Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Erotik Edebiyat
Çıplak kalemli kadınlar

Geride bıraktığımız yıl içinde yayımlanan erotik kitapların çoğu, kadın yazarların kaleminden çıktı. Bu kitaplardan bazılarının ışığında, erotik edebiyat ve kadın yazar ilişkisinin 21. yüzyıl itibariyle büründüğü çehreye bakmak istedik

Derimin derinlikleri

“Fahişelikle ilgili hatırladıklarım mı? Gecenin üçünde tükenmiş enerjimizi geri kazanmak için kızlarla beraber dondurma yediğimizi, ipeksi tenleriyle cılız, utangaç oğlanları, envayi çeşit penis kokusunu, kahkahaları, üzerimde debelenen kaba erkek bedenlerini hatırlıyorum... (...) Âşıktım. O eroin kullanıyordu. İğne, derimi aşıp, damarıma girerken, sadece o anlık bir eğlence içindeyim sanıyordum,. Oysa, en az adam kadar sevdim eroini. O kadar sevdim ki ondan ayrı kalmamak için kendimi satmaya başladım...”

 

Gözleri tamamen açık

“18 Ağustos. Paris, Jardins du Luxembourg Parkı. Kadın, bardaktan boşanırcasına yağan yağmura rağmen bankta oturan adamın yanına ilişir. Hiç konuşmadan otururlar bir süre. Sonra ansızın, sanki uzun zaman önce planlamışlar gibi kalkıp, parkın karşısındaki otele giderler. Birbirine hasret sevgililer gibi, kutsal anı sözlerle kirletmeden, sevişirler. Adam, kadının sevişirken gözlerini hiç kapatmadığını, tek isteğinin kocasını aldatmak olduğunu henüz bilmiyordur. Asla da öğrenmez.”

 

Kırmızı Başlıklı Kız

“Al yanaklı masal kahramanı, büyükannesinden çıkıp kendi evine giderken, yine derin ormanların içinden geçmek zorunda kalır. Orman demek, başka kurtlar, otların arasında kıvrıla kıvrıla ilerleyen yılanlar demektir... Bekâretini ondan alan yılanın onu hep seveceğine, büyükannesini yemiş olan kurtların kendisini bir daha acıtamayacaklarına inanmak ister. İçine kaç baltayla girilirse girilsin, ormanın orman kalacağını ne zaman öğrenecektir?”

 

Geçen hafta İtalya, 2007 yılı içinde yayımlanan bu üç kitabı konuşuyordu. En sonunda kadınlar, karanlık arzularından cesurca bahsedebiliyordu işte!  Yukarıda bahsettiğimiz ilk kitap, Kate Holden’a ait. ‘Derimin Altında’  Kate Holden, Kate adında ve yine yazar gibi Avustralyalı olan bir kadını anlatıyor. Parlak bir genç kadın, eroin bağımlısı olur ve alışkanlığını devam ettirmek için fahişelik yapmak zorunda kalırsa ne olur? Kate Holden, kendisiyle aynı adlı kahramanının hızla düştüğü yerden binbir zorlukla çıkışını irdeliyor. Genelevde diğer fahişelerin ve kendi yaşadıklarına gözlerini kaçırmadan inatla bakarak, gördüklerini adeta çizer gibi kâğıda dökerek çıkıyor derinlerden. Holden, bir ayna vazifesi görerek okuyucusuna olaya yakın bir röntgenci olma, böylelikle kendi tahlilini yapma imkânı veriyor. Ve işte mutlu son. Kate, bir zamanlar eroin bağımlısı ve fahişe olan yazar Kate Holden gibi bu kötü durumdan, onu yazarak kurtuluyor...

 

İkinci kitabımız, ‘Yağmur Arzuyu Öldürmez’. Kitabın yazarı Veronique Olmi, fiziksel ve ruhsal açıdan tükenmiş bir kadının hikâyesini anlatıyor. Kötü bir evlilik yaşayan kadın -büyük ihtimalle yazarın kendisi- hiç tanımadığı adamla, kendisini aldatan kocasından intikam almak için sevişiyordur aslında. Şimdi sıra ondadır ve ne yaptığını asla unutmamak için sevişme boyunca gözlerini kapatmaz. Uzun sevişmeden sonra, adam konuşmaya başlar. Acılarını bu esrarengiz kadına kusmak istiyordur ama kahramanımız bu duygusallığı son derece itici bulur. Nihayetinde herkes acı çekiyordur. Acıdan kaçış yoktur.

 

İyi kızlar cennete, kötü kızlar her yere gidiyorsa, Rosie Little gibi ne iyi ne kötü olan kızlar nereye gitmektedir? Danielle Wood’un ‘Rosie Little'ın Kızlar İçin Sakıncalı Masalları’ adlı kitabıyla cevap aradığı soru bu... Kurtlar, yılanlar, cadılar arasında yol almaya çalışan bir modern masal kahramanı, 21’inci yüzyılın Kırmızı Başlıklı Kız’ı. Rosie, bazı erkeklerin aslında kurt olduklarını, otların arasında kıvrıla kıvrıla ilerleyen yılanlardan sakınmak gerektiğini ve ancak masalların masalsı sonları olabileceğini biliyor. Ama o, kendi yarattığımız derin ormanlardan çıkmanın bir yolu olduğunu unutmayacak kadar sağlam biri.

