|
Yüzyılın definesi olarak adlandırılan Elmalı Sikkeleri, ilçenin
kaderini değiştirecek. Elmalı, deniz kıyısında olmama şanssızlığını, paha
biçilemeyen ve yazılı tarihi değiştiren bu defineyle aşmaya hazırlanıyor. Elmalı
Sikkeleri’ni bu denli değerli kılan özelliği ise, 1984 yılına kadar dünyada
yalnızca 13 tane olduğu sanılan Dekadrahmilerden, Elmalı Definesi’nde tam 14
tane daha bulunması.
Bir anda tarih kitaplarının değişmesine neden olan Elmalı
Dekadrahmileri, MÖ 5’inci yüzyılda Yunanlar tarafından, Persleri yenilgiye
uğratmaları nedeniyle basılmış. O zamanın para birimi için en fazla dört drahmi
değer biçilirken, bu sikkelere taşıdıkları anısal değer nedeniyle 10 drahmi
değer biçiliyormuş. Elmalı’da bulunanlarla sayısı 27’ye çıkan Dekadrahmilere
günümüzde paha biçilemiyor.
1984’te kaçak kazılarda bulunan ve yurtdışına kaçırılan Elmalı
Definesi, uzun davalar ve uğraşlar sonunda Türkiye’ye geri getirildi. Ankara’da,
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen sikkeler, Elmalı Hazineleri
Müzesi’nin inşaatı tamamlanınca, ait oldukları yerde görücüye çıkacaklar. İlçe
halkı dört gözle ve sabırsızlıkla hazinenin yolunu gözlüyor
tabii.
Cennetin elma
bahçeleri
Anadolu’nun küçük bir özeti olan Elmalı, adını burada yetişen
elmadan alıyor. Çünkü Türkiye’nin elma ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’u bu şirin
ilçede yetişiyor. Bu arada, Elmalı leblebisinin Çorum’dakinden daha eski ve
kaliteli olduğu iddia ediliyor; ilçe ihtiyacını karşılayacak kadar üretilmesi
nedeniyle Çorum’daki gibi meşhur olamamış Elmalı leblebisi.
İlçenin kaymakamı, belediye başkanı, esnafı, çiftçisi hepsi bir
olmuş, Elmalı’yı hak ettiği yere ulaştırmaya çabalıyorlar. Bunun için onlarca
proje üzerinde çalışılıyor. Avrupa Birliği ve Dünya Bankası’nın da desteklediği
‘Yaşayan Elmalı’ projesiyle, tarihi Elmalı evlerinin restorasyonu, sokak
düzenlemeleri ve Elmalı Hazineleri Müzesi yapılıyor.
Safranbolu ve Beypazarı’nı örnek alan ilçe, müzenin de
açılmasıyla, “Turizmde ben de varım” diyecek. İlki gerçekleştirilen yemek
yarışmasında, kazanan yöresel yemekler ve tatlılardan özel bir mönü
oluşturularak, gelen turistlere kültürün yanında yemek ziyafeti de çekilecek.
Ceddin
deden...
Elmalı’nın görülmeye değer bir başka güzelliği de yarım asırlık mehter
takımı. İlçe esnafının bir araya gelerek kurduğu Elmalı Mehter Takımı, ilk kez
1950’lerde çıkmış sahneye. İlçenin berberi, manavı, imamı, bakkalı, beyaz
eşyacısı, yorgancısı, memuru, işçisi hepsi bir araya gelerek özel günlerde
titretiyorlar ilçenin caddelerini, zafer nidalarıyla. Öyle hobi olsun diye
kurulmuş amatör bir mehter de değil üstelik. Oldukça profesyonel, kıyafetleri
aslına uygun, hepsi büyüklerinden eğitim ve staj aldıktan sonra mehtere kabul
görüyorlar.
