|
Sil Baştan’ı (Eternal Sunshine of the
Spotless Mind) izlediyseniz, yönetmeni Michel Gondry hakkında iyi bir izlenim
edinmişsiniz demektir. Tutkulu bir aşkın izlerinin hafıza silme yöntemiyle yok
edilip edilemeyeceğinin sorgulandığı film, sadece kafaları allak bullak edip
“Hangisi daha iyi, unutmak mı, unutmamak mı?” sorusuyla baş başa bırakmamış,
izleyicinin en küçük dikkatsizliğini kaldırmayan kurgusuyla da zihinlerde yer
etmişti.
Bu müthiş yaratıcılığın mimarı Fransız, her
şeyi kullanarak üretmeye devam ediyor. Kartonlar, plastikler, ipler, pamuklar,
jelatinler, Gondry’nin film çekmek için kullandığı araçlar olsa da... Hayır, o
bir elinde tutkal, bir elinde makasla çalışan sekiz yaşında yetenekli bir el işi
dersi öğrencisi değil.
O, Radiohead, White Stripes, Björk ve
Rolling Stones için dâhice klipler ve ‘Sil Baştan’ (Eternal Sunshine of the
Spotless Mind), ‘Rüya Bilmecesi’ gibi eşi benzeri görülmemiş filmler çeken
nostaljik bir yönetmen. Herhalde onun kadar geçmişe düşkün olmayan hiç kimsenin
aklına VHS videodan DVD’ye geçmeyi reddeden bir video dükkânı hakkındaki film
çekmek gelmezdi. Ve ‘Lütfen Başa Sarın’ yanında sinema literatürüne girecek bir
terim olan ‘Swed’ ile ortaya çıkmazdı.
Hepiniz çocukken kartondan evler, kâğıttan
bebekler, şemsiyeden paraşütler, hatta belki banyo küvetinden arabalar yapmış ve
seyrettiğiniz filmleri yeniden canlandırmışsınızdır. İşte henüz Türkçesi olmayan
‘Swed’, basit bir teknoloji kullanarak, var olan sinema eserini yeniden çekmek
demek. Daha az olanak ve daha büyük bir yaratıcılıkla. Kelime kökünü Sweden’dan
(İsveç) alıyor. Nedenini birazdan açıklayacağım, ama önce filmin konusunu
öğrenelim.
Filmde henüz DVD’ye geçmemiş bir videocuda
çalışan Mike (Def) ve onun, kafası avangart fikirlerle dolu dostu, çöpçülük
yapan Jerry (Black) ile tanışıyoruz. Jerry, baş ağrılarına neden olduğuna
inandığı yakınlardaki bir güç santraline sabotaj düzenliyor. Ancak planı geri
tepiyor ve vücudu elektrikle yükleniyor.
Video dükkânına geri geldiğinde, üzerindeki
manyetik güç alanı yüzünden dokunduğu bütün filmler silinmeye başlıyor. Dükkânın
tek müşterisi olan, bunak Bayan Falewicz’i (Mia Farrow) hayal kırıklığına
uğratmamak ve iflas etmemek için Mike ile Jerry ancak bir çocuğun aklına
gelebilecek bir plan yapıyorlar: Filmleri yeniden çekmek.
Duvar kâğıdı
filmler
Komşuların yardımı ve çevreden topladıkları çer çöple ‘Hayalet Avcıları’,
‘Bayan Daisy’nin Şoförü’, ‘Aslan Kral’ ve ‘King Kong’ gibi filmleri yeniden
çekmeye başlıyorlar. Elbette sipariş edilen filmlerin müşteriye verilmesi uzun
zaman alıyor. Bunun nedeni sorulduğunda da ‘sweding’ kelimesini yaratan
İsveç’ten geldiğini söylüyorlar. Çocuksu bir duyarlılığa sahip filmleri
beyazperdeden çok ‘grafitti duvarı’ ya da ‘duvar kâğıdı’ olarak
nitelendirilebilecek sürrealist yönetmen için mükemmel bir terim. Filmi tekrar
tekrar izlemek isteyecek ve belki de ‘swed’leyeceksiniz.
Lütfen Başa Sarın (3,5
yıldız)
Be Kind Rewind
Yönetmen: Michel
Gondry
Oyuncular: Jack Black, Mos
Def, Danny Glover, Mia Farrow
|