Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Festival
0090 ve 0032

Türk kültür ve sanatının önce Belçika, ardından da Avrupa'da tanıtılması amacıyla başlayıp, kurumsallaşmayı başaran 0090 Sanat Festivali'nin dördüncüsü, pırlanta başkenti Anvers'te Taksim Trio Konseri ile başladı

Anvers Başkonsolosu Ahmet Arda, Mesut Arslan ve Büyükelçi Fuat Tanlay, festivalin açılış gecesinde...
------------------------------------------------------------

‘0090’, Türkiye’nin telefon kodu. Sanatçılar da, gösteriler de Türk, festivali gerçekleştiren kahramanlar da... Finansör ise Belçika Kültür Bakanlığı... İzleyicilerine gelince; yüzde 70’i Belçikalı... Bir de bu festivalin ‘0032’ (Belçika telefon kodu) versiyonu var sırada. ‘0032’nin de amacı, Belçikalı sanat faaliyetlerini İstanbul’a taşımak. Garaj İstanbul’un işbirliğiyle gerçekleşecek ‘0032’ bir terslik olmaz ise 23 Mart’ta İstanbul’da başlayacak.

 

TEMPO: Festival için Belçika Kültür Bakanlığı’ndan nasıl destek aldınız?

MESUT ARSLAN: İlk festivali 2004’te gerçekleştirdik. 2006’dan itibaren de kurumsallaştık. Belçika’nın kültür ve sanata yaklaşımı, ileride Türkiye’nin de örnek alacağı sistemlerden biri olmalı bence. Devlet tiyatrolarını, gösteri merkezlerini 20 yıl önce kaldırmışlar. Yerine bir ‘proje dosyası’ sistemini getirmişler. Bu amaçla Kültür Bakanlığı bünyesinde komisyonlar kurulmuş. Başındakiler ve üyeleri atamayla değil, komisyondakilerin önerileri ve seçimleriyle geliyor. Hepsi kendi alanında uzman. Burada sanat evleri adı verilen kuruluşlar, projelerini bir dosya halinde sunuyorlar, komisyonlar da değerlendirmesini yapıp bakanlığa ‘öneride’ bulunuyor. Bunun bir adım ilerisi kurumsallaşma. Kurumsallaşmanız kabul edildiği zaman ise iki yıllık finansal destek almanız sağlanıyor. Biz, ikinci yılımızda bunu başardık. 2008 ve 2009 için gerekli desteği aldık.

 

T.: Peki ya 2010 İstanbul Kültür Başkenti?

M.A.: İşte çok istekli ve heyecanlı olduğumuz bir konu daha. Baştan beri anlattığım gibi, bizim organizasyonlarımız hazır. Zaten Belçika, Türkiye ve Hollanda sanat evleri arası değişimler olacak. Dolayısı ile partnerlerimizle birlikte tecrübeli ve hazırız. Şimdilik sadece İKSV ile ön görüşmelerimiz oldu. Amacımız komite ile ilişkiye geçip proje kapsamına dâhil olmak.

 

T.: Hayatınızı idame ettirmek için bambaşka bir işle, catering ile meşgulsünüz. Neden ‘tuzu kuru’ bir insan bunca vaktini ayırıp bunları yapar?

M.A.: Delidir de ondan yapar... Memnun olmadığı için yapar. Yaşadığı yerdeki Türk toplumundan ve Belçika toplumundan memnun olmadığı için yapar. Ben buradaki insanlarımıza baktığımda memnun değilim, biz çok daha iyiyiz ve daha da iyi olabiliriz, potansiyelimiz var. Ama bizi bir köşeye sıkıştırmışlar. Bu, bana dokunuyor. Ben artık Osmanlı’yla, Kurtuluş Savaşı’yla övünmek istemiyorum. Ben dün yaptıklarımızla da övünmek istemiyorum. Belçikalılara baktığımda da bize dair baklava, mehter marşı, Galatasaray’dan başka bir şey bilmediklerini görüyorum. Ben bizimle övünülsün istiyorum. Bunun yolu da bir şeyler üretmek. Üreterek var olmak... Bu yüzden kendi bildiğim yolla katkıda bulunuyorum.

                                              __________________

Nil CAYAN

 

(1055 – 22 Şubat  2008)

03.03.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.