Tempo: İlk çektiğiniz ve son çektiğiniz karede aynı olan ne
var?
Ara Güler: Ben bir foto muhabirim. Fotoğrafçı değilim. Beni herkes
karıştırıyor. Dört kere harbe gittim. İlk çektiğim fotoğraf, Atatürk’ün
Gümüşsuyu’ndaki kırılmış heykeliydi. Bunun sanatla ilgisi var mı? Türk milleti
gazeteci ile sanatçı arasındaki farkı bilmiyor.
T.: Açıkçası, bunun sorunla bağlantısını anlayamadım.
A.G.: “Aynı olan hiçbir şey yok” demek istiyorum. Ben bakarken, herkesten
değişik bir şeyler görüyor veya herkesten farklı bir şekilde bakıyor olabilirim.
O da benim eğitimimle, kültürümle alakalıdır. Ve evet, o baki kalır. Yine de ben
sadece röportaj yaptım. 1956’dan beri Time mecmuasının Türkiye’deki adamıyım.
Hayat Dergisi’nde de çalışmıştım.
T.: Mesleğiniz dolayısıyla çok dergi karıştırıyorsunuzdur
herhalde.
A.G.: Yabancı dergilere bakıyorum. Türk dergilerinin bakılacak bir tarafı
yok.
T.: Neden bakılamayacak durumdalar?
A.G.: Bakılmayacak durumda değiller. Şöyle diyeyim, adamların görüşleri
yok. Anladın mı?
T.: Nasıl bir görüş olması gerekir?
A.G.: Vallahi bilmem. Herkesin içinde olur bu. Bir adama, “Neden
Beethoven değilsin” diye soruyorsun. Olmaz ki... Değil çünkü.
T.: İlla Beethoven mi olmalı insan, herhangi düzgün bir iş çıkarmak
için?
A.G.: Türkiye’de birkaç kişi hariç fotoğrafçı yok. 10 kişiyi geçmez.
Benim için, fotoğrafın ‘gerçek’ten bir parça koparması şarttır. Bu yanardağ
patlaması olur, zelzele olur. Fotoğrafta gerçek yoksa, o fotoğraf ‘fotoğraf’
değildir. Yok, kuş oraya geldi de, ben de yanına çiçeği koydum da... Ben böyle
şeylerle uğraşmıyorum.
T.: Uğraşanlar?
A.G.: Uğraşanlardan hiçbir şey olmaz. Anladın mı?
T.: ‘Photoshop’ en nefret ettiğiniz kelime olmalı sizin…
A.G.: Rezalettir onlar. Cinayet o. Hakikatin cinayetini işliyor onlar.
Yalan konuşan fotoğraflar. Yalancılar!
T.: Mutlaka ve mutlaka gerçek mi söylenecek?
A.G.: Hayatta mutlaka ve mutlaka diye bir şey yoktur. İnsanlar, canları
nasıl istiyorsa öyle yapıyor. Takdim ediyor. Ama ben takdir etmiyorum.
T.: Siz her gün fotoğraf çekiyor musunuz hâlâ?
A.G.: Sen beni hiç gördün mü? Her gün bir yere gidiyorum ama... Keyfime
de bakıyorum. Her gün fotoğraf çekmek diye bir şey yok artık.
__________________
Seda ARICIOĞLU
Fotoğraf: Nihat
MALÇUK
(1067 – 15 Mayıs 2008)
|