 

Yazar, “Genç kızlara cinselliği anlatmak için yazılan tüm saçmalıklar sinirimi bozuyor, kahramanım Rosie Little bakireliğini son derece uygunsuz bir şekilde kaybetmesine rağmen yoluna devam etmeyi biliyor. Rosie, ne bir kurban, ne de edilgen bir prensestir” diyor. 34 yaşındaki Wood’un bir kız çocuğu var: “Onun ormanda kaybolmasına izin veremezdim. Bu yüzden yolculuğu sırasında ona kılavuzluk edecek bir kitap yazdım...”



İşte bu kitaplar 2007’nin kadın kalemlerinden çıkan ve ses getiren kitaplarıydı. Elbette kadın yazarlardan pek çok değişik hikâye okuduk. Ancak belki de yeni olan kadınların seksi ‘âşık oldukları’ adamla yaşayabilecekleri bir ruhsal birleşme gibi görmekten vazgeçmeleriydi. İntikam almak, eğlenmek için, seksten alacağı hazzı nasıl arttırabileceğini araştırmak için seks yapan kadınlar... Peki, bu kitaplar 21’inci yüzyılda ‘edebiyat eseri’ olarak anılabilir mi? ‘Cesurca’ yayımlanan bu eserler, birer günce olmaktan ileri gidebiliyorlar mı? Bu kitapların aslında yine kadınlar için yazılmış olmaları, edebiyattan değil de belki en sonunda sahip olabildikleri ifade özgürlüğünden bahsetmeyi kolaylaştırıyor.

 

Yazarlara sorduk

 

Adalet Ağaoğlu: “Yeter artık. Bana böyle şeyler sormayın. Kusura bakmayın, sorunuzu dinlemeyeceğim. Çünkü ben kadın yazar değilim. Ben bir yazarım. Aynı gün içinde o kadar çok tuhaf teklif aldım ki. Ne zaman beni arasalar, ya kadın yazarlarla ya da cinsellikle ilgili soru soruyorlar. Bıktım artık. Bunların hepsi magazinsel işler. Ben istediğim zaman, istediğim şeyi kendim yazarım.”

 

Pınar Kür: “Erotik edebiyatın cinsel duyguları okşayan bir şey olması gerekir. 21’inci yüzyıl itibariyle erotizm tanımı değişmiş olabilir. Artık şiddet, işkence üzerine yazılanlar çoğaldı. Ben de bu konuda çok zorluk yaşadım; ‘Asılacak Kadın’ erotik edebiyat eseri değildi. Kadınların cinsel ezilmesi üzerine bir kitaptı...”

 

Elif Şafak: “Kadın yazarlarla erkek yazarlar eşit koşullarda yazmıyor, yaşamıyorlar. Erkek yazarlar her şeyden evvel ‘yazar’ olarak algılanıyor. Kadın yazarlar ise her şeyden evvel ‘kadın.’ Kadın yazarların kendilerini zırhlandırmaya daha çok ihtiyaçları var. Bu şartlar altında cinselliği yazmaları hiç de kolay değil. Hem dünya edebiyatında hem Türk edebiyatında pek çok kadın yazarın erkek ismi kullanarak yazması tesadüf değil. Erkek ismiyle daha rahat anlatabilirsiniz cinselliği, aşkı, tenselliği. Daha sakınmasız. Daha oto-sansürsüz. Kadın yazarlar ancak yaşlanınca, toplumun gözünde ‘yaşlı’ olunca bu rahatlığı edinebilirler.”

Melissa P.: “Ben bir büyücüyüm”
Melissa P. (Panarello), henüz 16 yaşındayken yazdığı erotik güncesi ‘Yatmadan Önce Yüz Fırça Darbesi’ ile 30 ayrı ülkede okundu ve yıllarca tartışıldı. “Bu edebiyat değil!”, “Bu kitap, bu yüzyılın erotik edebiyatının geldiği noktayı gösteriyor”, “Bu kız aforoz edilmeli.” Edebiyat veya değil, Melissa P.’nin kendi sözleri tüm yorumlardan daha aydınlatıcı: “Seks bana verdiği gibi, benden de bir şeyler alıp götürdü. Hem bir ödül hem bir işkence. Bütün deneyimlerini bir pişmanlık duygusu ile yaşadım. Toplumun bu tip ilişkileri tasvip etmediğini bilerek yaşadım. Bir de ‘hayır’ demekten korkuyorum. Ben, ‘Herkes kendi yolunu seçer, seçilen yol herkesin kabul ettiği yol olmayabilir’ diye düşünüyorum. Uyuşturucu ile kendini bulma 1970'lerin modasıydı. Şimdi seks uyuşturucunun yerini almış gibi görünüyor. Kolektif bir rahatsızlığı ifade ediyor bu, sadece gençlerin değil, orta yaşın da sorunu.”

                                              __________________

Seda ARICIOĞLU

 

(1049 – 10 Ocak  2008)

17.01.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.