Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Ceza
''Okumam, düşünürüm''

MTV En İyi Türkiye Sanatçısı Ödülü'nü alan Ceza'nın, hayatta gittiği ilk konser, kendi konseri. Rap müziği ilk dinlediği yer TRT. Yazdığı ilk sözler savaşla ilgili. Ceza'ya göre, gençler rap yapıyor ama neye karşı olduklarını bilmiyorlar

Ceza
Ceza


Bugüne dek iki kez tatile çıkmış. 1999’da Kuşadası, 2005’te Bodrum: “25 yaşına kadar tatil yapmadın, bundan sonra gitsen ne olur, dedim. Ama iş için yurtdışına gittiğimde, kendimi iyi hissediyorum. Tek sorun, her seferinde beni odaya almaları, havaalanına girer girmez ırkçılık başlıyor. ‘Müslüman mısın?’ diye soruyorlar.”




TEMPO: Tebrikler. Ödülünüzü aldınız. Bu işi neden en iyi siz yapıyorsunuz?

CEZA: Birincisi, en eski benim. Aslında işin içinde bir rekabet var. Aslında ben ne desem boş. Çünkü dinleyici karar veriyor buna. Mecazi bir şey.

 

T.: Mecazi olarak ne anlama geliyor bu?

C.: Mecazi olarak şu: Albümleri en çok satan, Avrupa’da en çok konser veren, en çok film müziği yapan benim. Yerli yabancı 60’tan fazla sanatçıya düetim var. Avrupa’da iyi festivallere davet ediliyorum. Bu sene Ceza ismiyle 10’uncu yılımı doldurdum. Bu da bana müthiş bir özgüven veriyor.

 

T.: Bir problem yok yani.

C.: Var. Çünkü Türkiye’nin imkânları dâhilinde yapıyorum her şeyi. Her şey önyargıyla karşılanıyor. Ben Batı’ya çok fazla gittiğim için, ne kadar geride olduğumuzu görüyorum. Gençler mesela, rap yapıyorlar ama öyle garip ki, daha neye karşı olduklarını bile bilmiyorlar. Hiç kimseyi beğenmiyorlar mesela, ama bunun için de yaptıkları hiçbir şey yok. Bomboşlar tabiri caizse. Sadece şikâyet ediyorlar, eleştiriyorlar.

 

T.: Bu  rap müzik çok daha anlamlı bir sebeple çıkmamış mıydı ortaya?

C.: Barış için çıkmıştı. 1980’lerden sonra politik tavrını aldı, siyahların Amerikan hükümetine başkaldırısı haline geldi. Ama maalesef 1990’lardan sonra iş iyice ticari boyutlara geldi ve anlamını kaybetti biraz. Bu işin aslında komünist söylemlere ulaşan uzantıları bile var. Ama piyasa diğer tarafa yönlendiriliyor.

 

T.: Dil sorunu nasıl halloluyor? Sizi anlamıyorlar. Neden seviyorlar?

C.: Ben de anlamadığım dillerde rap çok dinliyorum. İlk dinlemeye başladığım müzik rock’tı mesela. Ama rap’i duyduğum anda kilitlendim. Neden bilmiyorum.

 

 T.: Mevlânâ’nın bir sözü vardır: “Kişi dilinin altında gizlidir.” Sizce bu ne demek?

C.: “Söz gümüşse sükût altındır” demişler ya, bence onunla alakalıdır. İnsan çok konuştuğu zaman arada mutlaka yanlış bir şeyler de çıkar ağzından. İncecik bir şey sizin amacınızı belli edebilir bence. Ağızdan kaçan bir detay, büyük kavgaların, küslüklerin sebebi olabiliyor. Çok konuşmak tehlikelidir.

 

T.: Siz epeyce konuşuyorsunuz, kendinizi sansürlemiyorsunuz değil mi?

C.: Aslında çok. Özellikle küfürlere dikkat ediyorum. Ama söylemek istediğim şeyleri doğrudan söylüyorum. Kimseden de bir tepki almadım.

 

T.: Başka türlü denetlenmiyorsunuz yani?

C.: Şöyle bir durum var. Türkiye’de eğer şikâyet gelirse kontrol altına alınıyor durum. Mesela Kültür Bakanlığı’na sözleri veriyorsunuz, bir de sözlerin ilk cümlelerini ayrıca veriyorsunuz. Muhtemelen ilk cümleye bakıp geçiyorlar. Tek tek sözleri okumuyorlar.

                                                     ________________________

Seda ARICIĞLU

Fotoğraf: Haydar ERÇİN

 

(1042 – 22 Kasım 2007)

01.12.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.