Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Kültür / Ali Tufan Koç
Öyle Sakin durduğuma bakma!

Yeni rock grubumuz Sakin, yeni albümü 'Hayat' ile yeni bir hayat vaat etmekte sizlere. Sakin'i diğer 'yeni'lerden ayıran fark ise Mor ve Ötesi'nin yeni plak şirketi Rakun'un ilk göz ağrısı olması

Seslerini duymak adına festivalleri, Peyote ve türevi Beyoğlu mekânlarını arşınladığımız, keşfedilmemiş rock gruplarımız, birer ikişer gün ışığına çıkıyor. Ayyuka, Kreş derken, sıra geliyor Sakin’e. Onur Özdemir, Özdemir Dereli, Cenker Kökten ve Soner Özışık’tan oluşan Sakin elemanlarının kimisi Boğaziçi’nden, kimisi İTÜ’den mezun, akıllı, sakin çocuklar! İş müziğe gelince pek ‘sakin’lik kalmıyor haliyle. Sound’uyla, melodisiyle farklı, hoş bir tadı var Sakin’in. Önümüzdeki günlerde çıkaracakları albüm öncesi, laf lafı açıyor.

 

TEMPO: Albüm, Mor ve Ötesi’nin yapım şirketi Rakun Müzik’ten çıkıyor. Mor ve Ötesi’yle sık sık anılacaksınız. Bu, bir önyargı yaratır mı sizce?

Onur Özdemir: Rakun ile tanışmadan önce de biz bu şarkıları söylüyorduk zaten. Duruşumuzda ya da şarkılarımızda herhangi bir etkisi olmadı. Önyargılı yaklaşacak insan, elbet bir şey bulur zaten yaptığımız işi baltalamak için.

 

Cenker Kökten: Bu durumu iyi yönden de okuyabilir insanlar. Asıl, “Neden Rakun ilk albümünü popüler bir gruba değil de Sakin’e çıkarıyor?” şeklinde düşünmek lazım. Önyargılı yaklaşacaksak konuya ,“Mor ve Ötesi ve Rakun yapıyorsa, bir bildiği vardır” demeleri lazım insanların.

 

T: Yıllardır Peyote’den, festivallerden bildiğimiz gruplar, peşi sıra albüm çıkarmaya başladı. Neler değişiyor albüm sonrası süreçte?

Soner Özışık: Özünde değişen bir şey yok aslında. Albüm çıkıyor diye müziğimizden ya da duruşumuzdan taviz verecek bir durum yok ortada. Albümün en büyük avantajı, daha çok insana ulaşabilmemiz. Dinleyenler de albüm sayesinde şarkılarla daha kişisel bir bağ oluşturabilecekler.

 

O.Ö.: İnternetten şarkı dinlemekle, albüm kartonetini karıştırırken CD’yi müzik setine koyup dinlemek arasında büyük bir fark olduğunu düşünüyorum.

 

Özdemir Dereli: Konserlere dair pek çok şey değişecek. Genelde konserlerimiz festival alanlarında ya da ön grup olarak gerçekleşti. Şimdi en azından, insanların bizim şarkılarımızı dinleyip severek, sadece bizi dinlemeye geldiklerini biliyor olacağız.

 

T.: Albümünüzün adı ‘Hayat’. Pek çok şeyi kapsayan ‘derin’ bir kavram.

O.Ö.: Albümde en çok geçen kelimelerden biridir hayat. Dediğiniz gibi, pek çok göndermeye, farklı anlamlara sahip bir kelime. Yeni bir hayata açılıyoruz. Ayrıca albümü dinleyenler için yeni bir hayat olacak. Sakil durmadıkça büyük, manalı isimler kullanmak iyidir.

 

T.: Altı senelik müzik maceranızı, onca yıldan sonra tek bir albüme sığdırmaya çalışmak zor olmadı mı?

S.Ö.: Bizi tamamen yansıttığını söyleyemeyiz. Altı senelik bir süreçten bahsediyoruz sonuçta. Yine de belli bir süreci yansıttığını söyleyebiliriz. Kapsadığı yılları düşününce, ilk albüm için gayet bizi anlatan bir çalışma oldu.

 

T: Altı yıl uzun bir süre değil mi aslında?

C.K.: Aslında altıdan da uzun. Daha öncesi de var. Bizim başladığımız dönemde albüm çıkarmak pek kolay değildi. Sayılı rock gruplarının albüm çıkardığı zamandı. Şimdi işler çok değişti tabii. Şu da var, biz albüm çıkarmak için bir araya gelmiş değiliz. Tek amacımız bir araya gelip müzik yapmaktı. Uzun yıllar albüm çıkarma fikri kafamızda yoktu.

