Tempo Online
Toplum Politika Ekonomi Dünya Sağlık Kültür Yaşam Spor Astroloji
KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Ümit
''Türkiye'deki entrikalar çok esinleyici''

Ahmet Ümit, Galatasaray Üniversitesi'nin düzenlediği 'Yılın En İyiler' töreninde, 'Yılın Roman Yazarı' ödülüne ikinci kez layık görüldü. Ümit ile ödülünü ve polisiye yazarlığını konuştuk

Ahmet Ümit
Ahmet Ümit

Tempo: İki yıl üst üste aynı ödül... Neden size veriyorlar bu ödülü?

Ahmet Ümit: Onlara minnettarım. Ödülün açıklamasında, romanlarımdaki kurguların başarısından, karakterlerimin derinlemesine anlatılmasından söz ediliyordu. Sanırım ilginç hikâyelerle bu ülkenin ve insanlığın temel sorunlarını tartışmaya açabildiğim için, genç arkadaşlar beni seviyor. Beni okurken sıkılmadıklarını, kitaplarımı ellerinden bırakamadıklarını söylüyorlar. Nedeni ne olursa olsun, okurlardan ilgi görmek güzel şey.

 

T.: ‘Sis ve Gece’ ilk Türk polisiye romanı olarak anılır. İlk mi hakikaten?

A.Ü.: Ben Türkiye’nin ilk polisiye yazarı değilim Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden bu yana, bu topraklarda polisiye yazılıyor. Benim bir katkım varsa, o da polisiye romana edebi bir tür olarak sahip çıkmak. ‘Sis ve Gece’yi de bu anlayışla yazdım. Sonuç muhteşem oldu. ‘Sis ve Gece’ sadece ülkede değil, yurtdışında da büyük ilgi gördü. Ülke içinde de Batılıların her zaman satan anlamına gelen ‘longseller’ türünden bir kitap oldu. Filme çekildi. Daha önemlisi ‘Sis ve Gece’, öteki romanlarımı yazmak için bana cesaret verdi.

 

T.: Hakkınızdaki genel kanıya göre, ‘polisiye yazarı’sınız. Bununla ilgili bir sorununuz var mı?

A.Ü.: Polisiye yazmayı çok seviyorum, çünkü gerçekten çok eğlenceli. Ama ister polisiye, ister felsefi, ister aşk, ister tarihi roman olsun, sonuçta iyi ya da kötü metinler vardır. Bir başka deyişle, iyi ya da kötü yazarlar vardır. Bana polisiye yazarı denilmesinde hiçbir sakınca görmüyorum. Ama kendimi sadece polisiye metinler üreten bir sanatçı olarak görmüyorum. Ben iyi bir yazar olmak için çabalıyorum.

 

T.: Türkiye’de şu an yaşanan hangi gelişme size ilham veriyor?

A.Ü.: Tabii Türkiye gibi entrikaların ardı ardına geldiği, yasaların sıkça çiğnendiği, politik güç odaklarının kıran kırana savaştığı bir ülkedeki olaylar çok esinleyici. Ama şu sıralar biraz geriye giderek, bu topraklardaki ilk faili meçhul cinayetlerden birini, Mevlânâ’nın büyük aşkı Şems’in öldürülmesini eksen alan bir roman üzerinde çalışıyorum.

 

T.: Polisiye türüne yeni başlayacaklara önereceğiniz ilk üç roman hangileridir?

A.Ü.: Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sı, Umberto Eco’nun ‘Gül'ün Adı’, Agatha Christie’nin ‘Roger Ackroyd Cinayeti’...

 

T.: Hangi kitabı okumamış olan insan ‘çok şanssızdır’ sizce?

A.Ü.: Cervantes’in ‘Don Kişot’unu okumayanlar. Çünkü hayatın bütün alanları, bütün renkleri, bütün sevinç ve üzüntüleri bu kitabın içine sığdırılmıştır, yaşamak, hissetmek ve öğrenmek için.

                                              __________________

Seda ARICIOĞLU

 

(1060 – 27 Mart  2008)

02.04.08

[ BİZE ULAŞIN | İŞ FIRSATLARI | KÜNYE ]
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.