Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
''Bilgiyi, ekmek gibi paylaşmak gerekir''

Ayşe Kulin, UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçiliği'ne atandı. Yıllardır, özellikle 'kızların eğitimi' konusundaki çalışmalarıyla gündeme gelen Kulin, 30 Kasım'da bu göreve getirildi

Ayşe Kulin
Ayşe Kulin


TEMPO: Tebrik ederiz. Sevindirici bir gelişme. Sizi iyi niyet elçiliğine kadar götüren yolu anlatır mısınız?

AYŞE KULİN: Turkcell’in sponsorluğunu yaptığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin muhteşem projesinin ‘Kardelenler’ kitabını yazdığım günden beri, kırsal alandaki çocukların eğitimiyle yakından ilgilenmekteydim. O kitabın yazılışı sırasında, eğitim eksikliğinin zararlarını yakından gördüm.


2002’den beri hiçbir ayrım gözetmeksizin, özellikle kız çocuklara eğitim veren her kuruluşu maddi ve manevi olarak desteklemeye başladım. ‘Kardelenler’ kitabımın telifi bir kuruşuna dokunulmadan bu projeye aktarılıyor. Ayrıca ‘Sevdalinka’nın Sırpça çevirisinin gelirini de Bosna Hersek’te bir çocuk bakımevine bırakmıştım. Sanırım beni seçenler, çocuk sağlığına ve eğitimine verdiğim önemin samimiyetine inandılar.

 

T.: Bundan sonra ne gibi çalışmalarınız olacak?

A.K.: UNICEF bünyesindeki çocuklara ve gençlere ilişkin çalışmalara katkıda bulunmaya devam edeceğim. Benden nasıl bir talepleri olur, henüz bilmiyorum.

 

T.: Bizler birey olarak ne gibi çalışmalara katılabiliriz?

A.K.: Ben imkânı olan her bir kişinin, Doğu kırsalında ya da şehir varoşunda yaşayan, yoksul ve okulsuz çocuklardan en az bir tanesinin elini tutması gerektiğine inanıyorum. Bu yardımları örgütlemeye hazır onlarca dernek ve kurum var. Okullar zengin semtlerde her çocuğa bir kardeş edinebilirler. Çocuklara pek az paralarla, mektuplarla, kitaplarla veya sadece telefon ederek, ilgilenerek sevgiyle ulaşabilirler. Biz, karanlıkta kalan çocuklarımızın her birinin elinden sıkıca tutmaz ve onları aydınlığa çekmezsek, yakında bir gün onlar bizi karanlığa çekecekler.

 

T.: Türkiye’nin birincil ihtiyaçları nedir?

A.K.: Beni konuyu abartmakla suçlayabilirsiniz, ama samimiyetle, ülkemin başat sorununun eğitim eksikliği olduğunu düşünüyorum. Kafaları Ortaçağ’a ayarlı bıraktığımız sürece, teknolojiyi istediğiniz kadar geliştirin, hiçbir işe yaramıyor.

 

T.: İyi niyet elçiliği hayatınızı nasıl değiştirecek?

A.K.: Birkaç yıldan beri zaten UNICEF adına okul yapma ve çocukları okullara yönlendirme kampanyalarına katılıyor, kişi ve kurumlara mektuplar yazıyordum. Aynı çalışmaları sürdürecek ve gerekirse tanıtım ve bağış toplamak için yurtiçinde gezilere çıkacağım.

 

T.: İyiliği nasıl tanımlıyorsunuz?

A.K.: İyilik bizim öz kültürümüzün bir parçası. Dinimizde ve geleneklerimizde önemli bir yeri var. Bizler, komşumuz açken, tok yatmaktan rahatsız olan bir toplumduk. Dinimizin, Müslümanları zekât ve fitre vermeye yönlendirmesi gerekmiyor mu? Ben zekât veren zengin hiç tanımadım. Bilgiyi de ekmeğimiz gibi paylaşmamız gerektiğine inanıyorum. İyiliği, varlığı, zamanı, bilgisi bolca olanın, olmayana gönül kırmadan vermeye gayret etmesidir diye düşünebilir miyiz?

                                              __________________

Seda ARICIOĞLU

 

(1044 – 6 Aralık 2007)

13.12.07

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.