|
Cengiz Han hakkında
bildiklerimiz, efsanelere ve abartılı halk hikâyelerine dayanıyor. Ve işte,
‘Moğolların Gizli Tarihi’ adlı eserde toplanan o efsaneler, hep gri-mavi bir
kurttan söz ediyor; fırtınadan kaçacak yeri olmayan ve bu yüzden bozkırlarda
koşup duran bir kurt. Ama her efsane gibi bunun da bir başlangıcı var. Çünkü
Cengiz Han’ın hikâyesi, Timuçin adıyla, avucunda bir kan pıhtısıyla doğduğu gün
başlıyor.
Rahipler onun ileride ne kadar
büyük bir lider olacağını, Moğolları birleştirip dünya tarihinin gördüğü,
birbirine bitişik en büyük imparatorluğu kuracağını görebiliyorlar ve ondan
korkuyorlar. Ama filmde Sergei Bodrov bize, Cengiz Han’ın dünyanın yarısını
nasıl fethettiğini, savaşlarını ve taktiklerini anlatmaktan çok, onun bunları
yapacak güce nasıl kavuştuğunu anlamamızı sağlamaya çalışıyor.
Dünyanın ıssız köşeleri
nadiren beyazperdeye yansır. Bir Alman, Rus, Kazak ve Moğol yapımı olan film,
bizi 1100’lere, sürekli savaş halinde olan göçebe Moğol kabilelerinin dünyasına
götürüyor. Dokuz yaşındaki Timuçin, o günlerde babasıyla beraber başka bir
kabileden kendisine gelin seçmek için yola çıkıyor ve ‘yüzü bir ova gibi düz,
gözleri içine kötü ruhların girmesini engelleyecek kadar kısık ve güçlü
bacakları olan’ Borte’yi seçiyor.
Çocuk, gelinine kendisini
beklemesini söyleyerek eve doğru yola çıkıyor. Fakat Onan Nehri’nin dağlardaki
kaynağına yerleşen bir kabilenin görkemli kağanının oğlu olan Timuçin’in, o
yolculuk sırasında bütün hayatı altüst oluyor. Geri dönerlerken babası
öldürülüyor ve babasının kabilesinin başına geçen Targutay, Timuçin’in
öldürülmesini emrediyor.
Ama Moğollar çocukları
öldürmez. İşte bu kadim kural sayesinde hayatı kurtulan Timuçin’in yıllar süren
kaçışı başlıyor. Bütün Moğollar gibi at üstünde doğmuş olsa da, bir kurt gibi
bozkırda koşmak zorunda kalan çocuğun düşmanları, her geçen gün biraz daha
artıyor; ama aynı zamanda kendi kağanlarının zulmünden ve kölelikten kaçanlarla
birlikte yandaşları da çoğalıyor.
Mavi göklerin tanrısı
Tengri
Bütün Moğollar gökyüzü tanrısı Tengri’den ve onun öfkesi
olan fırtınalardan korkar. Film bize fırtınadan kaçacak yeri olmadığı için
saklanmaktan vazgeçen ve yıldırımlara meydan okurcasına kılıcını gökyüzüne
kaldırıp savaşmaya başlayan bir adamın hikâyesini anlatıyor. Küçük beyaz bir
bulutun gökyüzünü kaplayan ve güneşi karartan dev bir fırtınaya nasıl
dönüştüğünü izliyoruz.
Uçsuz bucaksız bozkırlara ve çöllere sınırlar çizmek için
bir o yana, bir bu yana savrulan bulutları andıran göçebe Moğol kabilelerini
kılıcının etrafında topluyor ve Çin’den Türkiye’ye, Kazakistan’dan Kuveyt’e
uzanacak korkunç bir fırtına imparatorluğu kuruyor.
Cengiz Han
The
Mongol
Yönetmen: Sergei
Bodrov
Oyuncular: Tadanobu Asano, Sun Hong Lei, Khulan
Chuluun
|