 

‘Sentetik Sezer’

 

T.: Müzik endüstrisinin durumuna bakılırsa, yeni bir grubun albüm çıkarmasına cesaret gözüyle bakılıyor neredeyse artık.

O.Ö.: Özellikle plak şirketi için böyle bir durum var hakikaten. İnsanların albümleri satın almaktan ziyade internetten indirdikleri bir gerçek! Fakat dijital platformda parçaları dinlediğiniz zaman, genelde pek içine giremiyorsunuz parçaların. Yüzeysel bir ilişki oluşuyor. Aynı anda birçok parçayı indirip dinlediğiniz için, bu ‘tüketim manyaklığı’ tavan yapıyor. Benim için hâlâ albüm, kapağı ve kartonetiyle bambaşka bir şey.

 

Mesela, ilk çıktığında Pinhani’nin albümünü almıştım. O CD’yi defalarca döndürüp dinlemişimdir. Kapağını, içini dışını uzun uzun karıştırmışımdır. Hem müzisyen hem dinleyici olarak eskisi gibi değil artık hiçbir şey.

 

T: Yeni grupların ilk albümlerinde ‘olmazsa olmaz’lar da vardır. Düet, cover gibi güzellikler mesela...

C.K.: Biz o işlere girmedik pek! Bunlar genelde ticari kaygılar nedeniyle oluyor. Bizim öyle bir derdimiz olmadığı için, yapmadık böyle şeyler. Öyle bir çalışmamız olsaydı bile, farklı algılanmaması için bu albüme koymazdık. Sırf ticari kaygıyla yapıldı diye düşünülsün istemeyiz çünkü.

 

O.Ö.: Mesela yeni gruplardan Kreş’te yok öyle durumlar. Onsuz yapanlar da oluyor yani. Bu açıdan seviyorum Kreş’in duruşunu.

 

C.K.: Sırf düet yapıyorlar, cover yapıyorlar diye bir gruba gıcık da olunmaz ama.

 

O.Ö.: Tamam da üç-dört tane de koymazsın artık! Önemli olan parçanın gerçekten bir şeyler hissettirebilmesi bence. Genel amaç ticari olunca, pek bir şey hissettirmiyor bünyede. Biz biraz da kendi terimizi atıp görmek istedik, tek başımıza neler yapabileceğimizi. Yoksa düet yapacak gruptan başka bol ne var!

 

T.: Rock gruplarının ciddi meselelerini kafayı takma/takmama/takarmış gibi yapma gibi bir durumları vardır.

O.Ö.: Bizim, kendimize göre ‘pop’ bir duruşumuz var bile diyebiliriz. Kimseye mesaj verme gibi bir kaygımız yok açıkçası. Mesela, Filistin’le ilgili bir parça yaptığımızda, bunu yapmış olmak için yapmıyoruz. Ya da daha duyarlı görünmek gibi bir çabadan kaynaklanmıyor. Televizyonda görmüş, duygulanıp ağlamışızdır. Bu sebeple oturulur, yazılır. Başka bir amaçla yapmayız. Mesela albümde, ‘Sentetik Sezer’ diye bir parça var. Parça, Irak’taki bir deneyim ile ilgili olmasına rağmen, aşk parçası olarak algılayanlar var. Benim için de büyük bir başarı! Kör göze parmak sokmamış olduk.

 

T.: İlk çalmaya başladığınız günden bu yana neler değişti sizce Türk rock müzik sularında?

O.Ö: Rock müziği alternatif olmaktan çıkıp ana akım olmuş durumda. Son iki-üç yıldır Türk rock müziğinden hangi parça çıksa, büyük hit oluyor. Gripin, Manga, Mor ve Ötesi, Duman, Şebnem Ferah, Hayko Cepkin... Bu insanların yaptığı parçalar artık dönemin en iyi parçaları oldu. Rock’çıların değişmesinin etkisi var tabii. Daha önceleri söz, duruş, müzik, tarz konusunda çok obsesiflerdi. Belli kalıpların dışına çıkmazlarken, şimdilerde onlar da kendilerini bir nebze olsun rahat bırakmış durumdalar. Bu isimlerin çıkardıkları hitleri anne-babalarımız bile dinler oldu. Mesela, Mor ve Ötesi’nin asıl patlama yaptığı sene ‘Bir Derdim Var’ın Kral TV Müzik Ödülleri’nde ‘Yılın Şarkısı’ ödülünü alması, bu durumun en güçlü göstergesiydi bence.

03.03.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.