|
“İç çamaşırı. İç
çamaşırının ne olduğunu hatırlıyor
musun?”
Bruce Spence - Mad Max
2
Punk şarkıcısı Billy Idol, ‘White Wedding’ (Beyaz Düğün) adlı
şarkısında, bu dünyada güvenli hiçbir yer, saf hiçbir şey kalmadığından bahseder
ve küçük kız kardeşine tüfeği eline almasını önerir. Üzerine giydiği yırtık
pırtık kıyafetlerle, bir punk kralının kız kardeşi gibi görünen Alice, serinin
üçüncü filminde, bir kez daha Racoon Şehri’nin altındaki tesisin labirenti
andıran koridorlarından çıkıyor ve yukarıdaki yerle bir olmuş dünyaya ulaşmaya
çalışıyor.
Dövüş kıyafetlerini kuşanan (kırmızı elbise ve siyah çizmeler)
Alice’in, yeraltındaki odalardan birinde, daha filmin ilk dakikalarında öldüğüne
şahit oluyoruz ya da çok yanılıyoruz. Çünkü öldüğüne şahit olduğumuz Alice,
serinin önceki bölümünde bahsi geçen klonlama işleminin bir sonucu. Hatta
Umbrella şirketi adına çalışan bilim adamlarının elinde, üzerinde zalimce
deneyler yaptıkları bir oda dolusu Alice daha var.
Gerçek Alice ise Nevada Çölü’nde bir yerlerde saklanıyor ve balta
girmemiş ormanlarda ağaçları kesip yol açmak için kullanılan kesici bıçaklarla
zombileri avlıyor. Onun yeryüzünde gördükleri, kıyamet sonrası olabilecek her
şeyi içinde barındırıyor. Bildiğimiz dünya artık ölülerin dünyası olmuş.
Yaşayanları zombiye çeviren T-virüsü her yere yayılmış ve etraf, yürüyen ölüler,
derileri yüzülmüş gibi görünen köpekler ve kana susamış kargalarla kaynıyor.
Alice, onu bir kıyamet sonrası ikonu yapan kıyafetlerine gösterdiği özenden
vazgeçmiş değil. Jartiyeri andıran çoraplarını şortuna takmış ve saçlarını
kırpmış, motosikletiyle hem gerçek hem mecazi anlamlar barındıran savaşına devam
ediyor.
Dünyanın sonundaki
harita
Çölde, ‘Mad Max’ filmlerinden fırlamış gibi görünen bir konvoya rast
gelen Alice, onların zombi kargalarla savaşmasına yardım ettikten sonra,
aralarına katılıp Las Vegas’a doğru yola çıkıyor. Çölün ortasında, plastik
cerrahiden çıkmış gibi duran Las Vegas’ın, bir zombi kentine dönüşmüş olması
şaşırtıcı değil. Tüketimin başkentinde, aç gözlü canavarlardan başka kimse
yaşayamaz. Günahlar şehri, çöl kumunun içine gömülmüş. Ortaçağ şatoları,
Özgürlük Heykeli, Eiffel Kulesi ve Mısır piramitlerinin kopyaları, bu lanetli
dünyadan geriye kalanlar.
Çöken bir imparatorluktan kalan tek şeyin, sadece onun küçük bir
haritası olduğunun anlatıldığı Jorge Luis Borges’in, ‘On Exactitude in Science’
(Bilimde Kesinlik Üstüne) adlı masalında olduğu gibi, filmdeki Las Vegas,
kıyamet sonrası dünyadan geriye kalan turistik bir haritayı andırıyor. Bu
masalın da Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı Lewis Carroll’ın, başka bir
hikâyesine dayandığını söylemeden geçmeyelim.
Ölümcül Deney: İnsanlığın Sonu
Resident Evil 3: Extinction
Yönetmen: Russel Mulcahy
Oyuncular: Milla Jovovich, Ali
Larter
|