|
Şerife Açıkgöz’ün Çanakkale Savaşı’na giden sekiz aile büyüğünden yalnız
biri geri dönebildi. Haymana Kürtlerinden Dillo, yeğeni Heno’nun oğlu Molle ile
birlikte Çanakkale’de şehit düştü. Tıpkı Bave’nin torunu Gafur gibi. Diyarbakır Erganili Meheme Xeco ise
Çanakkale’den dönemedi, Siirt Pervarili Sitto’nun ağabeyi ve bir haftalık kocası
da...
2007’de adı DTP Genel Başkanlığı için geçen Fırat Anlı’nın dedesi de
Çanakkale’de savaşmış bir Kürt’tü.
İsimler, gazeteci yazar Emine Uçak
Erdoğan’ın kitabı ‘Çanakkale Savaşı'nda Kürt Civanlar’ adlı kitabından alındı.
Kitap, Çanakkale Savaşı’na katılan Kürtler hakkında 25 öykü barındırıyor.
Belgesel tarama ve yüz yüze görüşmeler neticesinde yazılan kitabın amacı ise
Erdoğan’ın ifadesiyle resmi tarihe bir parantez açmak.
Zaten, kendisi de bir Kürt olan Erdoğan’ın kitabı yazmaktaki birincil
sebebi, Türklerle Kürtlerin kaynaşmasına katkıda bulunmak. Çünkü Erdoğan’a göre,
son dönemde Kürt algısı, otomobil silen çocuk, yakalanan hırsız üzerinde
yoğunlaşmış durumda. Hatta konu Kürtler olunca, pek çok kesimde empati bile
yitebiliyor.
Dolayısıyla her iki toplumun Çanakkale’de birlikte olmasının anlamı
büyük. Erdoğan için çalışmasının bir önemi de, “Kürtlerden niye az katılım var?”
yorumları, hatta Kürtlerin düşman safında savaştıklarına dair iddialar ve bu
iddiaların kimi zaman etnik hesaplaşmalarda kullanılmasını önleme çabası.
Gerçi Erdoğan da Çanakkale’de savaşmış Kürtlerin sayıca çok fazla
olmadığını kabul ediyor. Ancak bunun nedeni, o dönemdeki savaşlarda ağırlıklı
olarak her Osmanlı yurttaşının kendi yöresine yakın cephelerde görevlendirilmiş
olmaları.
Fakat yine de böyle bir konuyu layıkıyla araştıracak kadar tarihi kaynak
da yok, bilgi de... Zaten Emine Uçak Erdoğan’ın
savaşı insan öykülerinden yola çıkarak derlemesi de bu ‘bilgisizlik’ nedeniyle
biraz da zorunluluktan izlenmiş bir yöntem.
Bu arada, araştırmalarının ışığında bir başka bulguya daha ulaşmış Emine
Uçak Erdoğan. Orta Anadolu’da yaşayanların büyük bölümü gazi ve şehit maaşı
almışlar. Güneydoğu’dan gelenlere hem kayıtlar çok iyi tutulmadığı, hem bu tür
çalışmalar çok sonraları başladığı için büyük oranda maaş bağlanmamış.
Netice
itibariyle ‘Çanakkale Savaşı'nda Kürt Civanlar’ kitabı, resmi bir belge olmaktan
çok, insan hikâyelerine adanmış ve kendisinden sonrakilere bir nevi yol haritası
veya kaynak olmak üzere kaleme alınmış bir eser. “Bunun için 2008’i ve Emine
Uçak Erdoğan’ın yazar olmasını beklemeye ne gerek vardı?” diye soracak
olursanız. Birinci olarak zaten cumhuriyetin ilk yılları ile son birkaç yıl
dışında, resmi belgelere göre memlekette pek Kürt yoktu. İkinci olarak da
olmayan bir halkın tarihini araştırmak da pek mümkün değil. Dolayısıyla bu
işlerin yeni başlaması doğal gibi geliyor.
|