Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Marc Levy
''İzmir'de köklerimi buldum''

Fransız mimar Marc Levy, bir gün küçük oğluna bir öykü anlatmaya başladı. Sonra bu öyküyü 'Keşke Gerçek Olsa' isimli bir roman haline getirdi ve üç milyon sattı. Yazar, geçtiğimiz hafta, büyük dedesi Nesim Levi'nin yaptırdığı tarihi asansör ve bağışladığı hastane binasının 100. yılı için önce İzmir'e, sonra İstanbul'a geldi.

Marc Levy
Marc Levy

Tempo: Ailenizde dedeniz ile ilgili hikayeler anlatılır mıydı?

Marc Levy: Çok az. Üzerinden 100 yıl geçmişti. İkinci Dünya Savaşı yaşanmıştı ve aile üyelerimden bazıları savaşta yok oldu. Ailemde anlatılan, sadece, dedemin İzmir’de bir asansör yaptırdığıydı, ama bunun kent için ne kadar önemli olduğunun farkında değildim.

 

T: Babanızın büyükbabasının yaptırdığı asansörü görmek nasıl bir duygu?

ML: Ailemin köklerini izlerken çok duygulandım. Ailemin öyle derin kökleri yok. Büyükanne ve büyükbabalarımı tanımadım. Hepsi İkinci Dünya Savaşı’nda, toplama kamplarında öldürülmüştü.

 

T: Romantik Fransız edebiyatının şampiyonu olduğunuz yazıyor. Öyle mi gerçekten?

ML: Böyle bir yarışma yok ki. Yapabildiğimin en iyisini yapmaya çalışıyorum.

 

T: Oğlunuza öykü anlatarak başladınız, sonra o öyküyü bir roman haline getirdiniz ve best-seller oldu. Loto kazanmış gibi hissettiniz mi kendinizi?

ML: Hayır. Oğluma öyküler anlatıyordum. Masal dinleyemeyecek kadar büyüdüğünde, ona bir gün nasıl bir adam olacağını hayal ettiğim öyküler anlatmaya başladım. Neden loto kazanmış gibi hissedeyim kendimi?

 

T: Çünkü kazandınız…

ML: Hâlâ nedenini bilmiyorum. Çok mutluyum tabii ki. Yedi roman yazdım ve hepsi de iyi sattı ama nedenini bilmiyorum.

 

T: Belki de sevdiler romanlarınızı…

ML: Evet, sevdiler. Şanslıydım. Ama ilk romanımdan sonra bu sevgilerini boşa çıkarmamak için çok çalıştım.

 

T: Bazı romanlarınız sinemaya aktarıldı. Kahramanlarınız ekrandayken ne hissediyorsunuz?

ML: Duygulanıyorum; ama karakterler ekranda genellikle yönetmenin onları gördüğü gibi. Bu özgürlüğün de yönetmene verilmesi gerektiğine inanıyorum.

 

T: Okurlardan gelen her e-postayı cevaplıyorsunuz. Nasıl vakit buluyorsunuz.

ML: Uçaklarda geçirdiğim zamanın çoğunu e-postaları cevaplamaya ayırıyorum.

 

T: Ne soruyorlar?

ML: Daha çok romanlarım üzerine. Yazma teknikleriyle ilgili soruları cevaplamıyorum. Edebiyat profesörü değilim.

 

T: Mimarsınız. Edebiyatla mimariyi karşılaştırabilir misiniz?

ML: Mimarla romancıyı karşılaştırabilirim. İkisi de bir malzemeden bir yapı, bir yaşam inşa eder.

 

T: Fransa, Amerika, şimdi de Londra’da yaşıyorsunuz. Neden Londra?

ML: İstanbul’u dışarıda tutarsak, tüm renkleri, tüm kültürleri bir arada bulacağım tek kent Londra’ydı.

 

T: Amerika’da bu renkleri bulamadınız mı?

Buldum. Amerikalıları ve Amerika’yı seviyorum ama Bush’un yönettiği bir ülkede yaşayamam. Umarım bir gün insanlığa karşı işlediği suçlardan yargılanır.


---------------------------------

Marc Levy’nin ‘Keşke Gerçek Olsa’, ‘Nerdesin’, ‘Sonsuzluk İçin Yedi Gün’, ‘Gelecek Sefere’ ve son olarak ilk romanının devamı olan ‘Sizi Tekrar Görmek’ Can Yayınları’nca Türkçe’ye kazandırıldı.

                                              _______________________

Nuray SOYSAL

Fotoğraf: Haydar ERÇİN

 

(1035 – 4 Ekim 2007)

15.10.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.