|
Rus İçişleri
Bakanı Nurgaliyev’e göre, SSCB döneminde güç kazanan büyük ve bölgesel bir suç
örgütü Vori V Zakone, (Hırsızlar Örgütü) Rusya’nın yüzde 10’unu kontrol ediyor.
Örgüt, daha çok uyuşturucu, silah kaçakçılığı, kumar, haraç ve en çok da kadın
ticaretinden para kazanıyor. Genç kızlar, iyi işlerde çalışma vaatleriyle Avrupa
ve Amerika’ya getiriliyorlar. Fakat pasaportlarına el konuyor ve genelevlerde
hapsediliyorlar. Araştırmalara göre, çalışmayı reddeden kızlar, gruplar halinde
toplanıp kendileri gibi kaçırılmış bir kadının öldürülmesine şahitlik
ettiriliyorlar.
Ve polise
başvurdukları takdirde, Rusya’daki ailelerinin öldürüleceği tehditleri altında
yaşamaya başlıyorlar. Şaraplar ve kadınlar, karanlık zindanlarda korunuyorlar.
Şaraplar ve kadınlar, değiş tokuş ettiriliyorlar. Şaraplar, yıllandıkça
değerleniyor. Genç kızlarınsa, yaşlandıkça fiyatları düşüyor. Bazıları
hayatlarına uyuşturucu bağımlısı olarak devam ediyor, bazıları öldürülüyor,
bazılarının organları yasa dışı organ pazarında satılıyor.
Londra’da bir
hastanede ebe olarak çalışan Anna (Naomi Watts), 14 yaşında, kolları şırınga
izleriyle dolu Tatiana’nın doğum sırasında ölümüne şahit oluyor ve hasta bebeğin
ailesini bulma umuduyla genç kızın eşyaları arasında gözüne çarpan bir günlüğü
alıp tercüme etmesi için Rus asıllı amcasına veriyor. “Ölülerden çalmaya ne
zaman başladın” diye soruyor amcası öfkeyle ve günlüğü tercüme etmeyi
reddediyor.
Anna da yardım
almak için sayfalar arasında bulduğu bir restoran kartının üstündeki adrese
gidiyor. Amcasının dolaylı olarak öngördüğü gibi hırsızlar örgütü Vori V
Zakone’ye bulaşması da böyle oluyor. Anna, başlangıçta kan kırmızısı duvarları
olan restoranın sahibi yaşlı Semyon’un acımasız bir mafya babası, hem de
Tatiana’nın ölümünden sorumlu olan adam olduğunu anlamıyor.
Kabil’in
işareti
“Bu dünyada
hiçbir şey doğruyu söylemek kadar zor değildir” der Dostoyevski, ‘Suç ve Ceza’
adlı romanında. Kendi sorunlarıyla boğuştuğu belli olan Anna, belki de bu yüzden
genellikle sessiz ve konuşmamayı tercih eden bir kadın. Onu çevreleyen Rus
mafyasıysa, vücutlarını kullanarak kendilerini ifade eden erkeklerden oluşuyor.
Öldürmek için kullandıkları silahlar ya da bıçağı nereye sapladıkları gibi
ayrıntıların hepsi bir mesaj içeriyor. Daha da ilginci, vücutlarındaki dövmeler.
Filmin en can alıcı sahnesi, mafyanın şoförü, gizemli Nikolai’ı canlandıran
Viggo Mortensen’in kıyafetlerini çıkardığı ve kendi hakkındaki tüm gerçeği
ortaya serdiği an meydana geliyor. Sırtını, yüzlerden, sembollerden, tarihlerden
ve daha bir sürü bilgiden oluşan dövmeler kaplıyor.
Rus
hapishanelerinde bir pasaport değerinde olan bu dövmeler ancak korkunç suçlar
işleyerek kazanılıyor. Cinayetler, tecavüzler...
Bu, bir
suçlunun var oluşunun izi. Ve orada bir hikâye anlatılıyor. Ama Nikolai’ın
dövmeler altında sakladığı başka bir hikâye daha var. Derisinin altına işlemiş
bir hikâye. Tıpkı Tatiana’nın günlüğüne yazdığı gibi: “Babam ben altı
yaşındayken öldü. Madenlerde çalışıyordu ve öldüğünde çoktan gömülmüştü. Hepimiz
orada gömülüyüz. Rus toprağının altında...”
Şark Vaatleri
Eastern
Promises
Yönetmen: David
Cronenberg
Oyuncular: Viggo Mortensen, Naomi Watts, Vincent
Cassel
|