|
|
La Mari
|
|
|
Chamboa, Cesaria Evora’dan Ricky Martin’e, Latin âleminde
değişik seslerle çalışmış, değişik bir grup. Grubun solisti La Mari’nin özgür sesini anlamak
için, “Korkularımla yaşamak yerine, kendimi hayallerime teslim etmeyi tercih
ederim” cümlesi yeterli olur sanırız.
Tempo: Chambao, adını, deniz
kenarında minderlerle ve kilimlerle döşenmiş çadırlardan alıyor. Tam olarak
nedir sizin için anlamı?
La Mari: Chambao, Endülüs bölgesinde, Malaga
şehrinde kullanılan bir kelime, Malagalı ailelerin plajda güneşten, rüzgârdan,
yağmurdan korunmak için kullandıkları bir tür sığınak olarak tanımlayabiliriz.
Diğer yandan, grubun yüzü ben olduğum için, hep ben tanınıyorum; ama biz sekiz
kişiyiz, hepimiz Malagalıyız. Müzik bizim hayatımız gibi, müzikle çok güzel
vakit geçiriyor, keyfini çıkartıyor, eğleniyoruz. Bu arkadaşlığı ve keyfi
yansıtıyoruz sadece.
T.: Ricky Martin ile yaptığınız düet
‘Tu Recuerdo’, uluslararası büyük bir çıkış sağladı, bu beraberlik nasıl
gerçekleşti?
L.M.: Madrid’de tanıştık, sonrasında müzikten konuşarak
arkadaş olduk. Tommy Torres adlı bir bestekâr, her iki tarafın da ortak bir
tanıdığı, zaten bu şarkının bestesi de onun. Besteyi yapıp bize teklif etti,
Ricky, beni Miami’ye davet etti ve şarkıyı Miami’de plajda söyledik.
T.: Dördüncü stüdyo albümünüz ‘Con otro Aire’, ‘Papeles
Mojados’ gibi sosyal bilinçliliği olan, mültecilerin acılarına dair hassas bir
şarkıyla başlıyor.
L.M.: Albümde her şarkı, başka bir hikâyeyi anlatıyor.
‘Papeles Mojados’, evi geride bırakmayı, kültürünü, günlük hayatını, deyim
yerindeyse ‘rahatını’ arkada bırakıp dilini, geleneğini bilmediğin bir yerde
yeni bir hayata başlamanın zorluğunu anlatıyor. Sonra her şey bir anda
zorlaşıyor. Bu şarkı, tüm göçmenlere adandı. Voces, çocukların fakirliğini
anlatıyor, ‘El viejo’ San Juan Porto Riko’yu, ‘Caprichos de colores’ bulutları
anlatıyor. Bunlar benim içimde olup dışarı çıkmak isteyen şeyler. İçimdekini
yansıtıyorum sadece.
T.: Cesaria Evora’ya ‘Um Pincelada’
adlı şarkıda eşlik ettiniz, Cabo Verde’li efsaneyle beraber şarkı söylemek nasıl
bir deneyimdi?
L.M.: Kişisel olarak tanıma fırsatım olmadı, ama yaptığı
çalışmaları gayet iyi biliyorum ve o kendine has, bambaşka sesine bayılıyorum.
Benim için bu şarkıyı paylaşmak tam bir deneyim, büyük bir zevk ve onurdu.
T.: “Korkularımı yaşamak istemiyorum,
kendimi düşlerime teslim etmeyi tercih ediyorum” diyorsunuz. Neler
düşlüyorsunuz?
L.M.: Her şeyden önce bu kadar çok çocuk sefaletinin,
fakirliğinin olmadığı bir dünyayı düşlüyorum. Herkesin birbirini kolladığı,
herkesin gezegene ve gezegende yaşayan her bir varlığa saygı duyduğu bir dünya
düşlüyorum.
__________________
Cenk ERDEM
(1056 – 28
Şubat 2008)
|