kızın tavernada yavru bir domuzu yemeyi reddetmesiyle Yahudi olduğunu öne sürerek, onu engizisyon binasına çağırıyor. Soruşturmaya alınan ve işkenceye maruz kalan Ines, acıyı durdurmak için ‘günahını’ itiraf ediyor. Sonunda güzel kadın Madrid zindanlarına atılıyor.

 

Bu sırada Napolyon, işgal ettiği İspanya’da engizisyona darbe indiriyor ve soylular yerlerinden oluyor. Film, Goya’nın Los Caprichos’larından karelerle devam ediyor. Bir yanda zindanlarda çürüyen melekler kadar güzel bir kız, öte yanda Forman’ın sözleriyle, “Demokrasi tohumlarını yanlış toprağa eken” Napolyon.

 

Ines’i kurtarmak için artık çok geç. Akıllardaysa tek bir soru asılı kalıyor: Sanat geri kalanları kurtarabilir mi?

GOYA’NIN HAYALETLERİ

 

              Goya’s Ghosts

              Yönetmen: Milos Forman

Oyuncular: Natalie Portman, Javier Bardem, Stellan Skarsgard

20.09.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.