12 Eylül darbesi sonrası dağılan mehter, 1990’da yeniden kurulmuş. Beyaz
eşya mağazası sahibi Hamdi Özekin’in mehteran başı olduğu grubun nüfusu 40.
Ancak esnafın iş durumuna göre sayı bazen azalabiliyor.
Mehterde yaşları 17’yle 75 arasında değişen farklı nesillerden baba-oğul
da bulunuyor. İlk mehterin kuruluşunda da görev alan ve o günkü ekipten tek
kalan 75 yaşındaki zurnacı Ali Rıza Bulut, bugün 54 yaşındaki Necdet Bulut’la
yan yana üflüyor zurnayı. 30 yaşındaki torunu da ilgi duyuyormuş mehtere.
Esnaftan oluşan Elmalı Mehteri, yalnızca kendi ilçelerinde değil, başka illerde
ve ilçelerde de boy gösteriyor. Kıyafet ve yol masrafları, belediye tarafından
karşılanıyor.
Elmalı’ya yolunuz düşerse, ilçenin yüzlerce yıllık çarşısında, küçücük
dükkânlarında baba, hatta dede mesleğini sürdüren son ustaları ziyaret etmeyi
ihmal etmeyin. Hemen hepsi 50 yıldır aynı mesleği yapıyor. İlerleyen yaşlarına
rağmen yıllara inat ısrarla kaldırıp vuruyorlar ağır çekici, örsteki demire.
Elmalı’nın leblebi gibi meşhurluk trenini kaçıran bir başka özelliği de
yağlı güreşleri. Her ne kadar Kırkpınar güreşlerinin halk arasında bilinirliği
daha fazla olsa da Elmalı Yeşilyayla Güreşleri’nin tarihi, Kırkpınar’dan 10 yıl
daha eski. Bu yıl 656’cısı yapılacak olan Elmalı güreşleri, eylül ayının ilk
haftasında gerçekleşiyor.
Elmalı yöneticileri ne diyor?
“Define, Elmalı’nın kaderini
değiştirecek”
Elmalı Kaymakamı Veysel Yurdakul: Aynı zamanda AB Projeleri Antalya Genel
Koordinatörlük görevini de bir süreliğine üstlenen Kaymakam Veysel Yurdakul,
Elmalı’nın gelişme atağındaki en büyük şanslarından biri olmuş. Bugüne kadar
restorasyon, müze yapımı gibi projelerin dışında seracılık ve hayvancılık
projeleri için de yüksek miktarlarda fon almış Elmalı. “Yeni bir Beypazarı
geliyor” diyen Yurdakul, proje kapsamında 150 konağın restore edileceğini
söylüyor.
Antalya-Pamukkale yolunun Elmalı’dan geçirilmesiyle ilçenin hak ettiği
ilgiyi göreceğini söyleyen Yurdakul, müzenin yalnızca alarm ve kamera güvenlik
sistemleri için 500 bin YTL harcandığını ve bu sistemlerin kurulumundan sonra
müzenin hazır hale geleceğini belirtiyor.
Elmalı Belediye Başkanı Hüseyin Yapıcı: İlçenin her daim güler yüzlü ve
cana yakın belediye başkanı Hüseyin Yapıcı, Elmalı’nın tanıtımı ve gelişmesi
için gece gündüz çalışıyor. Yaşayan Elmalı Projesi’nin 10-15 yılda
tamamlanacağını söyleyen Yapıcı, yeni yapılarda da mümkün olduğunca tarihi
dokunun işlenmesini tavsiye ettiklerini vurguluyor.
Elmalı’da yılda 300-350 ton elma üretildiğine dikkat çeken Yapıcı,
ilçenin yakında kültür turizminden de gelir elde edeceğini söylüyor. Bunun için
öncelikli hedeflerinin müzenin açılması olduğunu belirten Yapıcı, “Define,
Elmalı’nın kaderini değiştirecek” diyor.
_________________________
Murat ÇORAKBAŞ
(1064 – 24
Nisan 2008)
|